Çoğu zaman iyiyim sen söylentilerin alevlendiğiği savaşın çabucak biteceğini dair umutlar suya düşüyordu.
Zaman zaman yıldızların solup sabahın pembeleşene ışıklarının koyu bulutların arkasından yayılmaya başladığı gökyüzüne bakıyordum ..
İnsanın sevgiyle ve sevgi içinde kurtuluşu dünyada hiçbir şey kalmayan bir insanın kısa bir anı içinde olsa sevdiği insana ilişkin düşüncelerle ne kadar mutlu olabileceğini anladım ..
Melekler sonsuz bir ilahi mutluluğa ilişkin düşüncelerde kayboldu ..
Beni kalbine mühürle sevgi ölüm kadar güçlüdür ..
Hayallere dal alabildiği zaman tutuklunun hayal gücü geçmişin çoğunlukla önemli olan değil önemsiz olaylarıyla ve küçük ayrıntılarıyla oyalanıyordu ..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Haddizatında insanın kendi hayatı içerisinde yaşayabileceği mutlulukların sayısı sınırlıdır. Ancak etrafındaki insanların mutluluklarını kendi mutluluğu olarak görebilen biri, sayılamayacak kadar mutluluk yaşayabilir. Bu nükteyi kavramış olan kişi, bir arkadaşı işe girdi diye mutlu olur, bir başkası hastalıktan kurtuldu diye sevinir, bir diğeri zorlandığı bir sınavı geçti diye memnun olur, bir başkası da sevdiğine kavuştu diye saadet bulur. Böylece etrafındaki insanların mutlulukları sayısınca mutluluğa sahip olur. Bu yaklaşımın tersi olan haset öyle bir hastalıktır ki insanın kendi mutsuzluğuna etraftaki insanlar sayısınca mutsuzluk ilave eder.
”Benliğimizin en çok parçası için en fazla mutluluğa dair mantıksal hesaplar söz konusu olabilseydi, hayatımızın hangi alanlarında kavramanın hangi alanlarında kavramamanın bize istediğimiz yaşamı sunacağını ölçüp biçebilirdik. Ve muhtemelen önemsediğimiz pek çok alanda ikisinden de birazına ihtiyaç duyduğumuzu keşfederdik.”