10/10
·52 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 10:28
Farabi’nin Mutluluğun Kazanılması adlı eserini okurken, mutluluk kavramına alışılmışın dışında bir bakış açısıyla yaklaşıldığını gördüm. Günümüzde mutluluk çoğu zaman maddi imkânlar, başarı veya geçici hazlarla ilişkilendirilirken Farabi, gerçek mutluluğun insanın aklını geliştirmesi, erdemli bir hayat sürmesi ve kendini olgunlaştırmasıyla elde edileceğini savunuyor. Kitabın en dikkatimi çeken yönlerinden biri, mutluluğun tesadüfen elde edilen bir durum değil, bilgi ve erdem yoluyla kazanılan bir hedef olarak anlatılmasıydı. Farabi’ye göre insan, doğru bilgiye ulaşarak ve ahlaki davranışlar geliştirerek gerçek mutluluğa yaklaşabilir. Bu düşünce, günümüzde de geçerliliğini koruyan önemli bir bakış açısı sunuyor. Eserin dili yer yer felsefi ve yoğun olsa da verdiği mesajlar oldukça açık ve düşündürücü. Özellikle insanın kendini tanıması, aklını kullanması ve topluma faydalı bir birey olması gerektiğine dair görüşleri beni etkiledi. Kitap sadece bireysel mutluluğu değil, erdemli bir toplumun nasıl oluşabileceğini de ele alıyor. Mutluluğun Kazanılması Arvas Farabi
Mutluluğun KazanılmasıFarabi · İş Bankası Kültür Yayınları · 20245,4bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2024 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2024 16:02
Mutlu olmak, mutlu yaşamak mümkün müdür? Schopenhauer'in radikal kötümserliği, onun felsefesini mutluluk düşüncesiyle bağdaştırma girişimlerini daha doğmadan boğar. Schopenhauer'e göre yaratıkların en mutsuzu insandır ve her türlü oluşun kaynağı olan irade, dünyadaki bütün kötülüklerin çıkış noktasıdır. Dünya kötü bir yerdir ve kötülüğünün en belirleyici yönü, acı ve mutsuzluğun her yerde hazır ve nazır oluşudur. Mutlu Olma Sanatı, iyimser dünya görüşüne karşı çıkan ve yaşadığımız dünyayı olası dünyaların en kötüsü sayan Schopenhauer'den umulmadık bir kılavuz. Adını felsefe tarihine kötümser olarak yazdıran filozofun bu küçük kitabı, mutluluğa ulaşma çabası olarak hayata dair pratik bir felsefeyi de olanaklı kılıyor.
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,7bin okunma
Reklam
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 22:58
Dante Alighieri'nin 1308'de başlayıp 13 yıl boyunca yazmaya devam ettiği ve 1321'de ölümünden kısa süre önce bitirdiği epik şiir derlemesidir. Kitapda da Dante'nin öteki taraftaki hayatı ve gördüklerini dünyaya döndüğünde aktarmakla görevlendirilmiş olması ve Dante'nin kendisinin de kitabı bitirdikten sonra görevi bitmişcesine ölmüş olması manidar. Kitap 3 bölümden oluşuyor: Cehennem, Araf ve Cennet. Her bir bölüm 33 kantodan oluşuyor ve bu kantoların her biri üçer dizelik kıtaların birleşiminden oluşmakta. Olay zaten din ve Hristiyanlık olduğu için üçleme/teslis inancı ve üç sembolizmi de normal karşılanmalı. Dante, ölmüş sevgilisi Beatrice'in yardımı ve Vergil gibi önemli kişilerin rehberliği ile öteki tarafta yolculuğa çıkar. Cehennem'den Araf'a, oradan da Cennet'e yol alır. Her bir durağında farklı cezalara çarptırılan ya da farklı mekanlarda ölümden sonraki yaşamı deneyimleyen ruhlarla karşılaşır ve konuşur. Buralar çok fazla araştırma gerektirebiliyor çünkü adı geçen ünlü insanlar, olaylar ya da ülkeler 1300 ve daha öncesine dayanmakta. Yani bir anda kavrayacağımız türden atıflar değil. İşin bariz din boyutunu geçersek psikolojik olarak da modern dünyada faydalanabileceğimiz bir kitap olduğu kanısındayım. Eski zamanlarda yazılan şeyleri okuyup modern hayatta bundan nasıl faydalanılırdı diye düşünmeyi seviyorum. Burada da okurken düşünmüş bulundum. Bana kalırsa Dante'in öteki taraftaki yolculuğu evreni ve Tanrı'yı tanırken aslında insanın kendisini tanımasından ibaret. Dante, Cennet'te Tanrı'yı "Yarattığı bunca aynada kırıldıktan sonra eskisi gibi kendisi kalan sonsuz bir değer" olarak tanımlıyor bir noktada. Bana kalırsa insanın evren ve yaratıcı ile olan ilişkisinin en iyi özetidir bu. Hem bütünün bir parçası hem de kendi benliği olan bir varlık insan. Hem
Edebiyat
İlahi KomedyaDante Alighieri · Dorlion Yayınları · 20206,4bin okunma
Zamana Yenilenlerin Şarkısı: Huzur
Puan vermedi·379 syf.··
Beğendi
·
2026 83. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 08:17
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın zamana ve insana dair o derin sızısını taşıyan Huzur, aslında adı gibi bir sükuneti değil, aksine ruhun en fırtınalı kıyılarını anlatır. Bu eser, sadece Mümtaz ve Nuran’ın imkânsız gibi duran sevdası değil; yıkılan bir imparatorluğun enkazı altında kendi kimliğini arayan bir neslin, Doğu ile Batı arasında sıkışmış kalbinin hıçkırığıdır. ​ ​Huzur’u okumak, sisli bir İstanbul sabahında, eski bir konaktaki tozlu piyano tuşlarına dokunmak gibidir. Her satırında eski bir musiki yankılanır, her cümlesinde Boğaz’ın sularına gömülmüş bir geçmişin hüznü vardır. Tanpınar, bize sadece bir roman sunmaz; bize huzursuzluğun estetiğini sunar. Hayat, her an kendi kendisini yalanlayan bir rüyadır. ​Tanpınar bu cümleyi kurarken, aslında insanın mutluluğa dair kurduğu tüm hayallerin kırılganlığına işaret eder. Mümtaz’ın Nuran’a olan aşkı, bu yalanın en güzel parçasıdır. Ancak bu rüya sona erdiğinde, geriye kalan sadece çıplak bir yalnızlıktır. Hayat bazen elimizden en sevdiğimizi çekip aldığında, gerçeğin soğukluğu karşısında sığındığımız tek şey bu rüyadan kalan kırıntılardır. İnsan, bir başka insanın içinde ancak kendi sınırları kadar yaşayabilir. ​Bu alıntı, kitabın en hüzünlü gerçeğidir. Ne kadar seversek sevelim, ne kadar bağlanırsak bağlanalım, hepimiz kendi yalnızlık kalemizin içine hapsolmuş durumdayız. Mümtaz ve Nuran, birbirlerinin ruhunda birer misafir gibiydiler. Sevmek, birinin dünyasına girmek değil, o dünyanın kapısında çaresizce beklemekmiş gibi hissettirir bu kitapta. Geçmişin hatırası, bazen geleceğin ümidinden daha ağır basar. ​Huzur’un her sayfasında o geçmişin ağırlığı hissedilir. Kırılan lambalar, eskiyen aşklar ve kaybedilen değerler... Tanpınar’ın karakterleri, geleceğe bakmak yerine hep arkalarında bıraktıkları o altın
1000Kitap
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Yazar Georgı Gospodinov'un Bahçıvan ve Ölüm'ünü okumuş ve mest olmuştum. Yazarın 2013'te yazdığı öyküleri de bizde yeni çevrildi. Ve Her Şey Aya Büründü toplam 19 öyküden oluşuyor. Hayata, aşka,aileye,babalığa, mutluluğa, ölüme ve hafızaya dair enfes öykülerdi. Hayatın içinden herhangi bir olay veya durumu çok etkileyici ve dokunaklı bir anlatımla okura sunan bir hikâye avcısı. Okurken hayatım da bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti, kitabı atıp yazasım geldi. Okurken insana güçlü yazma isteği veren bir anlatımı var. Bulgaristan Oteli'nin Önünde, Baba Edinme, Kadınlar Alfabesi, Yaşlı Adam ve Deniz adlı 4 öyküsü roman tadında konsantre öykülerdi. Yazar Ernest Hemingway, Anton Çehov, Raymond Carver gibi usta yazarlara da selam çakmış kimi öykülerde. Kimi muzip kimi hüzünlü kimi melankolik öyküleri çook beğendim. Hâlâ tanışmadıysanız yazarla bir an evvel tanışın derim. Şiddetle tavsiye ederim.
Ve Her Şey Aya BüründüGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 2026112 okunma
Mutluluk senin içinde..
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Yunan mitolojisinde mutluluğa dair bir hikâyeye göre tanrılar, "insanlar mutluluğu arasın ve böylece kıymetli olsun diye" onu saklamaya karar verirler. Biri der ki, "Göklerin en uzağına saklayalım." Diğeri, "Denizin en dibine." Öbürü, "Ormanın en kuytusuna saklayalım," diye fikir belirtir. Sonunda biri der ki, "İçlerine saklayalım. Oraya bakmak akıllarına gelmez." Evet, insanın en son baktığı yer içi, çünkü göz dışarı bakıyor. daha az
Hayatın AnlamıSinan Canan · Alfa Yayınları · 2025587 okunma
Reklam
Reklam