Burası harap ve corak bir iklimdir. Fitneler, kargaşalıklar, düşmanlıklar ve çatışmalarla doludur. Sevinç ve mutluluk buraya uzaklardan eğreti olarak gelir.
Dokunmanın sihri kültür tarihinde iyi bilinir, eski şifa sanatlannda da büyük rol oynamıştır. Ama ellerin ve elle dokunmanın nasıl kendine mahsus bir sağaltıcı etkisi olduğuna dair tek kanıt, tarihsel havadisler değildir. Bütün insanlar, okşayan bir elin mutluluk veren, teskin eden etkisini ve onun eksikliğinin acı veren tecrübesini bilirler. O halde, bu temel ihtiyacın teminine önem vermek ve olabildiğince yoğun dokunmalı ilişkiler kurmaya çalışmak gerek. lkame mahiyetinde, profesyonel beden terapilerine başvurulabilir. Kucaklaşma partileri1 de, insanları "kucaklanma yetersizliğinden" koruyabilir. Tek başına kahvenin, kucaklaşma suretindeki bir fincanla (a hug in a mug),2 bunu yapmaya gücü yetmeyecektir.
Fakat mutluluk ve neşe insanı nasılda güzelleştiriyor! Yürek sevgiyle nasıl da kaynıyor! Sanki kendi yüreğini alıp bir başkasının yüreğine dökmek istiyorsun, herkesin neşelenmesini, herkesin gülmesini istiyorsun. Mutluluk nasıl da bulaşıcı!
onu evde mutsuz görmeye o kadar alışmıştım ki yüzündeki mutluluk bana derhal ifşa edilmesi gereken bir sahtekarlık, bir ayıp, bir yalan gibi görünüyordu.