“Sahip olduklarını özleyen ile, hiç sahip olamadıklarını hayal eden arasında, hangisi daha mutsuz bilmiyorum. Ama illa seçmem gerekirse, ilki derim.”
...kız kendisine ait olmadığı mutlu hayatı iade ederek kendi mutsuz hayatını almak istediğine göre aslında yollarının aynı olduğu da açıktı. Belki de onun Kayıp Hayatlar Bahçesi'ne değil, karışmış hayatlar bahçesine gitmesi gerekiyordu. Öyle bir bahçe de vardır herhalde..
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Umudun mutsuz kişilikleri hiçbir zaman anımsamanın mutsuz kişileri gibi acı çekmez. Umutlu kişilikler daima daha umut verici bir hüsrana sahiptir. Bu nedenle en mutsuz olanı daima anımsamanın mutsuz kişilikleri arasında aramak gerekir.
Sayfa 302 - Alfa yayınları
Felsefe-Düşünce
Mutsuz bir kadının içine hapsolmuş mutlu bir kadındı..
Kuluçkaya yatmış huzursuzluğunun, mutsuz vatanında, kötü niyetli insanların kötü eylemlerinden kaynaklandığını şimdi anlıyordu ve yine fark ediyordu ki, burada onlardan çok daha iyi koşullarda yaşarken, kan dökülmesine engel olacak, merhametin ve insanlığın gereklerini yerine getirecek hiçbir şey yapmamıştı.
Sayfa 316
Alıntı
Mutsuz muyum ben? Değilim. Mutluyum o zaman. Mutlu muyum? İnsan şıp diye tanıyabilir mi mutluluğu? “Ah işte bu mutluluktur!” Kim diyebilir? Mutluluk durağan bir şeyse eğer, evet mutluyum. İçimde sessiz bir çöl, hiçbir yere gitmiyor. Mutlu olsam çöl mü derdim? İçimde çöl var demek, nereden çıktı bu? Mutlu olsam deniz mi olmalıydı; neşeli sesiyle dalga dalga köpüren, gün batımında bir deniz...”