7/10
·212 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 23:56
Bence güzel bir kitap öğretici,akıcı daha ne olsun.tytye girecekler içinde iyi bir çalışma kitabı olabilir orada da bazen deyim anlamlarını soruyorlar
İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala · Kapı Yayınları · 202017,7bin okunma
Parasız Yatılı - Mini İnceleme/Kendime Notlar
6/10
·171 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 00:36
Yazılılardan AYT’ye, üniversiteden öğretmenliğe hayatımın her aşamasında adını sıkça duyduğum bu kült eseri okumak ne yazık ki bu yaşıma denk geldi. Çok şey kaybetmiş miyim? Tartışılır. Edebiyatta beni kendine çeken şey anlaşılırlık, akıcılık. Kastettiğim basitlik değil, sehl-i mümteni. Ancak bu eserde akıcılığı göremedim maalesef. Halbuki büyük beklentiyle başlamıştım. 12 hikayeden oluşan bu kitapta ilk birkaç hikayedeki iç monologlar, kesintisiz duygu sunumu, karakterlerin birbirine girmesi beni çok rahatsız etti. Satırları dönüp dönüp okumak zorunda kalmak okuma zevkine ciddi derecede ket vuruyor bence. Her neyse. Tüm bunlara rağmen akıcılığı nispeten daha yüksek olan keyif aldığım hikayeler de oldu. Bunlar; Haraç, Parasız Yatılı, Edirne’nin Köprüleri, Yaz Geldi. Zaten kitaptaki sıralamaya baktığımızda bu hikayeler son 4’lü. Yani kitap ikinci yarısında daha akıcı ve güzeldi bence. Genel olarak yoksulluk ve kadın teması üzerine yoğunlaşmış olan öykülerde, “anlatılanlar farklı şekilde işlenemez miymiş?” diye de çok düşündüğümü itiraf etmem gerek.
Parasız YatılıFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 20195,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·112 syf.··
2022 35. kitabı
Albert Camus'nun Yabancı (orijinal adı: L'Étranger) romanı, 20. yüzyıl edebiyatının en önemli ve etkili eserlerinden biridir. 1942 yılında Fransa'da Gallimard yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Camus bu romanı İkinci Dünya Savaşı sırasında, Nazi işgali altında yazmıştır. Roman, Cezayir'de (o dönemde Fransız sömürgesi olan Algiers'te) yaşayan Meursault adlı bir adamın hayatı üzerinden anlatılır. Hikâye iki bölüme ayrılır: Birinci bölüm: Meursault'un günlük hayatını, annesinin ölümü, bir kadınla (Marie) ilişkisi, komşusu Raymond'la yaşadığı olaylar ve beklenmedik bir cinayet etrafında döner. Anlatım son derece sade, neredeyse duygusuz ve gözlemseldir. İkinci bölüm: Cinayet sonrası tutuklanma, mahkeme süreci ve idam beklentisiyle geçen zamanı kapsar. Romanın ünlü açılış cümlesi şöyledir: “Bugün anne öldü. Belki de dün, bilmiyorum.” Bu cümle, Meursault'un duygusal kayıtsızlığını ve romana hakim olan “yabancılaşma” hissini hemen hissettirir. Meursault: Romanın anlatıcısı ve anti-kahramanı. Hayata karşı aşırı kayıtsız, duygularını dışa vurmayan, toplumsal normlara uymayan bir adamdır. Ne annesinin ölümüne üzülür, ne sevgilisine “seni seviyorum” der, ne de geleceği planlar. Camus'nun “saçma” (absürd) felsefesinin somutlaşmış halidir. Marie: Meursault'un sevgilisi. Neşeli ve hayat dolu bir karakterdir; Meursault'un umursamazlığına rağmen ona bağlanır. Raymond Sintes: Meursault'un komşusu, kavgacı ve sorunlu bir adam. Temalar ve Felsefi Boyut Yabancı, Albert Camus'nun absürdizm (saçma felsefesi) düşüncesinin en iyi örneklerinden biridir. Camus, varoluşçulukla (existentialism) yakından ilişkilendirilse de kendini varoluşçu olarak tanımlamazdı. Ona göre:Evren ve hayat anlamsız ve saçmadır (absürd). İnsan anlam arar, ama dünya buna kayıtsızdır. Toplum, bireyin samimi
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 1. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 18:54
Kitabın başlarında ve ortalarında şöyle düşünüyordum: ne kadar gündelik dilli ve yüzeysel bir kitap. Tek güzel şey konu fikriydi sanki. Ama sona yaklaştıkça heyecanlanmaya başladı. Kaiden karakterini asıl oğlanı hiç sevmedim. Konusunun da getirdiği, yazarında yazımında aşırı genişlik vardı. Bazı yerleri cidden çok gavatça olan bir kitap. O kısımlar beni itti açıkçası. Okusanız anlarsınız. Bunların babası şeytan olduğu için görevleri de insanlara günah işletmek. Hepsinin branşı farklı. Yani bu konsepti sevdim ve sonunu da cidden sevdim. Ama onun dışında çok monoton ilerledi. Ve kaiden için nigga thats not my type. Kope'u tercih ederdim. Ve ilk defa bir kitapta zenci vardı okuduğum onu da asıl kız istemedi ahahah ama favori karakterim zaniah ( nasıl yazıldığını unuttum) uykum var o yüzden saçma yazdıysam kusura bakmayın çüzzx
Tatlı TehlikeWendy Higgins · GO! Kitap · 2015529 okunma
8/10
·392 syf.··
2025 2. kitabı
Without doubt it was one of most fascinating fantasy books I've read. The story was so captivating that I finished it in two days. I started the book by a recommendation of one of my friends, and it was at the least as good as she said. There is nothing more to say, if you love fantasy—dystopian universes, treachery, schemes and completely unpredictable (Unpredictable when you are new to this type) plots, you should definitely read it.
Kızıl KraliçeVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 20153,443 okunma
5/10
·288 syf.·
2026 1. kitabı
I have just finished the book Normal People by Sally Rooney. Overall, to me, it seemed like a normal book: an enjoyable drama, thrilling and addictive. However, there was still a question: what was I reading about? I think this happened because I had high expectations. But who set them? I think it was because it was everywhere, I mean so many people recommended this book. Even when I opened the front page, famous people's quotes were there, and it was awarded so many times. But to me, it still does not make any sense why it got so many awards. Who decided that this book is actually "good"? What is even a good or bad book? It is up to people’s preference, no? So, I think to me this was just an average drama. But what makes this book good to me are the two perfect characters, two normal people. Also, as a side note, maybe the reason I thought this was just an average book is its topic. It was literally about two normal, ordinary people, people we can see at university. There was nothing extraordinary, fancy, or miraculous. Reviewing the two main characters is a good beginning. I would like to start with Marianne. While I was reading about Marianne, the one thing I agreed with once more is that we accept the love we think we deserve; we accept the behavior we think we deserve. That is why it’s important to have self-love and self-respect. Because if you don't love yourself or respect yourself, you will accept disrespect from others as well. Deep inside, you think you deserve it and feel no need to fight it. She had literally no value towards herself. I believe there are many people like this, but for her, it was at the lowest point. Connell is a typical person who lives for the acceptance of society. He was so afraid of loneliness that he agreed to fit in anywhere he
Normal PeopleSally Rooney · Faber & Faber · 20209,8bin okunma