KEŞKE OKUMAK İÇİN BİR YIL BEKLEMEMESEYMİŞİM
Puan vermedi·552 syf.··
2026 44. kitabı
Bu kitabı okuyalı aslında gerçekten bayağı bir zaman oldu. Ama dönüp profilime baktığımda, hayatımda bu kadar özel bir yeri olan, en sevdiğim serinin ikinci kısmının ilk kitabı hakkında hiçbir şey yazmadığımı fark ettim. Burası benim kitap günlüğüm gibiyse, bu başlangıcın incelemesi burada kesinlikle durmalıydı. Yazmasam eksik kalacaktı, o yüzden biraz nostalji yapıp o dönem hissettiklerimi buraya aktarmak istedim. Ben bu kitabı Şimşek Hırsızı serisinden bayağı bir sonra okudum, 1 yıl falan sonra olabilir. NİYE BÖYLE Bİ MALLIK YAPTIM BİLMİYOM keşke okumak için o kadar zaman beklemeseymişimmm☆ Kitabın başında Percy’yi göremeyince, hatta adını bile duyamayınca açıkçası biraz modum düşmüştü. Büyük Kanyon'daki o fırtına ruhları (Anemoi Thuellai) saldırısıyla başlayan kaosta, Jason'ın elindeki madeni paranın birden kılıca dönüşmesini ve havayı kontrol etmesini izlerken bile aklım hala Percy'deydi. Yalan yok, ilk birkaç bölüm boyunca hep bir önyargı vardı içimde; sürekli " yosun kafa nerede?" diye söyleniyordum qwqwqwwq. Ama Rick Riordan ’ın anlatımı öyle bir şey ki, insanı bir şekilde o hikayenin içine çekmeyi her zaman başarıyor. Hikaye ilerledikçe, karşımıza çıkan o yeni üçlüye (Jason, Piper ve Leo) yavaş yavaş, hiç fark etmeden çok ısındım. Bu kitapta Rick Riordan anlatım tarzını da değiştirmişti; tek bir karakterin ağzından okumak yerine, her bölümde farklı bir karakterin kafasının içine giriyorduk. Bu teknik, karakterleri çok daha yakından tanımamı ve onlarla bağ kurmamı inanılmaz kolaylaştırdı. Karakterlerin ve o tehlikeli görevlerin bendeki yeri hala çok ayrıdır: Jason: Çocuk hiçbir şey hatırlamadan, geçmişi silinmiş bir şekilde bir okul otobüsünde uyanıyor ama o kadar güçlü ki... Rüzgarları yönlendirmesi, yıldırım çağırması ve o meşhur altın parası (Ivlivs) ile dövüşürken
Alıntı
Kayıp KahramanRick Riordan · Doğan Kitap · 20183,193 okunma
Damla okyanusa karışma yolunda
Puan vermedi·246 syf.·
2026 1. kitabı
Bu kitabı Mayıs gibi yarılamışken birkaç gün önce içeriğini pek hatırlayamadığım için sıfırdan başladım. Şamanları, şamanizmi anlattıktan sonra biraz şifa uygulamalarından ve insanın özünü- gücünü nasıl kaybedip yeniden ne şekilde bulabileceğinin yollarını "Alıştırma" dediği desteklemeler ile sağlıyor. O yüzden sadece okunması değil: okurken aynı zamanda hayatınıza kolayca dahil edebileceğiniz bir kitap. Farkındalığı ve bakış açılarını arttırıyor. Artık neredeyse tamamen monotonlaşmış hayatta gözden ya da yanımızdan kaçırdıklarımıza değinerek ruhumuzu bulmamızı amaç haline getirirken kendimizle yüzleşmeye de çağırıyor: yaşamda zihnimizde oluşturulan kalıpların köküne iniyor ve onların kötü yansımalarına parmak basıyor. Bu bağımlılık olsun ya da kurban veya kurtarıcı rolleri olsun. Genel tiplerin çocuğuna değinmişti. Şamanizmde ruhun, bedenin ve zihnin dengeli bir aradalığı çok önemli. Zaten neredeyse tamamen enerjiden (ruhtan, maneviyattan) ibaret: onlar için hastalık kelimesi yoktur. Enerji dengesizliği vardır. Ve o enerji dengelenerek çözüme (sağlığa) kavuşturulur. Kendimize "hastalık" deyip durumu daha da kötüleştirip vahimleştirmek yerine "enerji dengesizliği" olarak söylesek daha kolay ve basit görünür. İyileşmeye de böyle etki sağlar. Her şey enerjiye bakıyorsa ve enerji değişken ise hastalıklar nasıl kalıcı oluyor bunu düşünmek lazım? Ya da insanlara neden böyle düşündürülüyor ya da niye bu şekilde inandırılıyorlar? Kendi enerjinizi kendinizi hasta etmenize kullandırtmış oluyorlar aslında. Çünkü düşünceler de, inançlar da enerji. Ve size "Tedavi pek mümkün değil." ya da "Tedavisi yok." dendiğinde aksine ne kadar inanıp aksini ne kadar düşüneceksiniz: plasebo etkisini biliyor musunuz? Ve hastalığı sağlıktan daha kolay kabulleniyoruz. Sebep? Ruh da beden de
Hayata Dair
Şamanik Yolun Çalışma KitabıLeo Rutherford · Ruh Ve Madde · 201432 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Seriye veda mı ettik şimdi?..
Puan vermedi·480 syf.··
2025 21. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 18:03
Gerçekten seri, genel olarak beni çok tatmin etti ve eğlendirdi. Bu vedaya çok da hazır değildim sanırım... Uncle Rick'in daha çok kitabı var ama diğerleri bu kadar olur mu bilmiyorum... Bu incelemeyi seriyi ne kadar sevdiğimi anlatıp doldurmayacağım. Sonrasında ileti olarak paylaşmayı düşünüyorum seri hakkındaki görüşlerimi ve kitap sıralamamı. Kitap, artık seriye veda edeceğimizi fazlasıyla hissettiriyordu. Son savaş kısmı herkes gibi bana da çok basit geldi. 5 kitap boyunca Gaia şöyle, Gaia böyle deyip de o kadar hızlı bir şekilde yenmeleri biraz saçma olsa da güzel ve tatlı bir vedaydı. Leo... Bunu spoiler'lı kısma saklayacağım çünkü hakkında söyleyecek o kadar çok şeyim var ki. Ayrıca genel olarak serideki çok kişili bakış açısını çok beğendiğimi sürekli söylüyorum. Bu durum bu kitapta çok daha ön planda ve etkileyiciydi. Aynı zaman diliminde iki farklı karakterin bambaşka yerlerde ne yaptığını okuyoruz ve aynı zamandan bu iki farklı bölüm birbirini etkiliyor. Tam anlatamadım sanırım ama bu durum savaş sahnelerinde çok daha öne çıkıyor ve yine çokça dediğim gibi gerçekten çok güzel ve etkileyici. Kitabın konusuna gelecek olursam bir yandan Nico, Reyna ve Koç Hedge'in Athena Pathreos (İnşallah doğru yazmışımdır ama hiç sanmıyorum) heykelini gölge yolculukla Melez Kampı'na götürmelerini diğer bir yandansa 2. Argo tayfasının son ve büyük savaşa yolculuklarını okuyoruz. Bu savaş kısmında tanrıların gelmesi özellikle Zeus'un Jason'la konuşması çok tatlıydı bence<3 Kitabımız, serinin başladığı karakterlerle yani Loe, Jason ve Piper'la son buluyor. Bu durum beni rahatsız etmedi açıkçası. Tamam, Percy ve Annabeth'i çok seviyorum fakat bu onların serisi değildi ki. Onları düşünerek başlamadım zaten hatta bu kadar ön planda olacaklarını bile bilmiyordum. Ayrıca kitaptaki
percy jackson
Olimpos'un KanıRick Riordan · Doğan Egmont · 20181,988 okunma
Artık en sevdiğim pjo kitabı -Bu sefer değişmeyecek
10/10
·574 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 19:02
Kitabımız bir yandan Tartarus'ta hayatta kalmaya çalışan Percy ve Annabeth'i anlatırken diğer bir yandan onlara ulaşmaya çalışan II. Argo tayfasını anlatıyor ve bu birleşim inanılmaz güzel yapılmış. Bir bölümde Leo'nun yaptıklarına gülerken hemen sonraki bölümde Tartarus'taki Percabeth'i okurken gözünüz doluyor. Ayrıca bu kitapta kehanetteki 7 melezin (Jason-Piper-Leo-Percy-Annabeth-Frank-Hazel) de kendilerine ait bakış açıları ve baskın oldukları sahneleri var. Yani "Bu karakter de çok gereksiz ya, neden var?" diyemiyorsunuz. Gerçekten çok güzel bir kitaptı ve her şey yerindeydi kısaca. Bu kadar güzel dedikten sonra biraz da içeriğinden ve beğendiğim kısımlardan bahsetmem gerek sanırım. (spoiler olabilir!!) ❀Öncelike Percabeth'ten biraz bahsetmek istiyorum. Çok güzel bir ilişkileri var ya... Percy cidden standartları tavana çıkarıyor. Kendi de korkmasına rağmen sürekli Annabeth'e destek olması, onu güldürmeye çalışması... Bence ikisinin de ayrı bakış açısının olması Tartarus bölümlerini de bambaşka yapmış. Bir bölümde Annabeth'i ayakta tutanın Percy'nin desteği olduğunu okuken diğer bir bölümde Percy'nin aslında Annabeth'ten de çok korktuğunu okuyoruz. Ayrıca sürekli karşılıklı olarak birbirlerinden güç alarak devam etmelri de çok tatlı. ❀Bob ve Demasen... Bu kitabın asıl kahramanları, iyi bir Titan ve iyi bir Gigant çünkü her şeyden bir tane iyi olur... Bob'un hikayesini okumak için seri bittiği gibi Melez Dosyaları 'na başlayacağım. Bu konuda anlatabileceğim çok bir şey olduğunu zannetmiyorum. "O zamana dek dostlarım, güneşe ve yıldızlara benden selam söyleyin" ❀Jason'ın Nico'ya Percy'nin hep olmak isteyip de asla olamayacağı "abi" olması da çok hoşuma gitti. Birbirlerinden hem bir o kadar farklı hem de birbirlerine bir o kadar benzer olduklarını bize bir kere daha
Hades'in EviRick Riordan · Doğan Egmont · 20182,424 okunma
10/10
·552 syf.··
2025 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2025 11:39
Kitap Jason'ın kendini hafızasını kaybetmiş bir şekilde yanında en yakın arkadaşı ve sevgilisi olduğunu iddia eden iki çocukla birlikte bir okul otobüsünde bulmasıyla başlıyor. Daha sonra melez olduklarını öğrenip Percy Jackson ve Olimposlular serisinden hatırladığımız "Melez Kampı"na gidiyorlar. Kampta değişiklikler olduğunu ve tanrıların sözlerini tuttuğunu görüyoruz fakat kampta büyük bir sorun var:Percy Jackson kayıp. İlerleyen bölümlerdeyse Jason, Piper ve Leo'nun görevine tanıklık ediyoruz. Önceki kitaplardan daha yavaş geçse de ben kitabı sevdim. Seri ilerledikçe daha heyecanlı bir hale geleceğini tahmin ediyorum. Biraz da anlatmayı en sevdiğim bölümden yani karakterlerden bahsedeyim. (Hafif spoilerler olabilir) ~Öncelikle Piper hakkında ne düşünsem bilemiyorum. Yani bazen sevecek gibi oluyorum ama bazı sahnelerde gerçekten çok kötü. Hele sahiplenilme sahnesi "Annem beni sahiplendiği için saçım, makyajım çok güzel görünüyor; üstümde bir elbise var. Hayır, böyle bir şey nasıl olabilir, çok güzel gözüküyorum." falan gibi tepkiler veriyor. Pint'te onun bakış açısının wattpad kızı gibi olduğunu söyleyen bir pin vardı. Katılmamak elde değil gerçekten. Yani bazen de seviyorum ama ne düşünmem gerektiğini cidden bilmiyorum. ~Jason'ı sevdim. Yani sevmemek elde değil bence. Ama fandom içinde geçirdiğim vakitlerde bana biraz underrated geldi. Percy'nin sıkıcı hali falan olduğunu düşünüyorlar ama bence kendi başına müthiş bir karakter. Thaila'yla olan hikayesi özellikle... Bence serideki en üzücü hikayelerden. Yani daha 2 yaşında ablasından zorla ayırıyorlar. Annesi başka bir hikaye zaten, neyse. Ayrıca cesur, kesinlikle iyi bir insan ve arkadaşları için her şeyi yapabilir. Bilmiyorum, ben şahsen kendisini sevdim. ~Ve son olarak Leo yani güncel profil fotoğrafım. Değişik bir şekilde kendisini
Kayıp KahramanRick Riordan · Doğan Kitap · 20183,193 okunma
HEÇKUÎZMA DUXALÎST
8/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 10:52
Lİ DÛ BİHUŞTA BERZE “Heke em mehkûmê zemanekî bin, zeman jî mehkûmê mekanekê ye.” 186 Çîroka Profesorekî ketî duv folklora efsaneyên dîrokê û Sofî Omer. Profesorekî dêya wî Pûr Xanim (Colemergî) û bavê wî Kanî Beg (Cizîrî); profesorekî li Zurîha Swîsrê hatî dinyayê, li wê derê çûyî zanîngehê û piştre, “bo bernameyeke nava zanîngehan tê Amedê, careke din paşve venagere-73” . Çîroka Profesor Mîrza: “,agahî ji Mîrza re tê, KU dayika wî, bi mêrekî Alman re diçe, bavê wî dide dû jineke Fransiz. 74”. “…rojekê nameyek ji welatê biyanî jê re tê KU dibêje; dayika te miriye bila hayê te jê hebe.” 74 Û û û “Jîyana Profesor Mirza hatibû û li gotina “heçku” asê mabû.” Û û û “Hûû Eşimm Wihû! Tûşî Papa! Ho Şaturna!” Û kutekuta dilê wî li ser bêndera şevê gêre dikir. -175 Çîrokeke enteresan, balkêş lêbelê em ê ne li ser tevna çîrokê û teşeya vegotina romanê rawestin, bêtir behsa kesayîya zimanê li romanê bikin. “Êdî qîma dilê wî bi Çİ gotinan nedihat û sebra wî bi ÇU tiştî nedihat. Dinya lê hatibû hev..heçku. Dîsa dihat û diçû xwe li “heçkê heçkuyê” asê dikir. Her tişt jê re bi qasî “heçkuyekê” dûr, bi qasî “heçkuyekê” jî nêzîk bû.” 227 1- Êdî qîma dilê wî bi Çİ gotinan nedihat û sebra wî bi ÇU tiştî nedihat. 2- Dinya lê hatibû hev..heçku. 3- Dîsa dihat û diçû xwe li “heçkê heçkuyê” asê dikir. 4- Her tişt jê re bi qasî “heçkuyekê” dûr, bi qasî “heçkuyekê” jî nêzîk bû.” Ev çar hevokên li pey hev “kesayîya zimanê li romanê” nîşanî me dide lêbelê dîsa jî em li tevahîya romanê binêrin. 1- .. Duxalîzm (cotxalîzm) Tişta li romanê herî ewil bala mirov dikêşe, bikaranîna xalbendîyan e. Ji bo li romana nivîskar a bi navê 4 Kotra 4 Çela bala min kêşabû, bi teybetî min bala xwe da bikaranîna xalbendîyan. Ji vê hêlê ve vegûherîneke darîçav xwe dide xwîyandin. Anarşîya
Edebiyat & Roman
Li Dû Bihûşta Berz EOmer Dilsoz · Peywend Yayınları · 20222 okunma