Hikemî tarzın ustası
Puan vermedi·1998 syf.··
2019 4. kitabı
·
366 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2019 00:00
Divan edebiyatında hikemî tarzın meşhur şairi Nâbî'nin divanı, şiir meftunlarının mutlaka okuması gereken bir divandır. Malum, divan şiirinin dili günümüz dilinden ağırdır ancak sırf bu divanı okumak ve lezzetine varmak için dahi çabalamaya değer.
Nabi DivanıNabi · Akçağ Yayınları · 201138 okunma
Puan vermedi·67 syf.··
2026 34. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 21:25
Seyyidhan Kömürcü'nün 3. okuduğum kitabıyla tüm kitaplarını okumuş oldum Hasar Ayini ile birlikte. Seyyidhan Kömürcü son dönem çağdaş şairlerimizden biri. Onu ilk, prestijli Metin Altıok Şiir Ödüllü Kendinin Ağacı kitabıyla tanıdım ve kitabı okuyunca ödülü ne kadar hak ettiği belli oluyordu. Daha sonra Kendinin Ağacı'nı beğendiğim için Dünya Lekesi kitabını da okudum. Ve en son da Hasar Ayini'ni okuyarak tüm şiir kitaplarını bitirdim. Tüm kitaplarından en çok beğendiklerimden az beğendiklerime sıralayacak olursam: 1) Kendinin Ağacı 2) Dünya Lekesi 3) Hasar Ayini şeklinde. Hasar Ayini, Seyyidhan Kömürcü'nün ilk kitabı ve Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü almış bir ilk eser. İlk esere göre oldukça başarılı bir kitap. Sonraki Dünya Lekesi ve Kendinin Ağacı ile bu başarı ve şiir dili daha da gelişmiş ve daha da oturmuş, daha da güzelleşmiş kanaatimce. Hasar Ayini, adı üstünde duygu ve düşüncelerde ve de ruhta etki eden hasar üstüne. Bazı imge ve tanımları öyle güzel bir araya getirmiş ki
Hasar AyiniSeyyidhan Kömürcü · Everest Yayınları · 2019826 okunma
Reklam
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Açık Parantez “Açık Parantez” Yazar Bilal Can ve Şair Ethem Erdoğan’ın -şiirin dünü bugünü yarını- ana başlığında şiiri ve şairi konu edindikleri kitaplarıdır. Çıra Yayınları etiketiyle, Ekim 2025’te matbuat âlemine dâhil edilmiş. Doksan dört sayfa hacmindeki eser, on bölümden müteşekkildir. Her bölüm, birden fazla soru cevap şeklindeki konuşmalardan oluşmaktadır. Yazar Bilal Can, konuşulması istenilen konunun kritiğini yaparak sözü alır ve devamında ilgili konunun sorusunu sorarak sözü Ethem Bey’e verir. Her ne kadar kitabın bazı bölümlerinde konu üzerinde söz alıp söz verme ile anlatım ilerlerse de daha çok Bilal Can Bey’in soruları üzerinden anlatım şekillenmektedir. Mesela Yazar Bilal Can, şiir konusu hakkında kendi fikirlerini serdettikten sonra ilgili sorusunun bir tanesini şu şekilde sormaktadır; “Şiir halen bir arayışın ürünü müdür yoksa kendini bulanların giriştiği bir “tavır” meselesi midir?” (Bilal Can, s. 71) Gibi. Şair, edebiyat işçiliğiyle soylu bir üretimi temsil etmektedir. Geçmişe göre günümüzde şair, “ulvi bir şahsiyet” hüviyetini taşımasa da yine şair, bir yontucu titizliğinde görevini ifa etmektedir. Şiirin tilmiz, kalfa ve usta boyutlarındaki yol alışlarıyla beraber, “Şiir geçmişe atıflarla ilerler” diyen Behçet Necatiğil tavrıncadır. Söylem, form ve modern yapı ile beraber şiirlerde hareket ve etnometodoloji de aranmaktadır. Elbette ki köpüğü alınmış okuma ritmine kavuşmuş şiirleri de bunlara dâhil edebiliriz. Şiirin tanımıyla beraber, şiirin ne'liği, şiirde ses, tını, biçem, öz, şiiriyet, anlam, şiirin etki gücü ve desibeli, şiirde ima, estetik, metafor, retorik, akıl ve metafizik, anlam derinliği, iştiyak, şiirin iyileştirici gücü, şiirde memba edinmek, şiirde bilinç ve bulunç ile şairin eski ve yeni konumu gibi onlarca ayrıntıya açılım
Açık ParantezBilal Can · Çıra Edebiyat Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·134 syf.·
2026 31. kitabı
Türk edebiyatının Stefan Zweig'i diyebileceğimiz, popülerleştirilmiş, yere göğe sığdırılamayan, eseri okunmayınca ayıplanılacakmış, dışlanacakmış hissedilen, yer yer abartıldığını düşündüğüm, onun dışında okunacak kimse yokmuş gibi davranılan, sürü psikolojisi halinde övgüler dizilen ve kitap konusu açılınca ilk önerilen yazarlar arasında yer alan romancı, hikayeci, şairimiz. Kısa öykülerden oluşan bu kitabında Sabahattin Ali, toplumun alt kesiminden insanlara yer verip onların ve onlar nezdinde dünyanın halini, ahvalini anlatmış. Yazarımız Toplumcu Gerçekçi olduğundan haliyle hikayeleri ve masalları da olumsuz, ümitsiz, acıklı, çaresiz içerikte oluyor. Hatta "Bahtiyar Köpek" adlı hikâyesinde şöyle bir soru sorup aslında bu gerçeklikten kaçış olmadığını belirtmek istemiş: Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli? Bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu? (s.63) Eserin sonunda yer alan "Koyun Masalı" ve "Sırça Köşk" masalları, insanlığın hem geçmişi hem şimdisi hem de maalesef değişmeyecek geleceğini anlatması bakımından çok çok önemli ve vurucu anlatılar. İnsanlık köle doğmuş, köle büyümüş ve köle ölecek. Örülen duvarlar, çizilen sınırlar ve dayatılan kavramlar yoluyla kurulan "Korku İmparatorluğu", her alanda ve her zamanda zihinleri zapt edip sadık itaatkâr ve sadık köle doğuruyor kendisine. Sabahattin Ali'nin de belirttiği gibi bu kölelik düzeninin yıkılması, son bulması için bir kıvılcım, bir soru sorma, hafif başını kaldırıp bakma yetecek fakat insanlık o kadar gaflette ve cesaretini kaybetmiş, korku dolmuş ki efendisi yerine kendi içinde kendini yer vaziyette. Benjamin Franklin de "Güvenliği için özgürlüğünden vazgeçen toplumlar her ikisini de kaybeder." diyordu... Son olarak Sabahattin Ali ile ilgili pek konuşulmayan konuya
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 201969,7bin okunma
Nirxandina Romana "Tu" ya Mehmed Uzun
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Mehmed Uzun, bi romana xwe ya "Tu" re bingeheke nû avêtiye di edebiyata kurdî ya modern de. Ev berhem ne tenê romanek e, di heman demê de bîra neteweyî û lêgerîna nasnameyê ye. Li jêr ji bo vê kitêba girîng analîzeke kurt û kûr heye: Nirxandina Romana "Tu" ya Mehmed Uzun 1. Mijar û Naverok Romana "Tu", li ser hîmê bîranîn û nasnameyê hatiye avakirin. Lehengê romanê di hucreyeke tarî û teng de ye. Ev hucre, hem temsîla girtîgeheke fîzîkî dike hem jî temsîla bindestiya gelekî dike. Lehengê ku di bin îşkenceyê de ye, ji bo ku hişê xwe winda neke û li ber xwe bide, vedigere paşeroja xwe. Ew bi rêya bîranînan, zarokatiya xwe, gundê xwe, çîrokên kal û pîran û êşên welatê xwe tîne bîra xwe. 2. Şêwaza "Tu" (Teknîka Vegotinê) Navê romanê bixwe ("Tu"), nîşaneya teknîka wê ye. Nivîskar li şûna "ez" an "ew", bi kesê duyemîn ango bi "Tu" re dipeyive. Ev şêwaz: Xwîner rasterast dixe nav ruhê leheng. Dûrbûna mirov a ji xwe (alienation) nîşan dide; lehengê ku di hucreyê de ye, li xwe wekî kesekî xerîb dinêre. Veguherîneke monologa hundurîn a pir bi bandor. 3. Ziman û Estetîk Mehmed Uzun di vê berhemê de zimanê kurdî ji asta "zimanê gundî û çîrokan" derxistiye û kiriye zimandê felsefî û hunerî. Ew bi hostayî peyvên klasîk û nûjen li hev tîne. Hevokên wî carinan mîna helbestekê diherikin, carinan jî mîna qêrînekê hişk in. 4. Sembolîzm û Hucre Hucreya di romanê de, tenê cihê girtîbûnê nîne; ew der laboratuwara ramanê ye. Li wir, leheng nasnameya xwe ya kurdî ji nû ve ava dike. Tirs, tenêtî û îşkence bi rêya bîranînan têne têkbirin. Ev nîşan dide ku "hiş û bîr" çekên herî mezin ên li dijî windabûnê ne. Encam "Tu", romana destpêkê ya Mehmed Uzun e (1985) û di edebiyata kurdî de şoreşek e. Ev pirtûk ji bo her xwînerekî kurd mîna neynikekê ye. Uzun bi vê romanê ji me re dibêje:
TuMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20204,764 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 70. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 00:00
·
Hilelili Mehmet Efendi nam-ı diğer Fuzuli, Leyla ile Mecnun hikayesi yazması konusunda ısrarlar üzerine Babil kütüphanesi memurunun emeneti sırların gizli olduğu hançeri alır. Kanuni Sultan Süleyman Babil'i ele geçirince hannçeri ve sırrı kimseye vermeyeceğine söz veren Fuzuli, Babil Cemiyeti ve Babil Uzay Araştırma Merkezinin peşindeki sırlara vakıf olduğunu hançer ve içindeki sırları nakış nakış işleyerek şifreli satırlarla harikulade bir kitap yazar. Kitap Kanunî'ye hediye olarak gönderilir ve İstanbul'a doğru başlayan yolculuk sırra vakıf olmak isteyenlerle, aşk sırrıyla sırlananların Tanzimant dönemine kadar şehirler arası gezen kitabın dilinden anlatılıyor. Osmanlı cariyesi Rukal, Nefi, Molla Memed, Nabi, Nedim ve Baki gibi edebiyat ustalarınında yer aldığı bölümler, hem Osmanlı tarihinin büyük bir bölümünü işlemiş hemde insanların değişmeyen hırslarının yüzyıllardır süre geldiğini çok güzel anlatmış. Od kitabı ile yıllar önce tanıştım yazarın muhteşem kalemiyle. Öyle etkilemişti ki beni diğer kitaplarını mümkün olduğunca almaya çalıştım. Bir kaç yıldır kitaplığımda bekleyen bu kıymetli eseri okudum ve neden bu kadar erteledim diye kızdım kendime. L&M hikayesini katman katman anlatarak aşkı, sırrı, bilgiyi, hırsı satır satır işleyerek muhteşem bir okuma lezzeti sumuş. Her sayfası tarih ve aşk kokan bu güzel kitabı okumayı seven tüm dostlara tavsiye ederim.
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala · Kapı Yayınları · 200423,5bin okunma
Reklam
Reklam