“Serenad bitmişti, hafif rüzgarın ve tatlı hışırtısından başka bir şey yoktu evrende…” İlk okuduğum zamanları hatırlıyorum da kemana yeni başlamıştım ve tıpkı Profesör gibi bende Seranade for Nadia notalarını ilerleyen sayfalarda bulup çalmayı umuyordum. Şimdi bakıyorumda iyiki bir nota eklenmemiş. Her okuyan kendi Nadia’sı için kendi Serenadını çalacak artık
Alıntı
Roja çûyî, çûye neyîne bîra xwe Ji bo sibê bilind neke çîra xwe Çûyî çûye, nehatî nadiyar e Niha xweş be, gel yar û hevjîra xwe
Kurdî
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Elveda Max” diyerek kutuyu Karadeniz’e boşalttım. Küller hafif rüzgarla kumların üstünde beyaz köpüklere savruldu, ıslandı, renkleri koyulaştı ve kumsala vuran dalgalarla birlikte denize doğru çekildiler. “Profesör Nadia’ya gidiyor” diye düşündüm. Serenad’ın ikinci bölümü çalmaya devam ediyordu.
Sayfa 410
aramızda birkaç yüz metre olan Nadia’yla buluşmamız, bir dünya politikası sorununa dönüştü
“Bir süre sonra Nadia’yla tanıştım. Tarih öğrencisiydi. Önce ‘Çok tatlı bir kız’ diye düşündüğümü hatırlıyorum. Birkaç gün sonra ‘Çok güzel bir kız!’ demeye başladım. Bir hafta sonra düşüncem ‘Harikulade gözleri var’a dönüştü. Bir süre geçince de ‘Yüzü, gözleri, bedeni bir ressamın başyapıtı gibi’ demeye başladım.
Kadınların tüm kişisel kibrinin arka planında hala kişisel olmayan aşağılamalar yer alır -“kadına”a yönelik.