"Cumbadan Rumbaya" hiç de öyle basit bir roman değil. Okuyanların çoğu bu roman için "Türk sineması tadında" diye ifade etse de, bu romanının kalitesini göstermesi açısından Türk sineması yetersiz kalır.
Türk edebiyatının eşsiz yazarı Peyami Safa'yı gerçekten tebrik ediyorum. İyi ki yazmış. Unutup unutup tekrar okuyacağım.
Romanı basitçe bir şekilde bile yorumlamak mümkün değil sayfalarca yazmak gerekiyor.
Yazar, romanlarında çok görülen batılılaşma hayranlığını, bu sefer şehrin en kenar mahallerinde yaşayan Karagümrüklü Deli Cemile, Yağlıkçılar, Şerbetçinin oğlu, kurşun dökücünün öksüz oğlu, muhtarın baldızı, Ahterlerin küçük oğlu Şefik, Şahende ve Mürvet gibi kenar mahalle karakterleri üzerinden anlatmış.
Önemli karakterlerle romanı her zaman hatırlamak isterim.
Karagümrüklü Deli Cemile müthiş bir karakter,
Fazla lakırdı sevmez, yardım sever, çok dobra. Erkek çocukları döven, tahtası eksik yerine göre çok akıllı, tez canlı, lafını esirgemez. 'Karagümrüğü yakma düşüncesinden, Karagümrük'ün ne kabahati varmış asıl bu salonları yakmalı' düşüncesine ulaşan. Yalan kırmızı noktası.
Asiye Hanım; bir meseleyi tek başına muhakeme etmekten aciz. Mıymıntı, Hafize ve Hamdune hep danıştığı onun akıl hocalarıdır.
Şahende; Yuvarlak kalın kaşlı, mıymıntı, evde kalmış,
Sabahat; Noter nikahının keşfedeni.
Mürvet; biraz zayıf biraz şişman kısa boylu esmerle sarışın arasında tereddüt eder rengi olan kız.
Selim; idealist, tok gözlü, 'katip ağızlı' belki en zayıf karakter onun imtahanı Cemile.
Nail Bey; Selim'in babası, kıskanç ve inatçı,hiç sevmedim.
Nahide; çirkin, üniversiteli, şiirden anlar, simsiyah saçlı, simsiyah gözlü, ağzı büyük ve dudakları soluk.
Tahsin Bey; harika bir adam, şiveli konuşur.
Memduh Bey; ismi gibi zor işlerin ve cümlelerin adamı, Beyoğlu kibarı, antika