10/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Kemal Ragıp Adak, Kemal Ragıp Enson’un 1947 yılında Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen ve yıllar sonra kitaplaştırılan derinlikli bir dram/roman eseridir. Roman, hasta annesinin ilaç parasını kazanabilmek için büyük bir şirkette daktilo olarak çalışan saf ve iyi eğitimli Nahide’nin trajik hayatını konu alır. Şirket sahibi Kâzım Bey’in ahlaksız tekliflerini reddeden Nahide, asılsız bir hırsızlık iftirasıyla hapse atılır. Bir buçuk yıl süren hapis hayatının ardından toplumdan dışlanan genç kız, intikam hırsıyla "Dırahşan" kimliğine bürünerek bir kumarhanede çalışmaya başlar. Kendisini bu batağa sürükleyen Kâzım Bey ve onun iyi niyetli oğlu İrfan ile yolları yeniden kesişince, baba ile oğul arasında tehlikeli bir intikam oyunu başlar. Kitap; adalet, onur ve intikam temalarını çarpıcı bir dille işlemektedir.
AdakKemal Ragıp · Mahfel Yayıncılık · 20251 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 107. kitabı
Abbâsîler, Emevîler'in yönetimine son vererek İslâm tarihinde dönüm noktası kabul edilen bir ihtilâlle ikti- dara gelmiştir. 50o yılı aşkın bir süre yönetimde kalan Abbâsîler'in iktidara gelişi siyasî, toplumsal, kültürel ve dinî yapılanmada birçok değişikliği de beraberinde getirmişti...
Din
AbbasilerNahide Bozkurt · İsam · 2014199 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·102 syf.·
2025 43. kitabı
Kitap, farklı konu başlıklarına sahip kısa kısa denemelerden oluşuyor. Yazarın anlatımı pozitif ve içten. Bazı insanlarla sohbet ederken ne kadar olgun, ne kadar pozitif bir insan deriz ya işte kitabı okurken sanki böyle biriyle oturmuş da karşılıklı sohbet ediyormuş gibi hissettiriyor. Kullanılan sade dil ve akıcı anlatım sayesinde bir oturuşta bitirilebilir. Hayatın içindeki ufak ama değerli güzellikleri bana hatırlatan bu kitabı tavsiye ediyor ve okumayı düşünenlere şimdiden iyi okumalar diliyorum.
AnlamNahide Zereyak · Armoni Yayıncılık · 20231 okunma
Puan vermedi
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR! Merhaba! Sözleşmeyi, eşcinsellik, toplumu cinsiyetsizleştirme gibi amaçlar güttüğüne yönelik iddialar ortaya atıldığını duyduğumda okumuştum. Öncelikle okumadığı halde bu sözleşmeyle ilgili 7/24 sosyal medyada atıp tutanlarla aynı ülkede yaşadığım için UTANIYORUM. Toplumları uçurumlara sürükleyen en büyük etkenler bunlar işte: Okumamak, bilmediği halde fikir sahibi olmak. Bu zihniyetin Afganistan'da Farkhunda Malikzada'yı Kuran yaktığı gerekçesiyle bir anda vahşice linç edip öldüren, hatta ölüsüne bile eziyet eden yüzlerce kişinin zihniyetinden benim gözümde hiçbir farkı yok. Sadece Türkiye gibi medeni değerlere daha yakın, laik bir ülkede doğmuşsunuz, o kadar. Herkes desteklediği siyasetçi ya da parti ne derse sorgulamadan, araştırmadan kabul ediyor. Eşcinselliği normalleştiriyor, aile yapısını bozuyor diyenlere soruyorum, sözleşmenin neresinden çıkardınız bunu? Cinsel yönelim ifadesinin geçtiği bir madde var, o madde de kimseye din, dil, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim ayrımı yapılmaksızın mağdur, mağdur olarak kabul edilir diyor. Yani insanın, sizin etiketlerinizin dışında, sadece insan olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Bu maddeden böyle bir sonuç çıkarmak tam anlamıyla çarpıtmaktır. İnsanların okumayacağını bildikleri için her türlü yalanı atıp insanları dolduruşa getirdiler, sözleşmeyi kaldırmak için zemin hazırladılar. Kadınların şiddete dur demesinden, psikolojik, fiziksel her türlü şiddete ses çıkarmaya başlamasından rahatsız oldular. Özellikle kadınların, kendilerini koruyan bu sözleşmeye karşı çıkışlarını anlamlandıramıyorum. Sözleşmenin hikayesi söylenecek hiçbir söz bırakmıyor: Nahide Opuz, eşinin şiddetine maruz kaldığını, ölümle tehdit edildiğini 36 KEZ şikayet etmesine rağmen AİHM kararında da denildiği gibi
Düşünce
İstanbul SözleşmesiKolektif · Ahbap Kitap · 202095 okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2025 58. kitabı
Aaron - Mesaj Serhat Yüzer #varoluşçuluk ve #psikolojik gerçeklik akımının izlerini taşıyan,okuruna okurken bolca #sorgulatan eserleri okumayı sever misiniz? Benim gibi #bilimkurgu kitaplarını okurken zorlanan biriyseniz #aaorah gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.İnanın yazarımızın kalemi muazzam.Okurunu hic yormuyor.Sayfalar desen su gibi akıp gidiyor.Ben,163 sayfayı toplamda üç saatte okudum. Gelelim kitabın içeriğine Kadim Süryani coğrafyası Turabdin Metropolitliğinin merkezi Mardin'in Midyat ilcesine bağlı Mzizah köyünde hayata merhaba diyen Ishak,anneciğini sadece üç gün emebilir.Doğum sonrası durmayan kanaması yüzünden yalan dünyaya veda eder Kendisinden on beş büyük ablası Nahide,kardeşine gönüllü anne olur.O günden sonra çocuk yaşta tüm evi çekip,çevirir Telkari ustası olan Dedesi Sabro gibi babası David de telkari ustasıdır.İshak,ilkokulun son sınıfına giderken dedeciği vefat eder.Dedesinden sonra işler yolunda gitmez İshak ve ailesi İstanbul'a taşınır.Babası,Kapalı Çarşı'da küçük bir dükkanda mesleğine devam eder. Eşine hediye almak icin İshakların dükkanına gelen Profesör Yausef ile İshak ın yolu kesişir.O günden sonra İshak,Yausef e hep Uzay Bilimleriyle ilgili sorular sorar.Uzay Bilimlerine o kadar kafayı takar ki insanlardan uzaklaşıp devamlı kendi basına takılır.İyice içine kapanıp,sessizleşir. Çıktığı #icselyolculuk ta bolca hayatı #sorgular Lise 2 giderken cok merak ettiği İstanbul Uzay Araştırma Merkezini ziyaret eder ve o gün kendi kendine söz verir ve sözünde durur. Uzay Bilim Merkezi'nde işe başlayan İshak,Profesör Yausef ile ekibinin gizlice çalıştıkları projeyi öğrenir.Başka bir gezegene araştırma yapmaya giden ekip,sırra kadem basınca Profesör ve ekibi Uzay a,insansız hava aracı göndermeye karar vermişler ama İshak bu gizli projeye hemen talip
Aaron - MesajSerhat Yüzer · Papirüs Yayınları · 202416 okunma
Cumbadan Rumbaya
Puan vermedi
"Cumbadan Rumbaya" hiç de öyle basit bir roman değil. Okuyanların çoğu bu roman için "Türk sineması tadında" diye ifade etse de, bu romanının kalitesini göstermesi açısından Türk sineması yetersiz kalır. Türk edebiyatının eşsiz yazarı Peyami Safa'yı gerçekten tebrik ediyorum. İyi ki yazmış. Unutup unutup tekrar okuyacağım. Romanı basitçe bir şekilde bile yorumlamak mümkün değil sayfalarca yazmak gerekiyor. Yazar, romanlarında çok görülen batılılaşma hayranlığını, bu sefer şehrin en kenar mahallerinde yaşayan Karagümrüklü Deli Cemile, Yağlıkçılar, Şerbetçinin oğlu, kurşun dökücünün öksüz oğlu, muhtarın baldızı, Ahterlerin küçük oğlu Şefik, Şahende ve Mürvet gibi kenar mahalle karakterleri üzerinden anlatmış. Önemli karakterlerle romanı her zaman hatırlamak isterim. Karagümrüklü Deli Cemile müthiş bir karakter, Fazla lakırdı sevmez, yardım sever, çok dobra. Erkek çocukları döven, tahtası eksik yerine göre çok akıllı, tez canlı, lafını esirgemez. 'Karagümrüğü yakma düşüncesinden, Karagümrük'ün ne kabahati varmış asıl bu salonları yakmalı' düşüncesine ulaşan. Yalan kırmızı noktası. Asiye Hanım; bir meseleyi tek başına muhakeme etmekten aciz. Mıymıntı, Hafize ve Hamdune hep danıştığı onun akıl hocalarıdır. Şahende; Yuvarlak kalın kaşlı, mıymıntı, evde kalmış, Sabahat; Noter nikahının keşfedeni. Mürvet; biraz zayıf biraz şişman kısa boylu esmerle sarışın arasında tereddüt eder rengi olan kız. Selim; idealist, tok gözlü, 'katip ağızlı' belki en zayıf karakter onun imtahanı Cemile. Nail Bey; Selim'in babası, kıskanç ve inatçı,hiç sevmedim. Nahide; çirkin, üniversiteli, şiirden anlar, simsiyah saçlı, simsiyah gözlü, ağzı büyük ve dudakları soluk. Tahsin Bey; harika bir adam, şiveli konuşur. Memduh Bey; ismi gibi zor işlerin ve cümlelerin adamı, Beyoğlu kibarı, antika
Cumbadan RumbayaPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20201,339 okunma