9/10
·432 syf.··
2025 81. kitabı
Kitaba ba-yıl-dım, kurgusunun özgünlüğüne ve farklılığına bayıldım. Hele hele ağrılar ve duygusal gel gitler için düzenleyiciler olarak damarlarda keyiflerince dolaşan ve ihtiyaç halinde aktifleşen "nanit madde" olayına bayıldım. Her eve, her kan dolaşımı olan canlıya acilinden kesin lazım.:) Tabi birde ölünce diriltilme olayı var. Yani hiç ölemiyorsun, ölmüyorsun, bu da tercih edilebilir bir olay yada değil. Yaşta sıkıntı değil merak etmeyin, anında istediğin yaştaki bedenine dönebiliyorsun, ne ala memleket dimi. Ama hiçte öyle olmuyor işte. Neyse,..... Citra ve Rowana, aralarındaki etkileşimsizmiş gibi gözüken etkileşime bayıldım, diğer karakterlere de bayıldım. Citra ve Rowan'ın düşürüldüğü durum bana biraz Açlık Oyunlarındaki Katniss ve Peetanın durumunu hatırlattı ama olsundu onlara karşı olan sevgim sonsuz olduğu için, no problemo. Nealcığım sanırsam bu serisiyle insanlığa ders üstüne ders, yargı üstüne yargı dağıtmaya çalışmış. Neredeyse kitabın her cümlesi altı çizilip, not alınası kıvamda. Ama ben o kıvamda bir okur olamadığım için o cümleleri iki kez okuyup, kendi kendime bolca takdir etmekle yetindim.:) "Ölmek miydi yoksa ölememek miydi?, işte bütün mesele bu idi." Yıllar sonra Nealcığım sayesinde yine ve yeniden düştük mu bu ikileme. Hadi bakalım sonumuz hayrola. Ben serinin ilk kitabına anlaşılacağı üzere çokçana bayıldım. Zaten tür olarak distopya herzaman benim başım üstünün tacıdır, hele güzel ve etkili bir distopyaysa aslandır, kaplandır, kraldır, kraliçedir.♡
Kitap Yorumu
TırpanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024996 okunma
Diyamandi Kitabına Referansla Yaman Bir Gezinti
Puan vermedi·280 syf.·
2025 9. kitabı
Sevgili okuyucu, Sana, Yaman Dede’yi anlatan Diyamandi romanından bahsetmek isterdim. 2022 yılında Profil Kitap’tan çıkan baskısının ne kadar sevimli olduğundan başlayıp, 275 sayfa boyunca neler anlattığına varana kadar birçok şeyden konuşmak isterdim. Hatta Yaman Dede’nin Rum asıllı olup, sonradan Mevlânâ hazretleri ile manevi bir diriliş yaşadığından, Diyamandi adını geride bırakıp Mehmet Abdülkadir Keçeoğlu adını aldığından… Yaman Dede künyesini göğsünde nasıl taşıdığından, Efendimiz’in (a.s.) adı her anıldığında gözyaşlarına boğulduğuna telmihle, Yanan Dede diye anıldığından… İslam’ı tercih ettiği için, Kilise’nin eşine yaptığı baskı yüzünden çok sevdiği hanımından ve biricik kızından ayrılmak zorunda kalışından… Daha gayrimüslimken Esrar Dede ile ilgili yaptığı muhteşem radyo yayınıyla tüm gönüllere Mevlânâ ve Mevlevî demeti sunmasından… Yine İslam ile müşerref olmadığı dönemlerde bile Yamandi Molla olarak anılmasından… Başka bir dille konuşacağız seninle. Bu kitaptan değil bu kitabın bize sunduklarından konuşacağız. -Bir Şair Olarak Yaman Dede- “Yaşlar akarak belki uçar zerresi aşkın Ateşle yaşar, yaşla değil yaresi aşkın Yanmaktır efendim biricik çaresi aşkın Ağlatma da yak, hal-i perişanıma bakma” Şair, pirincin taşını ayıklar gibi ayıkladıkça sözün darasını, hikmet dediğimiz o mistik anlayışın kucağında buluruz kendimizi. Hikmeti anlamak da bir hikmet. Bundandır ki şiir, nicedir bir irtifaya havale etti kendisini. Yalın söyleyişin cazibesi; köylü güzelinin çektiği sürmeye gölge düşüren nasırlı elleri gibi kursağına oturdu estetik avcılarının. Hâsılı; tatlı, okunaklı ve köşesiz sözlerin hiçbir kıymeti kalmadı onların gözünde. En karmaşık yazan, hikmeti en iyi sırlayandır yarışı başladı edebiyat hipodromunda. Cemiyeti karantinaya alamadığımızdan mıdır
Tasavvuf
DiyamandiSadık Yalsızuçanlar · Profil Kitap · 2019232 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ruh, kalbin ev sahibidir. Kalbini şeytana kiralama ..
10/10
·128 syf.·
2025 15. kitabı
Eveett, öncelikle incelemem sohbet havasında bir inceleme olacak canlar, bundan ötürü bazı ifadeleri farklı benzer örneklerle bağdaştırarak size bir inceleme sunacağım umarım faydalı olur... Öncelikle neden böyle bir başlıkla başladın?Eserle başlığın ilişkisi nedir? Ruh kalbin nasıl ev sahibidir? Kalbi, şeytana kiralamak ne demek, neden böyle ifade kullandın? Vb. sorular sorduğunuzu duyar gibiyim, eğer dile getirmiyorsanız bile kalbiniz bunu zikrediyor. Akıl dile emrediyor ve dil sonuçluyor. Aslında ufaktan bir ipucu verdim ;) Kalp nedir? Kalp, hem düz hem çizgili kastan oluşan (myocardium), dört odacıktan oluşan (iki kulakçık, iki karıncık) üst odalar toplardamarlar ile kanı büyük odalara aktarır. Büyük odalar (iki karıncık) bu kanı ilgili organlara ileterek kanı vücuda pompalamaktan görevlidir. Yani bir kas, vücuda gerekli oksijenli kanı pompalayan diğer doku ve organları besleyen bir organdır. Bu işin tıbbi terminolojik kısmı, bu fizyolojiye girersek çıkamayız uzun uzun anlatmanın bir anlamı yok. Bundan ziyade kalp sadece bir et parçası değil, bedenin hükümdarıdır. Nasıl yani? Bedenin yöneticisi beyin değil mi? Dediğinizi duyar gibiyim.. Evet beyin bedenin yöneticisidir, o bedeni canlı tutan ruhtur. Ruhun beyni ise kalptir. Zinciri kuracak olursak; Kalp ruhun, ruh bedenin, beyin ise bedenin yöneticisidir. Her şeyin başı hükümdarı kalptir. Kalp ruhun aklıdır. Hani derler ya, hastanın beyin ölümü gerçekleşti. Organlar iflas etti. Yaşamasının bir mânâsı yok. Ne dersiniz fişi çekelim mi? Kalp de insanoğlunun beynidir. Bedeni, ilmi, niyeti, hedefleri, nefsi vb. yöneten bir hükümdardır. Eğer o hükümdar düşman olan şeytan ile işbirliği yaparsa düşman toprağıyla anlaşma yapan bir devlet misali halkın refahını bozar. Halktan izahatim yani niyetleri bozguna uğratır. Ruh
1000Kitap
Kalbin Halleriİmam Gazali · Sufi Yayınları · 2025498 okunma
Nakil Birincil Hüccettir
Puan vermedi·586 syf.··
2024 29. kitabı
Ulema bilgiyi/hakikati rivayetten bağımsız olarak hiç bir zaman anlamamışlardır. İbn-i Cezvi (Allah ona rahmet etsin) bu usulü çok güzel yerli yerine oturtmuş bir durumdadır. Hata ve kötülükleri bir şekilde şeytanla ilişkilendirmiştir. Bunu yaparken de kaide olarak şeytan'ın varlığını günah işlemeye ruhsat olarak göstermemiştir; aksine birer birer gaflette olan kesimleri uyarmıştır derlediği nakillerle ve nakillere yaptığı tefsir ve şerhler ile. Mukaddime kısmında İbn-i Cezvi şöyle bir teşbihte bulunur: İslam güneş ise akıl göz'dür. Ancak göz sağlıklı ve vazifesini gerçekleştirebiliyorsa kişi güneş'i görebilir. Bu nokta da aklın yapması gereken temel şey Allah Resulü' (sav)ne bağlanabilmek ve onu takip etmektir. Bu takipten çıkan zümreleri İbn-i Cezvi on üç farklı kategoriye ayırarak hatalarını ve sapkınlıklarını tartışmıştır. Burada tek tek başlıklar hakkında tafsilatlı inceleme de bulunmak yerine bazı rivayetleri aklımda sabitlenirler ya da tekrar geri dönüp okurum ve nasiplenirim diye buraya not edeceğim.  Abdullah b. Ömer (ra) senidiyle Allah Resulü (sav) buyurur ki: "Kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir." Abdurrahman b. Ziyad senediyle -Şeytanın dilinden- "Kendisini beğendiğini, amelini çok gördüğü ve günahlarını unuttuğu zaman ona hakim olurum.Seni üç şeyden sakındırıyorum ey Musa! Sana helal olmayan bir kadınla asla yalnız kalma; çünkü muhakkak aranıza fitne koyarım. Söz verdiğin zaman muhakkak yerine getir.Yerine getirmeyeceğin sözü verme; çünkü ben verilen sözün yerine gelmemesi için söz sahibi ile sözün arasına girerim. Sadaka vereceğin zaman geciktirmeden hemen ver.Çünkü ben sadaka vermeye niyetlenip de hemen vermeyenin sadaka vermesine engel olurum." Resulullah(sav) Safiye annemiz ile Efendimiz (sav)'i gören sahabelere "Şeytan kanın dolaştığı
Din İslam
Şeytan'ın Hileleri - Telbis'u İblisİbnü`l-Cevzî · Kahraman Yayınları · 2002338 okunma