Puan vermedi·536 syf.··
2023 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2023 00:00
Zamanda yolculuğa ne dersiniz ? Belki de bu yüzden en sevdiğim kitaplar arasında ilk 3 sırada yer aldı. Kitapta anneanne ve dedenin farklı coğrafyalardan sonra birbirlerini bulmasına meraklanan torunun hikayesi. Bir kutu ile düşüyor yollara. Sonra başlıyor hikaye. Zamanda yolculukla her an her yerde olabiliyor. Zehra ile Setterhan’ ın hikayesi. Kitapta farklı ülkelere ve kültürlere gidiyorsunuz. Güçlü tasvirler ve betimlemeler mevcut. Ben bu kitabı bir kere daha okurum dedirten bir roman diyebilirim.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:37
​ Seyyidhan Kömürcü & Kendinin Ağacı ​ "herkesin herkesten biraz almak istediği bu çağda / sen birinin / her şeyi olmak istiyorsun / birinin / ama her şeyi" ​"güzel yerden kırılmışsın / ses çıkarmıyor güzel yerlerinden kırılanlar" ​"tekini kaybetmiş bir şey gibi / tek ama yepyeni kaldım" ​"okurunu sakatlamış kitaplar gibiydin / çünkü öldürmez ama / okurunu sakat bırakır bazı kitaplar" ​"beni sanki sızılı bir kitabın tam ortasında unutmuşlar" ​Kitap öyle güzel dizelerle dolu ki, birini almasam diğerinin gönlü kalır duygusu oluştu içimde. Bu yüzden incelememe, beni en çok etkileyen bazı dizeleri paylaşarak başlamak istedim. ​ Kendinin Ağacı, ilk bakışta bir sevgiliden ayrılan bir adamın yaşadığı acıyı anlatıyor gibi görünse de aslında karşımızdaki öyle sıradan, alışılagelmiş bir ayrılık hikâyesi değil. Şair; ayrılığı iki insanın birbirinden kopmasından öte, bireyin hayattan, mekândan, anılardan ve hatta parça parça kendinden ayrılması olarak işliyor. Şiirlerdeki o sızı, ayrılığın yaşandığı mekânların adeta üzerimize yıkılmasıyla hissettiriliyor. Bir odada, bir evde ya da bir sokakta bir zamanlar var olan birinin yokluğu, nesneler üzerinden yüzümüze vuruyor. Şair; sevgiliden veya canından aziz bildiği birinden kopmayı, içindeki kadim bir şeylerin kırılmasıyla anlatıyor. Gitmek, sadece fiziki bir mesafe meselesi değil; geride kalan için derin bir "eksilme" ve "hasar" döneminin başlaması demek. ​Kitabın adı boşa Kendinin Ağacı konmamış. İnsan büyük bir kopuş yaşadığında, sadece karşısındakini kaybetmiyor; onun yanındaki "eski kendisini" de yitiriyor. Kömürcü’nün şiirindeki o yas havası, bir yönüyle de artık asla geri gelmeyecek olan o eski, yaralanmamış saf benliğin arkasından tutulan, psikanalitik derinliği olan bir yasa dönüşüyor. ​Kitabı
Kendinin AğacıSeyyidhan Kömürcü · Everest Yayınevi · 20201,653 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·93 syf.··
2026 46. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:22
Bir grup köylü, ellerindeki tohumlar çürüyünce son umutları olan Çukurova’ya çalışmaya iniyor. Ama oraya vardıklarında karşılarına iş değil, traktörler ve biçerdöverler çıkıyor. İnsan emeğinin yerini makinelerin aldığı bir düzen… Ve umutla çıktıkları yol, yavaş yavaş hayal kırıklığına dönüşüyor. Yol boyunca açlık, hastalık ve çaresizlik iç içe geçiyor. Özellikle Yusuf’un sıtmaya yakalanması ve insanların zor şartlarda ayakta kalma çabası çok etkileyiciydi. Beni en çok düşündüren şey ise insanların umutsuz kaldıklarında tutunacak bir şey aramasıydı. Nar ağacının kutsal olduğuna dair söylenti bile bir anda gerçek gibi kabul ediliyor. Aslında inanılan şey ağaçtan çok, umudun kendisi gibi geldi bana. Bir de Çukurova insanının tek bir kalıba sığmaması dikkatimi çekti. Bir kısmı yoksulları aşağılayacak kadar sertleşmişken, bir kısmı hâlâ insancıl ve misafirperver kalabilmiş. Aynı toprakta hem merhamet hem de acımasızlık yan yana duruyor. Anlatımı ise en sevdiğim taraf oldu; sanki biri karşısına oturmuş da yaşadıklarını sakin sakin anlatıyormuş gibi. Sade, doğal ve gerçek bir hikâyeydi. Benim için olaylardan çok hissettirdikleriyle aklımda kalan bir kitap oldu.
1000Kitap
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
Puan vermedi·246 syf.··
2026 56. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:46
İdris naif ruhlu şiirler ile konuşan, dikişe yatkın babası attığı ilmekler ile yalnızca tene değil ruhada dokunan bir gençti Afganistan'da. Babası Hacı Abdullah terziliği öğrensin diye Kabil'in en iyi ustası Usta Habib'in yanına yerleştirir. Sadece tamir işleri yapan Usta Habib gibi sanatını konuşturur ve tıpkı onun gibi iyi işler çıkarır İdris. Birgün dükkana gelen Leyla onun kalbindekini nakşettiren güzelliktir ve kumaşlara işlenen şiirler bu aşkı büyütür ve zengin baba terzi İdris'i tehdit edip vatanını terk etmesine sebeb olur. Savaşın başlaması, İdris'in Leyla'yı araması, mücadeleler ve 9 yıl sonra Jalozai kampında Leyla'sını bulan İdris. Ama kaybettikleri, umutları, hayalleri ve feda edişleri ile birbirine tutuna bilecekler mi? Savaşın gölgesinde aşkın, hasretin, feda edişlerin anlatıldığı, dağılan hayatlarını toplama mücadelesi. Etkileyici konusu, Afganistan sokaklarını hayal ettiren anlatımı ile savaşın yaralarının derinliğini, bıraktığı izleri, parçalanmış hayatlarını toparlama çabaları çok güzel anlatılmış. Severek okudum kitabı türü sevenlere tavsiye ederim Kaderin ipliği sandığından daha uzundur kızım. Bazen o iplik koptu, hayat parçalandı sanırsın; ama asıl sağlam düğüm tam da orada, en karanlık ve en umutsuz anda atılır. Bazı yaralar dikiş tutmaz, bazı Vedalar ise hiçbir bavula sığmaz.
Nar Çiçekleri Barut KoktuğundaSamet Biricik · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20265 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 174. kitabı
Nazan Bekiroğlu’nun o şiirsel, nakış gibi işlenmiş, adeta Doğu masallarıyla Batı trajedilerini harmanlayan o büyüleyici kalemiyle; Trabzon’dan Tebriz’e, Tiflis’ten Batum’a ve İstanbul’a uzanan, Balkan Harbi’nden I. Dünya Savaşı’nın o yangın yerine dönmüş atmosferine kadar yayılan devasa bir aşk, göç ve kader destanını derinden etkilenerek okudum. Yazar; Trabzonlu asil bir ailenin kızı Zehra ile Tebrizli taht kurnazı bir saray soylusunun oğlu Settarhan’ın yollarının o büyük tarihsel altüst oluşların ortasında kesişmesini anlatırken, iki farklı kültürün, iki farklı coğrafyanın ve iki kalbin o muazzam çekimini harika bir estetikle işlemiş. Sadece bir aşk hikayesi değil; koca bir imparatorluğun çöküşünün, sınırların altüst oluşunun, muhaceretin, yersiz yurtsuzluğun ve asıl önemlisi o büyük insanlık trajedilerinin ortasında savrulan hayatların anatomisidir bu kitap. Savaşın o soğuk, acımasız ve kıyıcı yüzünü, yanan şehirleri ve dökülen yaprakları anlatırken, bir yandan da nar ağacının o bereketli, her bir tanesinde ayrı bir sır barındıran mistik felsefesini hikayenin ruhuna öyle güzel üflemiş ki o coğrafyaların kokusunu, hüznünü ve kederini iliklerime kadar hissettim. Geçmişin o kaybolan estetiğine, sadakate, sabra ve zamana karşı direnen sevgilere yakılmış muazzam bir edebi ağıt niteliğinde olan; bittiğinde zihinde rengârenk ama bir o kadar da hüzünlü bir Tebriz esintisi bırakan, Türk edebiyatının o en zarif, en zengin ve en dokunaklı başyapıtlarından biriydi.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
Merhabalar, İlk kez bir anı okuyorum.Başlarda biraz zorlandım ama ilerledikçe biraz alıştım. 2 -3 er sayfalık anılardan oluşuyor kitap.Bence biraz genel kültür gerekiyor tam anlamak için. Nazan Bekiroğlu, bir anısında sevdiği kitapları, yazarları, diğer anısında şairleri, ressamlardan, farklı ülkelerden vb.. bir çok şeyden azar azar bahsediyor ama.Tabi bilmediğimiz çok şey ç.ıkıyor karşımıza.Arada google dan bakmak gerekiyor .Bence derin bir kitap.Güzel aslında, çok dolu bir kitap. Henüz bitmedi, bitince yorumu tamamlarım. Nar Ağacı isimi kitabını çok beğenmiştim
Kelime DefteriNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,614 okunma