Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Samet Biricik’in kaleminden çıkan Nar Çiçekleri Barut Koktuğunda adlı kitabı tanıtmak istiyorum. İdris derslerinde oldukça başarılı, parlak bir
Nazan Bekiroğlu’nun elinden çıkan Nar Ağacı, Balkan Harbi’nden I. Dünya Savaşı’na uzanan o çalkantılı dönemde, farklı coğrafyalardan gelen iki insanın yollarının trajik bir şekilde kesişmesini
Dağılan iki imparatorluk, değişen sınırlar ve dönemin acı gerçeği; muhaceret!
Nazan Bekiroğlu’nun Nar Ağacı romanı, sadece Tebrizli Settarhan ile Trabzonlu Zehra’nın hüzünlü ve epik aşkını anlatmaz; aynı zamanda 20. yüzyılın başındaki koca bir coğrafyanın siyasi, askeri ve sosyal altüst oluşlarını bu aşkın aynasından yansıtır. Bekiroğlu, mikro düzeydeki bir gönül ilişkisini alıp makro düzeydeki bir tarih projeksiyonuna dönüştürmeyi çok iyi başarıyor.
Kitaba bir yorum yapmak istesem sanırım bu olurdu.
•Sayfa 414
'Artık bir hikayeden diğerine geçmek beni yoruyor. Zehra'nın hikayesine geçtiğimde aklım Setterhan'da kalıyor, Setterhan'ınkine geçtiğimde Zehra'da. “Artık bu ırmaklar birleşse Allah'ım” diyorum. Daha ne kadar yol ne kadar fotoğraf gerekecek bana ki bu iki ırmağı birleştirebileyim.'
Usul usul, yavaş yavaş, sindire sindire okumalık.
Mehmed Uzun’un Nar Çiçekleri: Çokkültürlülük Üstüne Denemeler kitabı; sürgün, aidiyet, kimlik, çokkültürlülük ve “öteki” olma hissi üzerine kurulmuş denemelerden oluşur. Kitapta siyasi sloganlardan çok insanın iç dünyası, hafıza ve kültürel yalnızlık öne çıkar. Uzun’un dili hem şiirsel hem de melankoliktir. Özellikle memleket özlemi ve dilin insan kimliği üzerindeki etkisi kitabın temel omurgasını oluşturur.
Nar ÇiçekleriMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20124,612 okunma
2004 yılında, Türkçe öğretmenim Saim Bey’in elinde görmüş, okumaya heveslenmiş, “Cümleleri, demir leblebi gibi. Okuyamazsın.” demesine aldırmamış, alıp okumuştum. Bu, benim bu kitabı üçüncü