9/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2026 123. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Sevginin bir duygu değil, hayatta kalma mücadelesi olduğu bir dünya hayal edin. Eksikliği ruhu kurutan, fazlası ise insanı boğan, adeta su gibi bir güç... ​"Solmak." Bu distopik düzende ölüm yaşlanarak ya da hastalanarak gelmiyor; her şey önce kalpten, yani sevgisizlikten başlıyor. Cilt altına yerleştirilen mikro alıcılar kalpten yayılan her titreşimi ölçüyor ve insanları renk kodlarına ayırıyor: Mavi dengeyi, sarı düşüşü, kırmızı ise kritik sınırı simgeliyor. Sevilmediğinizi hissettiğiniz an teniniz solmaya, sesiniz incelmeye ve bedeniniz çözülmeye başlıyor. ​"Sevgi bazen öyle bir sınavdır ki, kalbin gücü değil, sabrın şekli belirler sonucu." ​Yıllar önce kaybettiği büyük aşkı Aras’a duyduğu sonsuz bağlılıkla ölümsüzlüğe ulaşmış bir kadın o. Ancak bu ölümsüzlük, zaman geçtikçe omuzlarına daha da ağır binen bir yüke dönüşüyor. Çünkü Nara sadece kendi kalbini taşımıyor; dört kızının —Elan, Sora, Lyne ve Mirel— hayatı da onun ellerinde. Bir anne olarak en büyük sınavı, sevgisini dördüne de milimetrik bir eşitlikle dağıtabilmek. En ufak bir sapma, sistemin acımasız cezalarını ve kızlarının solmaya başlamasını beraberinde getirecek. ​Ve şimdi, ekranlar alarm veriyor. Grafiklerdeki dengeler altüst olmuş durumda, özellikle de Sora için zaman giderek daralıyor. ​Sistemin merhametsiz ölçümlerine karşı bir anne kalbi ne kadar direnebilir? Aras’ın yıllar önce sistemden gizleyerek sakladığı o gizemli cihazın sırrı ne? Nara’nın kızlarına bıraktığı mektupta geçen o derin sınavı, kalbin gücü mü yoksa sabrın şekli mi kazanacak? ​Sistemin bize "paylaştıkça azalır" diye dayattığı o duygu, aslında bölüştükçe çoğalan gerçek bir özgürlüğe dönüşebilir mi? ​ ​Kusurları görüp yine de kalmayı seçenlerin, teknolojinin ve iktidarın denetimine karşı kalbiyle direnenlerin sarsıcı
SolanlarBahri Destan · Theseus Yayınevi · 20268 okunma
10/10
·102 syf.·
2026 23. kitabı
☆Sevginin ölçülebildiği, denetlenebildiği eğer sevgi paylaşılırsa tükenebileceğini öğretmeye çalışan bir dünya. ☆Eğer sevilmediğinizi hissediyorsanız solmaya başlıyorsunuz. Yani hasta, ölüm döşeğinde olan biri gibi fonksiyonlar yavaş yavaş tükenmeye başlıyor. Sistem uyarıyor 48 saat içinde normale dönüş sağlanmazsa izole ediliyor. ☆Nara dört kızına eşit derece de sevgi vermeye çalışıp onları ayakta tutmak için uğraşıyor. Nara aynı zamanda ölümsüz çünkü sonsuz sevgiyi tatmıştır. Konusu kısaca bu şekilde. Sevgi temalı kitaplarda saatlerce konuşup yazabilirim sanırım. Bu kitabın bana ulaşmasınıda tevafuk gözüyle bakıyorum. ☆Gerçek hayatta da bu şekilde değil mi sizce? Sevilmediğimizi önemsenmediğimizi hissettiğimizde özgüven eksikliği ya da kalbimiz boşlukta sallanır gibi olmuyor mu? ☆ Başkalarını sevmen için, iyi olman için önce kendini sevmen gerektiği mesajını da veriyor kitap. Ben kendimi sevmesem iyi gelemesem inanın başkalarını da iyi gelemem etrafına negatif enerji dağıtan insanlar gibi olurdum sanırım. ☆Bir de insanın temelden alması gereken sevgi vardır ya. İnsan onu kavrayamayınca kendini sevmeye çalışırken sarsılıyor, önceden gerekli olan önlem alınmamış sen de sağdan soldan binayı ayakta tutmaya çalışıyormuşsun gibi oluyor. ☆Kitabın kurgusunu, ana temasını sevdim. Kurgu okumayı çok seviyorum zaten. Sadece biraz daha uzun ve derin bir anlatımının olmasını isterdim. Bahri Hocama yeniden teşekkür ediyorum. Yolunuz açık, okurunuz bol olsun.Rabbim kaleminize güç kuvvet versin.
SolanlarBahri Destan · Theseus Yayınevi · 20268 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Muzaffer izgü ve kahramanları Kuzguna yavrusu zümrütüanka görünürmüş Muzaffer izgü İnsanları öyküleri ile güldüren değerli kitap ve kalem ehli yazarlarımızdan olan Muzaffer izgü aynı zamanda iyi bir öğretmen ve usta bir hiciv ustasıdır yazarın eserleri defalarca yeşil çam ekranına taşınmıştır en ünlü filmi aynı zamanda Kemal Sunalın oynadığı öğretmen adlı filmdir bu filmde yazar köyden kente göçü bir insanın şehirde nasıl kaybolduğunu o kemal sunalın eşsiz sanatkârlığı ile ekranlara taşır her evladın annesi için bir zümrüdü anka kuşu olduğunu söyleyen yazar belkide en büyük hatamızın bu olduğunu ifade eder bir annenin evladı kuzgun olsa o zümrüdü anka kuşuna benzetilebillirmi Hz Muhammed efendimiz kızım fatma hırsız olsa onun elini keserim buyurur ve yine her çocuğun islam fıtratı ile doğduğunu bu ahlâkın ise yine aile sayesinde korunduğunu ifade eder efendimiz SAV Perişanım,berbatım,halim duman diyen Muzaffer izgü hikayelerinde perişanlığı berbatlığı anlatır ve biz onun hikâyelerinde ağlanacak perişanlığımıza berbat halimize güler geçeriz eserleri ve yazım tarzı Aziz Nesine benzetilen yazar birbirine rakip olarak görüldükleri için Aziz Nesin tarafından pek sevilmez Muzaffer izgünün öykülerinin kahramanları içimizdendir kimi zaman işportacı kimi zaman simitçi Muzaffer izgü lüp lüp makinası biz yazarların resimleri, öyle artist resimi gibi gün aşırı gazetelerde boy göstermez. Yalnız, büyük bir başarı kazandığımız, ya da öldüğümüz zaman basarlar resimleri İşte, bu da bizim için ayrı bir övünç. Lüp Lüp Makinesi Ayşe Karakuş Ayşe Karakuş Lüp lüp makinası öykü severler tarafından okunması gereken kitaplardan biri her gün karşılaştığımız yok olan insanların o trajik ve dram dolu hayatları büyük bir gülmece ustalığı ile siz okurları bekliyor yazar hayatlarının kimsenin
1000Kitap
Lüp Lüp MakinesiMuzaffer İzgü · Bilgi Yayınevi · 2000161 okunma
Yukio Mishima - Bereket Denizi / I. "Bahar Karları"
Puan vermedi·416 syf.··
2026 6. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 14:17
Yukio Mişima'nın önemli eserleri arasındaki Bereket Denizi adlı dörtlemenin ilk kitabı olan Bahar Karları serinin arkaplanını anlamak açısından büyük bir önem taşıyor. Romanın ana karakteri henüz 19 yaşında ve tıpkı Dorian Gray'den duymaya alıştığımız göz kamaştırıcı güzelliğiyle tanınan bir genç aristokrat olan Kiyoaki Matsugae. Romandaki güçlü karakter betimlemeleri ve psikolojik tahlillerden yola çıkılarak ana karakterimiz kendi güzelliğine doyamayan ve duygularından başka hiçbir şeyi odak noktası yapmayan bir narsist olarak karşımıza çıkıyor. Mensubu olduğu aristokrat ailenin nüfuzundan ötürü iyi eğitim veren kurumda okuyup aynı zamanda görkemli malikanelerinde kişisel eğitmeninden ahlaki rehberlik görmesi beklenen genç adamın babasının Marki unvanına yakışır bir hayat sürememesi aile için hep bir sorun teşkil etmiştir. Matsugae ailesi köklü bir soyluluğa sahip olmaksızın tamamen Meiji Restorasyonu'nun akabinde nüfuz edinen; tabiri caizse "sonradan görme" bir aristokrat ailesi olduklarından çocukları Kiyoaki'yi küçük yaşlarından itibaren gerçek bir soylu olan Kont Ayakura'nın evine görgü, protokol ve saray adabı üzerine iyi bir eğitim alabilmesi adına gönderiyorlar. Ancak, tüm bu eğitimlere ve Marki Matsugae'nin baskılarına rağmen Kiyoaki sert ve aksiyon alan bir erkek olmayı reddeder. Kırılgan, duygularına haddinden çok fazla ehemmiyet gösteren, estetik kaygıları olan biri olarak heteronormatif erkeklik anlayışına adeta karşıt bir figür oluşturur. Akademide de başarı gösteremeyen Kiyoaki'nin sosyal yaşantısı da Honda Şigekuni adında oldukça realist, soğukkanlı ve Kiyoaki'nin zıttı bir karaktere sahip olan arkadaşından ve narsist kişilğinin erişilmez aşk nesnesi olan Satoko'dan ibarettir. Kiyoaki her ne kadar romanın alt metnini anlamak için en
Bahar KarlarıYukio Mişima · Can Yayınları · 2018782 okunma
Beğeni ve hayal kırıklığı ( Spolier içerebilir)
Puan vermedi·704 syf.··
2026 4. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 19:02
İncelememde kurguya ve beni kurguda en çok etkileyen kısımlara değineceğim. Ayrıca okurken hevesimi kıran ve beni son derece üzen bir konuya daha değineceğim. Kitabın baş karakteri Raskolnikov, genç ve akıllı bir üniversite öğrencisiyken maddi imkanlarının yetersizliği nedeniyle üniversiteye devam edememiş ve yarıda bırakmıştır. Üstü başı pespaye, son derece kılıksız bir gençtir ve daracık pis bir odada kalmaktadır. Maddi sorunları olsa ve paraya ihtiyaç duysa da para düşkünü değildir Raskolnikov, ihtiyaç duyduğu parayı düşünmeden başka ihtiyaç sahiplerine verebilecek birisidir. Kurgunun ilk kısımlarında Raskolnikov'un iyi kişiliği, annesi ve kız kardeşine sevgisi ve bağlılığı içinizi ısıtıyor. Onu seviyor, ve böyle pırıl pırıl bir karakterin, işleyeceği suçu işlemesine neyin neden olacağını merak ediyorsunuz. Çok geçmeden Raskolnikov'un suçunu, kendi deyimiyle "tasarısını" ya da "teorisini" öğreniyorsunuz. Bu suçu işleyeceğini, bu tasarıyı gerçekleştireceğini bile bile yine de "hayır yapmasın" diyorsunuz. Çünkü ona yakıştırmıyor ve böyle bir adamın nasıl böyle bir suçu işleyeceğine akıl erdiremiyorsunuz. Raskolnikov suçu işlemeden önce, olaylar ilerlerken Şunu fark ettim. Aslında karar verdiği işten iliklerine kadar tiksinmesine, bunu iğrenç bulmasına rağmen bu tasarıdan vazgeçmiyor. Bir kez verdiği karar ne kadar yanlış olursa olsun onu etkisi altına öyle almış ki, kendini, sanki mutlaka yerine getirilmesi gereken bir ödev gibi bu karara sadık kalmak zorunda hissediyor. Onun bu durumunun, yani verdiği karara körü körüne sadık kalmanın ve dönememenin çoğu insanda görülen bir zaaf olduğunu düşünüyorum. Üstelik Raskolnikov'un bu tasarısını her şeye rağmen gerçekleştirmek için kendince çok güçlü delilleri de var. Raskolnikov, verdiği kararın saçma olduğunu
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Brott och Straff
Puan vermedi
Berättelsen utspelar sig på 1850-talet och handlar om Rodja Raskolnikov, en 23-årig juridikstudent i Sankt Petersburg. Det boken får mig att tänka på är hur viktigt det är att stötta unga människor ekonomiskt under studietiden. Det kan vara ditt barn, en släkting, en vän, en bekant eller till och med någon du inte känner. Om någon behöver hjälp medan de studerar bör man försöka finnas där. En person som inte får sina grundläggande behov tillgodosedda kan i desperation göra vad som helst – ljuga, handla omoraliskt, stjäla eller till och med begå brott. En av de starkaste delarna i boken är vännen som kämpar för Rodja. Även när Rodja själv ger upp, slutar hans vän aldrig att stötta honom. Mot slutet av boken, i fängelset, har Rodja blivit mycket svag. Han har knappt ätit eller druckit på länge, och döden känns nära. Men med tiden ger kärleken till Sonja honom nytt hopp och styrkan att leva vidare. Den kärleken blir en väg mot en möjlig ljusare framtid. Jag ger boken 9 av 10.
1000Kitap
Crime and PunishmentFyodor Dostoyevski · Wordsworth Editions Ltd · 2000194,4bin okunma