Habibe ablanın Piraye si
Puan vermedi·431 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:05
Bir gün komşumuzun catsindaki tozlu bir çeyiz sandığından çıkıp geldi Piraye. Kitabı alabilirmiyim dediğimde dudu teyzem al oğlum , Habibe ablanın kitabıydı o dedi o an daha bir özenle aldım kitabı tozunu sildim Habibe ablanın hatırası mirası gibiydi evet Habibe abla 35 yıllık ömrünün büyük bir kısmına kanser tedavisi ve bunun yanında bir boşanma,yeni bir evlilik ve dünyalar güzeli iki çocuk sığdırdı iki öksüz Habibe; yani sevilen sevgiye layık olan zarif ve narin işte bu yüzden Habibe ve Piraye benim için aynı iki kadın hayatın yorduğu yıprattığı iki kadın. Habibe abla altını çizdiğin her satırda neler hissettiğini bilmeyi çok isterdim. Keşke sana sorabiseydim duam o dur ki cennete buluşmak dileğiyle vesselam.
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2026 29. kitabı
Merhaba arkadaşlar Bugün sizlere "ZÜRAFALARLA BATIYA DOĞRU" kitabından bahsedeceğim. Bu kitap, yaşanmış gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme alınmıştır! Hikayemiz, 1938 yılının Amerika’sında, Büyük Buhran döneminin en zorlu günlerinde başlıyor. Kıtlığın ve doğal afetlerin hüküm sürdüğü bu çetin yıllarda, bir gemi kazasından mucizevi bir şekilde kurtulan "Oğlan" ve "Kız" adındaki iki zürafanın, New York’tan Güney Kaliforniya’daki San Diego Hayvanat Bahçesi’ne uzanan destansı yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Bu iki narin canlı için özel olarak tasarlanan bir kamyonetle başlayan yolculuk, tahmin edilemeyecek kadar büyük zorlukları da beraberinde getiriyor. Zürafalara bu serüvende üç kişi eşlik ediyor: Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış yetim bir genç olan Woody, huysuz ama kalbi sevgi dolu hayvan bakıcısı Riley ve Amerika’nın ilk kadın gazetecilerinden biri olan Augusta Red. Amerika kıtasını baştan başa geçmek, hiç şüphesiz ki başlı başına bir meydan okumadır. Yolculuk boyunca Riley’nin katı tutumunun yumuşaması ve Woody ile zürafalar arasında kurulan o masum, derin bağ okuyucunun kalbine dokunuyor. Büyük Buhran’ın yarattığı ekonomik yıkım, çöl fırtınaları, yol güzergahındaki aksilikler ve kötü niyetli insanların saldırıları, kamyondaki herkes için bu serüveni bir "yeniden doğuş" yolculuğuna dönüştürüyor. Kitabın sonunda yer alan o gerçek fotoğraflar ise hikayenin ruhunu tamamlayarak yaşanmışlığın ağırlığını hissettiriyor. Okuması oldukça dokunaklı ve iz bırakan bir roman. The Kitap Yayınları Seval S. İlknur #zürafalarlabatıyadoğru #nostaljikokuluinsann #okudumbi̇tti̇ #thekitapyayınları
Zürafalarla Batıya DoğruLynda Rutledge · The Kitap · 202685 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“SİYAH LÂLE”~Alexandre Dumas
8/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:44
17. Yüzyılda Hollanda Altın Çağı’nda yaşanan Lâle Çılgınlığı’na (Tulipomania) ithafen yazılmış bir eser; insanların bir lâle soğanı uğruna servetler feda ettiği bir dönem. Lâle soğanlarına olan bu aşırı talebin fiyatları görülmemiş seviyelere fırlatması ve ardından piyasanın aniden çökmesiyle sonuçlanan tarihteki ilk belgelenmiş ekonomik spekülatif balon zamanında geçiyor bu hikâye.. Hollanda tarihinin bu en çalkantılı yıllarında çiçek yetiştiriciliğiyle uğraşan Doktor Cornelius von Baarle’nın en büyük amacı, Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti’nin açtığı yarışmada genetik açıdan üretimi zor olan en güzel Siyah Lâle’yi yetiştirmektir. Fakat kıskanç komşusu İsaac Boxtel’ın iftirası sonucunda işlemediği bir suçtan ötürü ömür boyu hapse mahkûm olur, idamdan kıl payı kurtulur. Ama hep umutludur, çünkü yanında getirdiği lâle soğanlarıyla ekeceği büyük hayalleri vardır. Tek güvendiği üç soğanı ve biricik Rosa’sı. Bu romanda iyilik timsali Rosa’nın karşısında kıskançlığıyla, iki yüzlülüğüyle ve aç gözlülüğüyle nam salmış Boxtel karşımıza çıkar. Kendisi de lâle yetiştiricisi ama en iyi Siyah Lâle’yi yetiştiremez, bu yüzden kin ve nefret silsilesi başlar. Cornelis’e tuzaklar kurar, onun peşinden sürgüne gider, ardında her şeyi bırakarak. Tek gayesi Siyah Lâle’yi çalıp 100 bin Florinlik büyük ödülün sahibi olmak. İstediğine kavuşur mu? Öyle bir sonu var ki hikâyenin, mucize dedikleri bu olsa gerek, umudu, insanın hayallerini ulaşma gücünü ve adalet arayışını çok güzel anlatmış. En savunmasız, en çaresiz anı da öyle güzel tasvir etmiş ki yazar, son ana kadar merakla okudum.. Geneline bakacak olursak, Lâle üzerinden de çok şey öğreniyoruz aslında; başta sabretmeyi, vazgeçmemeyi, umudu ve aşkı. Kitapta en güzel kısımlardan biri, Cornelis’in lâlelere olan sevgisi ile Rosa’ya olan aşkını
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
insan yürekli tanrıça: Kirke
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:01
bu yıla her ay en az bir kitap bitirme hayalleriyle girdim ama nisan ayında ben kirke'yi elime almam ile bütün bu hayallerim suya düştü. fakat isin tuhaf kısmı kitap kötü olduğu için değil aksine fazla fevkalade ve sindire sindire okunulması gereken bir kitap olduğu için bir türlü bitiremedim. öğrenci olduğum için (camdan atlicam) kendimi gündelik hayatımdan (ve ülkemizin sikik eğitim sisteminden) soyutlayıp tam anlamıyla bir kitaba verme fırsatım pek olmuyor. ancak ben kirke'de belli bir noktaya ulaştığınızda kendinize yalnızca siz ve kirkenin kalacağı bir alan, bir zaman dilimi oluşturmanız gerekiyor. kitap siz ona dikkatinizi verdiğinizde su gibi de akıyor zaten. fakat ben kirkeye ne doğru düzgün bir zaman ayırabildim ne de alan. bu sekilde okuyamadığım ve kirkenin sahane hikayesi sürekli akademik hayatımın arasında kaynadığı için de biraz üzülüyorum acikçası. kitaba gelirsekkk, mitoloji ile ilgilenen biri olarak ünlü figür ve kahramanların hikayelerinin kirkenin hikayesi ile kesismesi bence hos olmus. tanıdığım mitolojik karakterler ile karsilastikca keyiflendim, bu sebeple de bu kitabı okuyacak sahislar mitoloji hakkında az biraz bilgiye sahip olursa kitabı daha cok takdir edebilirler diye düsünüyorum. peki mitoloji hakkında hiçbir sey bilmeden de okuyabilir misiniz? tabi. yunan mitolojisinin temel yapısı hakkında iki üç dakikalık bir arastırmayla cok da keyif alarak okuyabileceğinize inanıyorum. zaten kitabın sonuna madeline miller küçük bir mitolojik karakter sözlüğü de eklemis. okurken anlamakta pek zorlanacağınızı zannetmiyorum, okumadığınız takdirde de cok sey kaciracağınızın altını cizmek isterim. bu kitapla ilgili beni en cok etkileyen sey incelenen temalar ve kirkenin ölümlü yasama iliskin düsünceleri oldu sanırım. bir tanrıçanın gözünden ölüm, gelişim
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
9/10
·236 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:00
Bir kitabı okuduğunuz zaman onun gerçek bir hayat öyküsüymüş gibi hissedilmesi kitabın ne kadar gerçekçi yazıldığını gösteriyor. Okurken sürekli gerçek mi yoksa kurgu mu ikileminde kaldım. Bu konuda yazarımızı @aytenyagmurofficial2025 canı gönülden tebrik ediyorum. Gel gelelim kitaba . Kitapta her karakterin ayri ayrı değerlendirilmesi gerekiyor ama beni en çok üzen Yusuf oldu. Yusuf: Erken yaşta annesini kaybedip babasından yeteri kadar şevkat görmemiş hayatı altüst olmuş bir şizofreni hastası insan( Yusuf'un büyüme sürecini öğrenmek de isterdim) Hikmet: Hayriye'ye deli gibi aşık olmuş ama zamanında babasına başkaldıramadığı için hayatı alt üst olmuş ve bununla beraber karısı ve çocuğunun hayatını da mahvetmiş , sinir olduğum insan tiplerinden biri. Hayriye: Sevmenin ve teslim olmanın acısını ölene kadar çeken yüreği yaralı kadın. Sana çok üzüldüm Esma: Narin ,hasta ama en kötüsü de kendini sevmeyen bir adamın elinde ziyan olmuş yüreği güzel kadın sen de bunu haketmedin... Bunların yanı sıra kitaptaki her karakter birbirinden ayrı yaşamlari temsil ediyor. Severek okuduğum,okurken üzüldüğüm bir kitaptı. Hayattan bir roman okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025114 okunma
Belki Derdimize Çare Bir Çiçek
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:05
İncelememe Kitabın En Sevdiğim Alıntısıyla Başlamak İstiyorum Genç dostlarımız Allah'a (c.c.) dayansınlar, çalışmaya ve gayrete sarılsınlar. Yenildik, pes ettik, demesinler. Yedi kez düşseler de sekizinci kez ayağa kalksınlar. Hayattan geriye anlatılmaya değer bir hikâye bırakmaları gerektiğini unutmasınlar. İnsan, bu hayatı boşa yaşamış olamaz. Bizden önce milyarlarca ruh yaşadı ve gitti, bizden sonra da milyarlarca ruh gelip geçecek. İnsan hayatı, sonsuz âlemde bir ışık çakımı gibi... Öyleyse buraya güzel bir sada, hoş bir iz bırakmak gerek. Yaptıklarımızla, söylediklerimizle, dokunduğumuz kalplerle... Bunun için sâ'ye, çalışmaya sarılmak lazım... Bu satırları okuduğumda içimdeki o geçici telaşın dindiğini hissettim. Bazen hepimiz "her şey üstümüze geliyor" diye düşünüyoruz ama bu kitap bize aslında hayatın ne kadar kıymetli bir "iz" bırakma fırsatı olduğunu hatırlatıyor. Düştüğümüzde "yenildim" demek yerine, yedi kere düşüp sekizinci kez ayağa kalkmanın o asil direnişini kuşanmak... Bu, ruhu gerçekten hafifleten, insanı kendi eksenine döndüren bir bakış açısı. Hayat, evet, sadece bir ışık çakımı kadar kısa ama bu kısa sürede dokunduğumuz kalpler, ettiğimiz güzel sözler ve çabamızla dünyaya bıraktığımız o hoş sada, baki kalacak olan asıl mirasımız. Eğer siz de hayatın karmaşasında soluklanacak, "tekrar ayağa kalkmak için" bir neden arayacak bir dost sesi arıyorsanız, bu kitap tam da omuzunuza dokunup "devam et" diyecek türden. Başucunuzda dursun, her sayfada kendi hikayenize dair bir parça bulacaksınız. Şimdi Geçelim Kitaba Modern zamanın gürültüsünde yorulmuş, kendi içine dönmek isteyen herkes için bir sığınak bu kitap.Bu kitap, modern dünyanın karmaşasında kaybolan, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan ruhumuza verilmiş bir mola gibi. Sadettin Ökten, Kemal
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025976 okunma