9/10
·779 syf.··
2026 26. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 01:56
Yine dostoyevski yine kitap bittikten sonra tavana saatlerce bakar halde kaldım. Ne yazacağımı bilmiyorum, ama kitapta hissettiklerimi yazacağım. Saflığı hissettim, iyiliği, iyiliğin ve saflığın kötüye kullanılmasını ; deliliği hissettim, çıldırmayı hatta delirtilmeyi hissettim. Tutkuyu hissettim, insanı ölüme götürecek kadar tehlikeli tutkuyu. Kıskançlığı hissettim, mutluluğun kıyısından cehenneme götüren kötü kıskançlığı. Kurnazlığı, umursamazlığı, her b*ku yedikten sonra hiç zarar görmeden kurtulmayı da hissettim. Bi kadının nasıl delirtileceğini ve deliren kadının nelere mal olacağını gördüm. Saf tertemiz bi adamın iyi niyeti yüzünden başına gelenleri gördüm. Tutkulu bi aşığın tutkusu yüzünden neler yapabileceğini gördüm. Zengin, hovarda, aristokrat dedelerin her türlü işten etkilenmeden çıktığını gördüm. Genç deneyimsiz, kıskanç kızların kendi mutluluklarını nasıl mahvettiklerini gördüm. Hasta zihniyetlerin aslaa istediklerini elde edemediklerini gördüm. Annelerin her zamanki gibi yine aşırı paralanıp perişan olduğunu gördüm. Kısaca dostoyevski de insanlığın hemen her halini görüyorsunuz. Kitabın mesajı teke indirgenmeyecek kadar çok. Ama genel özetlersek ; fazla iyi, saf olmayın. Bir kadın deliyse uzak durun. Bunu belli eder çünkü. Ne istediğini bilmeyen kızlardan da uzak durun. Fazla aşık adamdan kaçınnnn. Para göz olmak da iyi değildir fakir olmak da. Sıradan insanlar da daima sıradan kalırlar. Kendinize dikkat edin herkes oyun çeviriyor olabilir :) yoksa sonu kötü bitiyor. Okuyun okutun vesselam.
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
Ben tam olarak ne okudum?
10/10
·672 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 11:09
Merhabaaa, Arkadaşlar bu kitap neydi böyle? Ciddiyim çok önyargılı olduğum bir kitaptı. Kitaptı diyorum çünkü kitabı hemen bitirmemek için üç güne yaydım. Harikaydı. N. G. Kabaldan okuduğum ilk kitaptı. Muazzam bir kurguya sahip. Okurken asla sıkılmayacağınız bir kitap hatta arttırıyorum her sayfasını merak ederek okuyacağınız bir kitap. Kısaca kitaptan bahsedeceğim. Nova ve Ayzer yakın arkadaşlardır. Bir gün hayatları ansızın değişir. Kendilerini Elemental olarak bilinen diyarın içinde bulurlar. Ve herkesin bir krallığa bağlı olduğu bu kurguda. Nova'nın bağlı olduğu krallık 100 yıl önce büyük bir savaşta yok olmuştur. Ayzer ise bu diyarın kralı olarak bilinen Toprak krallığının varisidir. Nova ise herkesin nefret ettiği Su krallığının varisidir. İkili birbirlerinden yavaşça uzaklaşırken Nova artık diyarın ona yaptığı istenmeyen baskısından çok yorulur ve kendisini ilmekte olan Su kralı Arın'ın oradan çıkarmak için plan yaparken bulur. Ama birisi sürekli bunu engellemeye çalışır. Ateş lordu Darennnn. Hani Arkadaşlar kurguyu üstünkörü anlatmaya çalıştım ama bu kurgu anlatılmaz yaşanır yani. Bu güne kadar ben ne bekliyormuşum bunu okumak için diye kendimi sorguladım bir kurgu. Okuyun okutturun. Hani ben çok beğendim. Mükemmeldi. Daha nasıl anlatırım bilemiyorum. Kesinlikle serisini sıkılmadan okuyacağım bir kitap.
Lordlar ve VarislerN. G. Kabal · Martı Yayınları · 202210,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·560 syf.··
2026 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 20:34
Serkan Karaismailoğlu tarafından yazılan Mater üçlemesinin üçüncü kitabı. İlk iki kitapta olduğu gibi bu kitap da akıcı. Kendini birkaç günde okutuyor. LAKİNNNN SPOİLER Bu kitabı okurken serinin diğer kitaplarında hissetmediğim birkaç olumsuzluk hissettim. Bunlardan birincisi kitabın ilk 200 sayfası karakterleri hatırlamaya çalışmakla geçti. Herhangi bir hatırlatıcı yok. Keşke olsaymış. İkincisi okurken ders kitabı okuyor izlenimine kapılıyor insan. Hemen hemen her sayfada italik harflerle yazılmış bir kavram ve peşi sıra 3 sayfa o kavramın açıklaması mevcut.. Gerçekten gerek var mıydı? Tamam vaat ettiği şey nöroroman. Sadece aksiyon değil bazı bilimsel gelişmeleri de aktarmak ve bunu olay örgüsüyle harmanlamak istiyor kitap anladım. Ama kitabın içine olay örgüsüyle alakalı olmamasına rağmen bir sürü fizyolojik terim açıklaması sıkıştırılmış. serinin diğer kitapları bu “ders kitabı okuyormuş” hissini vermemişti. Ve son olarak Pia' nın anasıyla konuştuğu sahnede bir kız 20 yaşlarında ilk defa annesiyle tanışıyor ve hiç bir konu açılmadan 28 sayfa bilim hakkında konuşabiliyorlar öyle mi? İnanılır gibi değil... Bu olumsuzluklar dışında kitap kendini okutuyor. Bazı konularda okurken düşündürüyor. sade bir dili var, anlam kargaşaları yok. Yazan ve yayınlayanın eline sağlık diyelim. Serkan Karaismailoğlu
Alıntı
Dura MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20217,7bin okunma
“yanlış yerde geziyor bu kuş”
10/10
·544 syf.·
2026 4. kitabı
Bir incelemeden ziyade salt duygularım bunlar. Hayatımda nereye koyayım seni Gülbeşeker, bilemiyorum. Gönlümde ve dimağımda bıraktığın tanıdık kokuyu anlatması imkansız. Ne benzer iki ömür, demekten alıkoyamadım kendimi. İçin için ağladım günlüğünün satırlarında. Daldan dala konan öksüz yetim çocuk Feride’den yine daldan dala konan muallime Feride’ye… öyle açık bir yaradır ki öksüz yetim olmak, hiçbir yaşta hiçbir ilaç ona deva olamaz. Bir de kırgınsan, yalnızsan, kanadı kırık başka kuşlara sahip çıkacak kadar merhametli ve narinsen, hep uzaklardan ümit belediysen... Keşke bu kadar iyi anlamasaydım seni Feride. Başka türlü olamaz mıydı? diye hep sorarım kaderime, Çalıkuşu için de sordum, başka türlüsünü hep merak ettim. Artık bana öyle geliyor ki aslolan hangi türlüsü yaşanırsa yaşansın bazı kalplerin hep biraz eksik ve hüzünlü kalacağıdır. Belli ki Çalıkuşu da benimle aynı duygularda: “Kuşlar, ne istediğini bilmeyen zavallı, akılsız mahluklar. Kafesten kaçıncaya kadar türlü türlü üzüntüler içinde çırpınıyorlar. Fakat, sanır mısınız ki, dışarıda daha fazla bahtiyar olacaklar? Hayır, buna imkân yok. Ben, öyle sanıyorum ki, bu biçareler her şeye rağmen kafeslerine alışıyorlar, açık havaya kavuştukları zaman bir dal üstünde, başlarını kanatları içine gizleyerek geçirdikleri gecelerde sabaha kadar bu kafesi düşünüyorlar, küçük gözlerini pencerelerin aydınlığına dikerek hasret çekiyorlar.” ve Ben bu sona mutlu son diyemiyorum. Belki de henüz buna inanmadığım için.
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,3bin okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2026 2. kitabı
Selam benim teknolojinin hayatımızı ne kadar yönettiğini sorgulayan, gerilim dolu satırların peşine düşen güzel kitap ailem! Bugün size, modern çağın en büyük kabusunu ve en tatlı rüyasını aynı anda yaşatan, sayfaları çevirirken nefesinizin kesileceği bir kurguyla geldim: Hızır Narin’den Kaderin Şifresi (Başlangıç). Hepimiz "keşke bir sabah uyansam ve hayatım değişse" deriz ya... Peki ya o değişim, ruhumuzu satın alan dijital bir kelepçeye dönüşürse? Bu kitap, havadan gelen büyük bir servetin aslında özgürlüğümüzün bedeli olup olmadığını sorgulatıyor. Yazar, bizi basit bir "zengin olma" hikayesinin içine çekmiyor; bizi dijital bir kukla oynatıcısının iplerini tuttuğu karanlık bir sahneye itiyor. Bir yanda ekranın arkasına gizlenmiş, her adımı izleyen ve yöneten görünmez bir güç... Diğer yanda ise "kolay kazancın" sarhoşluğuyla başladıkları yolda, birer piyon olduklarını çok geç fark eden karakterler... Kitapta beni en çok etkileyen şey, yarattığı o "görünmez hapishane" atmosferi oldu. Karakterlerin fiziksel olarak özgür olsalar bile, dijital bir ağın içinde nasıl kapana kısıldıklarını okumak gerçekten ürperticiydi. Polisiye unsurlarla harmanlanmış bu kedi-fare oyunu, sadece suçluyu aramıyor; sistemin kendisini de sanık sandalyesine oturtuyor. Gelelim bir okur olarak "Keşke" dediğim, eleştirel gözle baktığım kısımlara... Kurgunun o yüksek temposunu ve "teknolojik gerilim" havasını çok sevsem de; aksiyonun gölgesinde kalan duygusal çatışmaların biraz daha derinleştirilmesini isterdim. Karakterler bir uçurumun kenarında yürürken, sadece hayatta kalma güdüsüyle değil, vicdanlarıyla da daha sert bir hesaplaşma içine girselerdi; o psikolojik baskıyı iliklerimize kadar daha net hissederdik. Olayların hızı bazen karakterlerin iç sesini bastırmış gibi geldi bana. Sonuç
BaşlangıçHızır Narin · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20254 okunma
Gece Yarısı Kütüphanesi | Matt Haig | İnceleme
7/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 00:00
Matt Haig Gece Yarısı Kütüphanesi Herkese 4 Ocak 2026'dan günaydınnn!!! Uzun bir aradan sonra, yaklaşık 44 gün sonra, yine bir incelemeyle geldim. Bu kitabı okumam Ateşten Gömleği okumamdan daha uzun sürdü neden? Çünkü otobüslerde okumayı adet edindim kendime de ondan. Eve gelince kitap okuyamamaya başladım. Allah'ım, çok kötü bir alışkanlık bu. İnşallah bir dengeye oturtacağım. Şimdi de dönem bitti, otobüs de bitti. Gece Yarısı Kütüphanesi, postlarda karşıma çok çıkıyordu ve konusu itibariyle de hep çok merak ediyordum. Arkadaşıma kitap hediyesi alırken normalde kitapçılardan kitap almam, pahalı satıyorlar diye. O an indirim vardı ve ben de Gece Yarısı Kütüphanesi kaptım hemen. Konusuna değinecek olursam Nora Seed, 35 yaşında, orta yaşlarda bir hanımefendidir ama bir problem vardır. Hatta bir değil, Nora'nın hayatında Nora'ya göre birden fazla problem vardır. Dan'le ayrılmıştır ama Dan'e bir şans verseydim ne olur diye düşünmektedir. Abisi Joe, onunla konuşmamaktadır ama Nora abisiyle olan bu dargınlığı da kendi üzerine çekmektedir. Nora depresyona girmiştir ve kedisi Volts'un da vefatıyla birlikte her şey tepetaklak olur. Nora artık en dibe çöker ve intihar eder ama bilirsiniz... Öldükten sonra bizi neler bekliyor tahmin etsek de o anı hiç yaşamadığımızdan bu konuda fazlasıyla tecrübesiziz. Nora bir anlık hisle intihar ettiğinde bir Gece Yarısı Kütüphanesi'ne düşer. Orada onun ortaokulunda kütüphaneci olan ve Nora ile ilgilenen Bayan Elm karşılar. Bayan Elm tıpkı Nora'nın küçüklüğündeki halindedir. Nora'ya kütüphaneyi tanıtır, hayat hakkında birkaç bilgi sunar ve sonunda ona bu raftaki alternatif hayatları deneyerek istediği hayatı yaşayacağını söyler. Nora da artık tek tek hayatların içine girmeye, farklı evrenlerdeki farklı yaşam biçimlerini deneyimler ama hepsinde bir
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma