Tam sıkıntıya girdiğin demlerde lütf-u ilahi ile açılan sürpriz kapıları düşün. Çıkmaza girdiğin halde işin içinden çıkarıldığın
zamanları düşün. Aşamazsın, dedikleri halde aşman nasip edilen eski zorlukları düşün. Zor dönemlerden birer birer nasıl feraha çıkarıldığını düşün. Şimdi, bugün yaşadıklarının da böyle olacağına kalbini alıştır.
Allah' a karşı minnettarlığı gerektiren şeyleri daima düşünmelidir insan. Kendisine nasip edilen başarıları da altından kalkmanın nasip olduğu zorlukları da kendisine sürekli hatırlatmalıdır.
Şifa mı istiyorsun önce Umut et kalbini güzelleştir sonra dua et ruhunu güzelleştir ve en sonunda tevekkül et halini güzelleştirir ama sabırla çık bu yola inatla umutla çık.
Olmuş olan olacak olanlar arasında en hayırlı olanıdır.
Bakın ne umutlu bir sözu vardır Carl Gustav Jung'un: "yat uyu hele geceden daha akıllıdır sabah" yani diyor ki Jung gecenin koynunda kaygılarına teslim olacağını sabahın umuduna ve aydınlığina bırak kendini.
Ne karar vereceğimizi bilmediğimiz ve sonucu görmediğimiz zamanlarda biz kur'an-ı kerim'deki şu ayete sığınırız "eminim ki rabbim benimledir bana bir çıkış yolu gösterecektir.( Şuara süresi 62.ayet) Gücümüzün yetmediği yerde derde sahibine bırakıp dermanımda ondan beklemektir tevekkül olan da bir olmayan da bin hayır aramaktır tevekkül....
Şimdi gözlerini kapat ellerini aç ve de ki:
"Allah'ım içimde kopan fırtınaları en iyi bilensin çaresizliklerimi ve boğazımda düğümlenen kelimelerimi duyansin görensin. Senden istediklerimden daha iyisini ve güzelini nasip et olmazlarımı mümkün kıl şifana ve yardımına muhtacım senden başka gidecek yardım isteyecek kapim yok. Kabul buyur dualarımı Ne olur artık yüreğim huzur ersin."
Ya Rabb! Bize yakınlığının hazzını almayı nasip et ve gizlice fısıldamanın tadına erdir!
Dünyada ve ahirette bizi iyiliklere mazhar kıl ve bizi cehennem azabından koru!
İşte tahmin ederim ki nâsihlerin nasihatleri şu zamanda tesirsiz kaldığının bir sebebi şudur ki: Ahlâksız insanlara derler: "Hased etme! Hırs gösterme! Adâvet etme! İnat etme! Dünyayı sevme!" Yani, fıtratını değiştir gibi zahiren onlarca mâlâyutak bir teklifte bulunurlar. Eğer deseler ki: "Bunların yüzlerini hayırlı şeylere çeviriniz, mecralarını değiştiriniz." Hem nasihat tesir eder hem daire-i ihtiyarlarında bir emr-i teklif olur.