Nasr Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 110. suresidir ve Medine döneminde inmiştir.
Toplamda 3 ayetten oluşur.
Sure, adını birinci ayette geçen ve "yardım" anlamına gelen "Nasr" kelimesinden alır.
Ayrıca İslam'ın zaferini ve insanların kitleler halinde dine girişini müjdelediği için "Tevdî" (Vedalaşma) suresi olarak da adlandırılır; çünkü bu surenin inişinden kısa bir süre sonra Hz. Muhammed (s.a.v.) vefat etmiştir.
Nasr suresi, İslam tarihinin dönüm noktalarından birini simgeler ve temelinde "zafer, şükür ve veda" temaları yatar.
İlahi Yardım ve Fetih: Surenin ilk odak noktası, başarının asıl kaynağının kişisel güç değil, Allah’ın yardımı olduğudur.
Mekke’nin fethi gibi büyük bir başarının ancak bu destekle mümkün olduğu hatırlatılır.
İslam'ın Yayılışı: İnsanların topluluklar halinde (dalga dalga) İslam’a girişini müjdeleyerek, bir tebliğ sürecinin meyvelerini vermesini konu alır.
Başarı Karşısında Tevazu: Sure, büyük bir zafer kazanıldığında kibre kapılmak yerine Allah’ı tesbih etmeyi, O’na hamdetmeyi ve af dilemeyi emreder.
Bu, Müslümanlar için bir "başarı ahlakı" disiplinidir.
Kısacası bu sure, "Görev tamamlandı, zafer geldi; şimdi asıl kaynağa (Allah'a) dönme ve arınma vaktidir" mesajını verir.