"Bu dünyada bir kız olmak yeterince zor, üstüne bir de dünyada teninde yaralar olan bir kız olmayı deneyin."
Kitabın başı, ortası ve sonu aslında çok net. Bazı yerlerde sıkılsam bile, devam ettim çünkü Louisa'nın dediği gibi, insanların bu kızları bilmesi gerekiyor. Kendim gibi kızları görmek için okudum bu kitabı. Acılarını tenlerine kazıyan kızlar. Charlie'de bunlardan yalnızca biri. Karakterimiz Charlie, o berbat hayatından sıyrılıp yeni hayatına başlamaya çalışıyor. Ama hayat zor, hayat bu kızlar için daha zor. Çünkü kesmek istemiyorlar. Kesmek istemiyoruz. Bu havalı olmak için, insanların gözüne sokmak için yapılan bir şey değil. Bu gerçekten acı çeken insanların (çünkü acı çeken yalnız bir kız olmak zorunda değil.) kendini iyi hissetmeye çalışmalarının sonucu. Yaşadıkları, yaşadıklarımızın bizi ne kadar etkilediğinin açık bir göstergesidir. Bu bir şov değil, bu bir yardım çığlığıdır, bu bizim gibilerin kendinden kaçmasının tek yoludur.
Paramparça Bir Kız, eğer bu tür şeyler yapmıyorsanız, yapmaya çalışmadıysanız, aklınıza bile gelmediyse anlayacağınız bir kitap değil. Ya da kitabı anlamanız için kendinizi onlardan biri olarak görmeniz, acıyı içinizde hissetmeniz gerekiyor. Dünyanın, vücudundaki yaralı kızlarından biri...
Son olarak değineceğim şey, kendine zarar verenlere kişilere, Charlie'ye, bana veya birbirimize benzeyenlere seslenmek. Bunu yapmayın, diyemem sizlere. Bu çok ucuz bir cümle olur. Ama düzelmek için her şeyi yapın, diyebilirim. Bu lanetten kurtulmak için kendi yolunuzu bulun! En doğrusu bu. Kız, erkek fark etmez. Acı acıdır ve bizleri biz yapar. Bunu söylemekten asla vazgeçmeyeceğim: "Kurtulmanızın tek yolu, onlara bu hayatın SİZE ait olduğunu kanıtlamaktır." Hepinizin daha iyi olması dileğiyle.