“Ama ya Tanrılar yoksa ya da insanlarla uğraşmıyorlarsa ne diye onlardan boşuna saklanmaya çalışalım? Yok eğer Tanrılar varsa ve bizimle uğraşıyorlarsa, onlar üstüne ne duymuşsak, ne biliyorsak hepsini efsanelerden, Tanrıların soyunu sopunu anlatan şairlerden biliyoruz. Gene o şairler, Tanrıların kurbanlar, yatıştırıcı adaklar, armağanlarla kandırılabileceğini söylerler. İnsan ya inanır ya inanmaz bu söylenenlere. İnanırsa eğrilikten yana gitmeli ki, Tanrılara keseceği kurbanların parasını çıkarsın. Gerçi doğru olursak Tanrılardan bize zarar gelmez, ama o zaman da eğriliğin getireceği nimetleri tepmiş oluruz. Eğri olursak, hem nimetlere konar hem de dualarla günahlarımızı affettirir, cezalardan kurtuluruz.”
“Dünyada artık doğal kıtlıklar kalmadı, sadece siyasi kıtlıklar var. Eğer Suriye, Sudan ya da Somali’de insanlar açlıktan ölüyorsa, bu bazı siyasetçiler böyle istediği için oluyor.”