Nazlıhan Şevik

Nazlıhan Şevik
@nazsevik
İnsan neden değişmek istemez?
8/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 00:00
Bu incelemeyi ig'de @bursarthub için Harun ERÇİN ile birlikte yazdık. --- Hayat elinden akıp gidiyor ama o hâlâ yatakta! Ne hayalleri az, ne de zekâsı… Ama bir türlü kalkamıyor. Neden mi? Çünkü o, Oblomov. Tarihin en ünlü “hareketsiz kahramanı”yla tanışmaya hazır olun. İvan Gonçarov 'un unutulmaz eseri "Oblomov", sadece tembelliği değil; erteleme alışkanlığını, korkularımızı, içsel çatışmaları, aşkı ve "gerçek mutluluk" arayışını derinlemesine işliyor. Gibi dizisi karakterlerini andıran bu başkahraman, sizi hem sinirlendirecek hem de tuhaf bir şekilde kendine çekecek. Roman, uzun sayfa sayısına rağmen ağırlıklı olarak diyaloglarla ilerlediği için oldukça akıcı. Yer yer tiyatro sahnesi tadında bölümleriyle, gözünüzde kolayca canlanacak türden. Ve belki de ilk kez, hareketsizliğin bu kadar güçlü bir hikâyeye dönüştüğüne tanık olacaksınız. Rus edebiyatı ve kültürüne meraklıysanız, Oblomov, 19. yüzyıl Rus toplum yapısını, soylular sınıfının çöküşünü ve Doğu-Batı çatışmasını anlamak için eşsiz bir pencere. Karakter betimlemeleri ustalıkla yazılmış; özellikle çalışkan ve dinamik Ştoltz ile Oblomov’un zıtlığı, düşünmeye değer felsefi sorulara kapı aralıyor. Olga ile yaşadığı yarım kalmış aşk, değişime karşı duyduğu içsel dirençle birleşince roman sadece “bir adam neden yerinden kalkmaz” değil, aynı zamanda “insan neden değişmek istemez?” sorusuna da cevap arıyor. Eğer derinlikli, sorgulatan ve yer yer mizahi bir karakter romanı arıyorsan: Oblomov tam senlik. Hazırsan… Kalk yatağından ve bu kitabı oku. (Oblomovluk yapma! )
1000Kitap
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İtiraf Tadında Bir Fantezi
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2024 12:13
Julia May Jones, bu ilk romanında her şeyden önce cesur diliyle kurduğu olay örgüsü sayesinde içten bir alkışı hak ediyor. Vladimir, beni hikâyeden çok ana karakterin içsel çatışmalarıyla etkileyen bir eser oldu. Orta yaşlı bir kadın profesör olan anlatıcının aykırı olduğu kadar gerçek hissettiren duyguları, bizim kültürümüze çok yabancı gelen evlilik düzeni, akademik çevrenin soğuk yüzü ve kişisel arzuları arasında sıkışmışlığı, okuma deneyimimde belirleyici bir yer tuttu. Özellikle pek çok roller atanmış bir kadın olarak ana karakterin yaptığı tespitler, kibrine rağmen gerçekliği, bunalımları ve yazma motivasyonuyla ilgili dürüst itirafları, onunla empati kurmamı sağladı. Bu noktalar, anlatıcıyı insani ve erişilebilir bir figür haline getiriyor. Ancak, bu empati tamamen sınırsız değildi. Anlatıcının ahlaki değerleriyle ilgili duruşu ve sınırları aşan cesareti, zaman zaman beni hikâyeden uzaklaştırdı. Özellikle bazı aşırılıkların, hikâyeye hizmet etmekten çok, yazarın onu kışkırtıcı ve etkileyici kılma çabasıyla eklendiğini hissettim. Bu durum, ismini bile bilmediğimiz baş karakterin derinliğine gölge düşürerek onu yer yer karikatürize bir figür haline getirdi. Özellikle yan karakterlerin yüzeyselliği, hikâyede tamamlanmamışlık hissi yarattı. Vladimir gibi önemli bir figür bile, anlatıcının saplantılarının gölgesinde bir “arzu nesnesi” olmaktan öteye geçemedi. Yine de, kitabın genel atmosferi ve dürüstlüğü beni hikayede kalmaya teşvik etti. Jones’un keskin gözlemleri, yerinde benzetmeleri ve toplumsal normlara dair yaptığı tespitleri sevdiğimi söyleyebilirim. İtiraf tadındaki bu fantezi, insanın kendi arzularıyla yüzleşmesinin ne kadar karmaşık ve rahatsız edici olabileceğini göstermesi açısından çarpıcıydı. Son tahlilde, Vladimir okuyucuya hem rahatsız edici hem de
Edebiyat
VladimirJulia May Jonas · Picador · 2022264 okunma
Huzurlu Bir Atmosferde Dönüşüm Hikayeleri
8/10
·288 syf.··
2025 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 12:11
Belki pek çoğumuz gibi geçtiğimiz yıl keşfettiğim Güney Kore Edebiyatı’na Han Kang ve Ch'oe Yun 'dan sonra ilk romanıyla büyük bir ilgiye maruz kalan Hwang Bo-reum 'un Hyunam-Dong Kitabevi ile devam ediyorum. Kitap, toplumsal normların yarattığı baskılardan sıyrılan bir grup insanın mahalle arasındaki Hyunam-Dong isimli huzurlu kitabevinde birbirlerinden beslenerek nasıl değişip dönüştüğünü anlatıyor. İşinden ve eşinden ayrılıp hayalini kurduğu kitabevini açan ana karakter Youngju ile başlayan kurgu, “kimlik ve mutluluk arayışı” teması üzerinden ilerliyor. Yazar, Youngju’nun sohbetleriyle tanıdığımız yan karakterleri çok derinlemesine işlemeden kendi hikayeleriyle ana temayı destekleyecek şekilde kurguya başarıyla dahil etmiş. Bu huzurlu mekanda iletişimde olan hemen herkesin kendi gibi olabilme, yaşadıklarını kabul edebilme, başkaları tarafından kabul görebilme, zorluklara rağmen yaşama tutunma, iş hayatı ve mutluluk gibi pek çok kimlik temasında çatışmalar yaşadığına ve büyüyüp geliştiklerine şahitlik ediyoruz. Yazarın sade ve basit üslubu okumayı kolaylaştırırken betimleme ve yoğunluk eksikliği lezzetini biraz yavanlaştırıyor. Keza karakterlerde bulamadığımız derinlik, akıcı başlayan alt hikayelerin de çok çabuk sönümlenmesi ile eseri roman gibi olmaktan çıkarıyor. Hyunam-Dong Kitabevi’nin en sevdiğim özelliği; kitapların büyüleyici dünyasını, birleştirici etkisini, okumanın ve yazmanın şifasını şefkatli bir atmosferle sarmalayıp sunması oldu. Duyguların nahif tonu, hikayelerin gerçekliği ve karakterlerin dürüstlüğü ise kitapla bağ kurmak için yeterliydi. Kitabın son sözünde yazarın söylediği gibi “bu kadarına sahip olmanın yeterli” olduğunu fark ettiğimiz değerli anların çoğalması dileğiyle, keyifli okumalar…
Edebiyat
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415bin okunma
Yaratılanın Evrimi Kozmik Bilince Ulaşmak mı?
8/10
·256 syf.··
2024 18. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2024 18:19
Clarke'ın okuduğum ilk kitabı. Açıkçası bu kadar iyi bir perspektifle karşılaşacağımı asla tahmin etmiyordum. Yazarın dili, romanın kurgusu şahane, ancak anlatının ötesinde çok derin bir felsefi soru bıraktı bende. Kitabın konusuyla ilgili pek çok şey yazılmış, bense ütopik ve distopik düşüncenin iç içe geçtiği bu romanla ilgili şu noktadan zihinlere bir pencere açmak istiyorum; yaşamsal faaliyet gösteren canlılar ve insanlığın evrimi kozmik bilince ulaşmak mıdır? İnsan ırkı olarak nihai amacımız bireysellikten ve hatta toplumsallıktan sıyrılıp kolektif bilinci, daha ötesi kozmik bilinci yakalamak mı? Hükümdarlar gelmeden önce evreni keşfetmenin arifesinde olan insanlığın yaşamı anlamlandırdığını sandığı ve oyalandığı bilim elinden alındığında ne yapıyor? Peki ya romanda aksi olsaydı; sadece son insan Jan değil, tüm insanlık her şeyin şeffaflaştığı bir evrende 'kumlara isim vermeye çalışan karınca' olduğunun farkına vardığında neye hizmet ederdi? Kitap, bilim, din, felsefe, metafizik, mistizm gibi birçok alanda ele alınabilecek türden. Ancak yazarın en çok doğu mistizmiyle harmanladığı bir bakış açısı sunmak istediğini düşünüyorum. Yazıldığı tarihe bakıldığında Clarke'ın gerçekten büyük bir kahin olduğu da söylenebilir. Şayet yanıldığı şu ki; toplum olarak hala bencillik ve materyalizmle sınırlandığımız bu 'modern' dünyada biz daha çok daha uzun süre bu kafalara varamayız. Son dönemde her ne kadar 'farkındalık' kisvesinde farklı disiplinlerde çalışma yapılıyor gibi görünse de insanlığın tekamülünde bırakın evrensel, kozmik bilinci, henüz bireysel farkındalığa bile ulaşmış değiliz. Yani çocukluk değil, bebeklik dönemini aşamamış bir ırk olarak daha emekliyoruz diyebiliriz. Siz ne düşünüyorsunuz? İnsanın evrimi kozmik bilince ulaşmakla mümkün müdür?
Düşünce
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma
Yolunu Kalben Arayanlara
10/10
·140 syf.··
2024 4. kitabı
Kalpten bilgeliğini masalları aracılığıyla aktaran Masalcı Ana ve evlatlık kızı Manu’nun masalsı romanıdır bu. Hayatın sırrına vakıf olmuş Masalcı Ana, derdini açmak için kapısını çalanı boş çevirmez. Canım dostum Özge Bahar’ın yayınlanan ilk romanı ve benim de naçizane editörlüğünü yaptığım Masalcı Ana, masalların diliyle insan olabilmenin pek çok erdemini konu ederken zorluğuna da tüm içtenliğiyle empati kurmaya sevk ediyor. Unutulmaya yüz tutmuş hayallerini yüreğinin odalarından çıkarmaya niyetli olanlara cesaret, “ruhu bir zaman sarkacına rapt olanlara” şifa niyetine…
1000Kitap
Masalcı AnaÖzge Bahar · Ayrıkotu Yayınevi · 06 okunma