"Müneccimlerimiz ilanı harp ve sünnet içın uygun zamanları bilirler. Şeyhler gayb alemine mahsus sırları, medrese alimlerimiz ise neyın günah neyin sevap olduğunu bilirler.
"Yüce padişah! Eğer bu saydığın bilginler sadece anlattığın şeyleri biliyorlarsa, onların pek fazla bir şey bildikleri söylenemez".
- "Neden?"
- "Çünkü bilgi tehlike ile ölçülür"
- "Ne demek bu?"
- "Bilgi doğru olmak zorundadır ve bilgin, hata yapmaktan ölümden korkar gibi korkar. Sizin bilginleriniz hata yapmaktan korkarlar mı?"
- "Doğrusu bundan pek emin değilim. Ama önce ne demek istediğini iyice anlat bana"
- "Şunu kastediyorum: Müneccimleriniz ya da medrese
hocalarınız bir hata yaptıklarında sözgelimi cezaya çarptırılırlar mı? Hata yapmaktan korkmuyorlarsa belki de hatanın cezasından korkuyorlardır".
- "Hayır. Onlar cezaya çarptırılmaz. Çünkü onlara bilgin diye saygı duyarız"
- "Oyleyse onların doğru düşünmeleri için yeterince şart
yok demektir. Çünkü onlar doğru düşünseler de düşünmeseler de nasıl olsa saygı göreceklerini, tehlikeye düşmeyeceklerini bildiklerinden hatadan da korkmazlar. Ama, mesela tüccarlar öyle mi?. Bu mesleğin adamları doğru düşünmedikleri anda iflas ederler. Benim gibi casuslar da hata yapar yapmaz yakalanıp asılırlar. İşte bu yüzden, hata yaptığı anda servetini, hatta canını kaybedebilecek olmayan insanların fikrine güvenilmez. Çünkü malı, canı, sevdikleri tehlikede olmayan biri doğru düşünemez.
Ne biçim dünya bu be! İnsanlar aya gidiyor. Elektriğin çevresinde dönen tatarcıklar gibi dünyanın çevresinde vızır vızır dönüyor uydular ama, burada, şu garipler köşesinde ne yasa var ne de zavallıyı koruyan, onu düşünen biri...
Üzerinde İspanya ve Portekiz'in bulunduğu yarım adaya İberik (İberya) yarımadası deniliyor.
MÖ 1100 yıllarında Fenikeliler, İspanya topraklarında ilk yerleşim merkezlerini kurmaya başlamışlar. Romalıları, Keltler ve Yunanlar izlemiş. Daha sonra Kartacalıların egemenliğine girmiş. MÖ 202 yılında Romalılar, Kartacalıları İberik Yarımadası'ndan atmışlar. Roma İmparatorluğu bu tarihten itibaren İspanya'da birliği sağlamış.
Fenikeliler geldikleri zaman burada çok tavşan yaşamaktaymış. Bu nedenle buraya "Tavşan ülkesi" anlamında "Hispanie" falan demişler. İspanya'yı Fenikelilerin elinden alan Romalılar da buraya İspanya demişler.
Bu memlekette bir yığın tuzu kuru var elbette! Değirmene su öğütmeye giderler!
İspanya diye bir ülke varmış ama İspanyol diye bir etnik grup yokmuş... Üstü kapalı olarak "Ülkelerin adı üzerinde yaşayan herhangi bir halkın adı olmasaydı" temennisi gizlidir. Siz böyle bir cümleyi "Türkiye'ye Türkiye denmesinden Kürtler rahatsız oluyor" yorumuyla okuyabilirsiniz. Yahu kardeşim, Türkiye'ye Türkiye adını Türkler vermemişler ki, ta ortaçağda Avrupalılar vermiş bu adı. Marco Polo (1254-1324) bile Türkiye diye yazıyor.
Ne yapalım ki, kimi memlekete üzerinde yaşayan insanların ulusal adı verilmiş: Almanya, Rusya, Türkiye... Kimi memleket de üzerinde yaşayan uluslara adını vermiş: Kolombiyalı, Perulu... İlginç değil mi, son keşfedilen topraklar kendilerini keşfeden uluslara adını vermiş.
Tarihte, Türkiye'nin güneydoğusu da aralarında olmak üzere Ortadoğu'nun bir coğrafi bölümüne Kürdistan deniliyor. Ama tarih boyunca Kürdistan adlı bir devlet olmamış. Bu nedenle tarih ile coğrafyayı karıştırmamak gerek.