Biz insanlar, burnumuzun dibindeki manzarayı göremeyiz bazen. Çünkü bakışlarımız keskinliğini yitirmiş, duyarsızlaşmıştır. Sözgelimi canavarlar kendilerini bizlere göstermezler ama çocuklara görünürler. Mazi dediğimiz şeyse gençlere görünmez ama yaşlılara görünür, hem de bütün aşikarlığıyla. Doğruluk, İyilik ve Güzellik gibi felsefi kavramlara aklı başında insanların akıllarının bir türlü ermemesine rağmen, bunları delilerin çok iyi idrak etmesine ne demeli?
Acaba unutmak, belleği yitirmek midir? Yoksa insan unutunca, bellek silinip yok olmaz da zihnimizin içinde bir yerlere kendini gizleyip varlığını sürdürür mü?
Her şeyi unutabilseniz, hafiflersiniz tabii. Fakat bu bizi yeryüzüne bağlayan, ayaklarımızı yere basmamızı sağlayan ağırlığı da yitirmek anlamına gelmez mi?