Nedim Buğra ÖĞÜT

Nedim Buğra ÖĞÜT
Doğayı, insanları, kendini sevmek için OKU.
Mustafa Kemal
dağ başını efkâr almış gümüş dere durmaz ağlar gözyaşından kana kesmiş gözlerim ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar ağlar ağlar cihan ağlar mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür altmış üç ilimiz altmış üç yetim yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer her geçen seni bizden parça parça götürür mustafa'm mustafa kemal'im diz dövdüm gözlerim şavkı aktı sakarya'nın suyuna sakarya'nın suları nâmın söyleşir hemşehrim sakarya öksüz sakarya ankara'dan uçan kuşlar kemal'im der günler günü çağrışır kahrolur bulutlara karışır gök bulut yaşmak bulut uca dağlar dev boyunlu morca dağlar divan durmuş bekleşir mustafa'm mustafa kemal'im nasıl böyle varıp geldin hoşgeldin çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin şol yüzünde güneş südü sıcaklık ellerinden öperim mustafa kemal senin dalın yaprağın biz senin fidanların biz bunları yapmadık sen elbette bilirsin bilirsin mustafa kemal
Şiir
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Nedim Buğra ÖĞÜT

, bir kitap okudu
8/10
·299 syf.·
Beğendi
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2007 00:00
·
2007 1. kitabı
Kolektif
8.3/10 · 210 okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2017 50. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2017 16:34
Orhan Kemal bu romanında Anadolu'da isim vermediği bir yerdeki bir işçi mahallesindeki insanların hayatını bir çiftin etrafında dönen hikayeyle anlatıyor. bunu yaparken de dönemin siyasi, ekonomik hayatına da dokunuyor. İşçilerin fabrika memurları tarafından hor görülmesi, fabrika sahibinin zor şartlarda çalıştırdığı işçiler, fırsatçıların hayatlarına devam ederken haysiyetlilerin ise işsiz kaldıkları ahlaksızlıkları bizlere göstermeye çalışmıştır. Asıl kahramanların isimlerini vermemiştir. Yalnızca "Genç kız"ın ismini son sayfada zikretmektedir. Öyle sanıyorum ki isim vererek onları sınırlamamak ve bu tür hayatları yaşayan çeşitli insanları genellemek için yapmıştır. Genç kız göçmendir ve çevresindekilerin karşı çıkmalarına rağmen "Genç adam" ile evlenmiştir. Güzel ve alımlı bir kadındır. Gençliğinden beri herkes ona ilgi duymaktadır. Evlenmiş olmasına rağmen kasap, bakkal ve Cangöz onun peşini bırakmak istememişlerdir. Çok sevdiği kocasıyla yoksul bir hayat sürmektedirler. Genç adam ise avukat oğludur. "Karşı taraftaki" avukat olduğu için siyasi yafta yapıştırıp işinde ve sonrasında iş bulmakta zorluk çekmektedir. Karısını çok kıskanmakta ve onun çalışmasını bile istememektedir. Ancak tek başına kazandığı para da geçimlerine yetmemektedir. Fabrikadan kovulduktan sonra iş bulamaz ve aramasından da bir netice elde edemez. Kitapta tanrı anlatıcı tekniği kullanılmıştır. Göçmen mahallesinde geçtiği için hikaye, Şiveye de yer vermiştir.
Dünya EviOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2017578 okunma

Nedim Buğra ÖĞÜT

, bir kitap okudu
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2017 16:34
·
2017 50. kitabı
Orhan Kemal
8.1/10 · 578 okunma
Elciyle tekrar bakışları karşılaşınca, adam gülerek sordu: “Sen de gelsene kütlü toplamaya!” Seyran atıldı: “Ne kadar avans verecen?” “Gelsin, ağırlığınca veririm!” Seyran dürttü: “Al kız! Beraber gideriz.” Elci cevap bekliyordu. Diken üzerinde gibiydi genç kadın. Şu sıra öyle de para lazımdı ki. İlle babasını getirtmek için. Yalnız babası mı? Kocası da işsizdi. Babası için de avans verir miydi acaba? Tekrar göz göze geldiler. Amma da ısrarla bakıyordu! “Köydeki babam için de verir misin?” “Öbür dünyadaki anan için bile veririm!”
Sayfa 197 - Everest Yayınları;·Kitabı okudu