Nedim Buğra ÖĞÜT

Nedim Buğra ÖĞÜT
Doğayı, insanları, kendini sevmek için OKU.
Uçak imalatımız, 24 Haziran 1923’te Vecihi Hürkuş ve arkadaşlarının Halkapınar Tayyare Atölyesinde Vecihi K-VI uçağının imalatı ile başlamıştır. Cumhuriyetimizin ilanından hemen sonra uçak imal ettiğimiz, memleketimizde 28 Ocak 1925 günü başarıyla test uçuşunun gerçekleştirildiği ne yazık ki çok sınırlı sayıda kişi tarafından bilinmektedir.
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
İnsan ne zaman insan olacak be? Pantolonlar, kolalı yakalar, şapkalar giyiyoruz ama hala katırız, kurduz, tilkiyiz, domuzuz. Bizde Tanrının sureti varmış. Kimde? Bizde mi? Puh suratımıza.
Roman
TÜRKİYE’DE TARİH YAZICILIĞI
Sürekli “Yeni harflerin kabulüyle eski kültürümüz bitti” deniliyor. Sanki eski kültürümüzle eskiler çok iyi bağ kurmuşlardı. Eski tarihlerimiz, eski vesika derlemelerimiz maalesef bizden evvel ecnebiler tarafından yayınlanmışlardır. Hazindir ki Türkler, Fekete Lajos’tan evvel Osmanlı diplomatikasını öğreten bir el kitabı yayınlayamadılar. Ne zaman ki Mübahat Kütükoğlu çıktı, durum değişti. Mübahat Hanım da bir kere eskilerden değil, Cumhuriyet çocuklarındandır. Emin olmamakla birlikte, eski harfleri üniversitede öğrendiğini zannediyorum. Sonuç olarak, diplomatika ilmine, vesika ilmine bakışta eski kültürün bir rolü yoktur.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Tarih
- Fen arkadeş fen, dedi Mahmut. Bizimkiler fenne önem vermediler. Çalışmadılar. Benim dediğim hep o işte. -Teğmen başını salladı, - Doğru. Zati o yüzden düştük bu duruma. Kötü Yunan ta buralara nasıl geldi? Biz çalışmadık, kendimize güvendik. Allah bizden yana deyip oturduk. Daha doğrusu bizi çalıştırmadılar. Kötü idare ettiler. Bu millet bu hale düşecek millet değildi. Onlar çalıştılar, fen yolunda ilerlediler. Bizi koyup geçtiler.
Sayfa 384·Kitabı okudu
Roman
Atatürk, hânedâna karşı bir ihtilâl hareketine giriştiği zaman, Erzurum ve Sivas kongreleri, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Heyet-i Temsiliye başkanlığı ve nihâyet TBMM başkanlığını temsilen hareket etmiştir. Söylemeye hacet yoktur ki, sultan-halifenin altı yüz yıllık patrimonyal egemen otoritesi karşısında hareketlerine meşrûluk kazandırmak için başka bir yol da yoktu. Mustafa Kemal; başından beri millî iradeyi egemen kılma prensibiyle adım adım yürüyerek, Türlüye Cumhuriyeti’ni, sultan-halifenin patrimonyal devleti yerine gerçekleştirmiştir. Mustafa Kemal’in düşlediği devlet, bir yandan sultan-halifenin şahsî egemenliğinden, öbür yandan Avrupa’nın emperyalist sömürüsünden ve egemenliğinden kurtulmuş, Avrupa devletleriyle eşit, haysiyetli, modern bir devlet ideolojisiydi.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Makale
Reklam