Mustafa Kemal'in Uçakları (Mustafa Kemal'in Uçakları Türkiye'nin Uçak İmalat Tarihi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.050
Gösterim
Adı:
Mustafa Kemal'in Uçakları
Alt başlık:
Mustafa Kemal'in Uçakları Türkiye'nin Uçak İmalat Tarihi
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053609018
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Yayınları
Türkiye’de havacılık eğitimi görenler, ilk uçağın 1903’te ABD’de Wright kardeşler tarafından uçurulduğunu; Wright ve Lockheed kardeşlerin, Boeing’in, Douglas’ın, Bleriot’nun, Bristol’ün öncü havacılar arasında yer aldığını öğrenir. Vecihi Hürkuş’un 28 Ocak 1925’te motoru dışında her şeyiyle kendi ürettiği uçağıyla Gaziemir’de ilk deneme uçuşunu yaptığını, Hürkuş’un yanı sıra Nuri Demirağ’ın, Selahattin Alan’ın, Ali Yıldız’ın ve THK çalışanlarının ürettikleri uçaklarla kırdıkları rekorları az sayıdaki meraklının dışında bilense neredeyse yoktur… Mustafa Kemal’in Uçakları, Cumhuriyet’in ilk yıllarından başlayarak kurulan pek çok fabrikanın 1923-1950 döneminde 400’e yakın farklı tip ve modelde uçak üretir hale gelişinin öyküsünü, dünya havacılık tarihindeki yerine oturma gayretiyle kaleme alınmış bir çalışma. İsmail Yavuz bu fabrikaların niye kapatıldığı sorusuna cevap bulmaya çalışırken, bu unutulmuş geleneğin üzerine inşa edilen TUSAŞ’ı da butarihe eklemliyor.
256 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Türk havacılık tarihiyle ilgili okunması gereken kitaplardan. İmkânlarımız dahilinde yapılan uçaklar ve planörleri anlatıyor. Maalesef ülkemiz tarafından yeteri kadar desteklenmeyen Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Selahattin Reşit Alan gibi Türk havacılığının önde gelen isimlerinin ufak hayat hikâyelerini ve Türk havacılığına katkılarını anlatıyor. Bu kitabı okuyanlar görecektir ki bu teşebbüsler o yıllarda engellenmeseydi bugün Türk havacılığı çok farklı bir konumda olacaktı. Umarım bu tür hatalar tekrar tekerrür etmez ve Türk havacılığı hak ettiği konuma yerleşir.
256 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Uzun bir inceleme olacak ama değer umuyorum ki;

İlk önce kitabın Cumhuriyetimizin kuruluş dönemi ve 1950'ye kadar yapılan Uçak çalışmaları bakımından sıralı bir anlatımı olduğunu söyleyelim.

Yapılan girişimler, önemli kişiler (Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Selahattin Alan, Mehmet Kum vb.) anlatılarak uçaklar hakkında teknik bilgiler de verilmiş (kapasitesi, motor gücü vb.).

Yazar özellikle 1950'nin hemen öncesi bürokratik engellemeleri ve bu yıllar ile beraber ABD yardımları ile sanayileşmemizin, yerli üretimimizin nasıl baltalandığını da güzelce vurgulamış.

Emperyalist batının taktiği basittir; Sanayide ürettiği fazla ürünü/malı gelişmemiş ülkelerin iç pazarını ele geçirerek satar. Bunu yerli üretimini her yönden yok edene kadar sürdürür. Bir yandan "verimsiz" diyerek devlet elindeki her şeyi sattırır, diğer yandan da "serbest piyasa" diyerek milli sermayenin yerine geçer (satın alır veya batırır).

Osmanlı devleti bu şekilde emperyalizmin elinde yok olmuştur. Bunları gören Cumhuriyet kadroları da ona göre hareket etmişlerdi. Elbette bunu unuttuk. Onun siyasi akımları ile ilgili araştırmanızı siz yapın bir zahmet. Şuradan bir öneri vereyim; Kim "yerli ve milli" diyor ise o adamın arkası emperyalizme dayanır siyasette bunu unutmayın.

Fakat yazar muhtemelen Mehmet Kum ile yakın ilişkilerinden dolayı (Nuri Demirağ'ın damadıdır) onun tarihsel olayını tam araştırmadan, haksızlığa uğramış gibi anlatmış. Aslında unutturulan ve anlatılmayan tarih olunca öğrenmek çok zor oluyor bir yandan da.

Nuri Demirağ'ın THY'na verdiği siparişler uçak kazası bahane edilerek engellenmiştir bu doğru. Onun yerine ise Ankara Etimesgut'ta 500 kişinin çalıştığı devasa bir devlet fabrikası açılmıştır. Bunun sebebini özellikle araştırdım.

Nihayet Nuri Demirağ'ın karıştığı siyasi olaylardan dolayı bahane edildiğini öğrendim.

Kısaca "Türkçülük" davası dediğimiz (Nihal Atsız-Sabahattin Ali) karmaşası, TürkçülükTurancılık davası Almanya'nın yenilmesi ile masaya yatırılmıştır. Bu süreç Almanya'daki "Nasyonel Sosyalist" hareketinin ve Hitler'in çalışmalarına kadar uzanır. Naziler Türkiye'nin de kendileri yanında savaşa girmesini istediği için ırkçılığı yüceltmek, hükümeti buna çekmek ve olmaz ise askeri/sivil bir darbe ile iktidarı yıkmak için çalışmalarda bulundular.

Bu çalışmalar Türk istihbaratı tarafından takip edilmekte fakat tam anlamıyla ispatlanamamaktaydı. Almanya'nın yenilme sinyalleri gelince apar topar davalar açılarak yargılamalara başlandı.

İşte bu yargılamalardan bir tanesi bazı paşaları (M.Kemal'e düşman olan Enver Paşa'nın akrabaları) ve milletvekillerini (Nuri Demirağ'da var) kapsıyordu.

İddiaya göre bu paşa ve vekiller ve bazı sermayedarlar "Naziler ile görüşmüş, onlardan para almış, askeri/sivil darbeye teşebbüsü araştırmış" idi. İddialar delil yetersizliğinden dolayı kanıtlanamadı ve bu kişiler serbest bırakıldı.

Fakat İsmet İnönü kanıtlayamadığı bu iddialardan dolayı adı karışanları emekli etmeye, işyerlerine baskı uygulamaya başladı.

Çok uzun oldu kusura bakmayın. Nuri Demirağ'ın siyasi engellenmesi, sonradan DP vekili olması (sonradan akrabaları Demirel, Özal ve Erdoğan yanında yer alacaktır) bundandır.

Peki iddialar doğru muydu?

Almanya ve ABD'nin artık önemi kalmayarak yayınladığı gizli belgelerine göre (Bknz: 40'ların Cadı Kazanı-Uğur Mumcu) doğruydu!

Üstelik yurt dışında darbe olur ise cumhuriyetin yıkılması, yurt dışından padişah soyundan birisinin mümkünse getirilmesi de konuşulmuştur.

Gerçi bizim milletimiz Sarayları, Saraylıları çok sevmiştir.

Saygıları sevgiler.
256 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Değerli İnsan İsmail Yavuz'un yazdığı İş Bankası Kültür Yayınlarından 1.baskısı temmuz 2013 yayınlanan Mustafa Kemal'in uçakları'nı 10.baskısından okudum.

Ve bir özeleştiriyle başlayayım;kitabı bu kadar geç okumanın üzüntüsünü her satırında hissettim.Ki zaten okullarda öğretilmemiş çok değerli bilgileri, edinememişken hemde...

Geçmişe, cumhuriyet tarihimize öyle güzel bir ışık tutmuş ki "İsmail Yavuz", elinizden bırakamadan her sayfasında hatta satırında şaşırıyor, hayretten hayrete geçişler yaşıyorsunuz.

Dili çok sade yalın ve akıcı, fotoğraflarla desteklenen bilgiler zihinde kalıcılık yaratıyor ve sonrası için merak uyandırıyor.
Kitabı okurken aklımdan geçenler;
"ne diye bunları okullarda öğretmezler ki; niye saklanır anlayabilmiş değilim.
Hayret ve Şok arasında savrulacaksınız"
Muhakkak okuyunuz okutunuz Eşrafım
256 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bir gökyüzü düşünün ki ,
Ufuk’ları görünmeyen ,
Güneşin hiç batmadığı ,
İnsanları cezbeden ,
Balıklar gibi suyun altından olmayı arzulayan insanın ,
Kuşlar gibi gökyüzünde olmayı hayal ettiği bir mavilik ...
1920 ‘li yıllar da Cumhuriyetin ilk kuruluşundan itibaren güzel ülkemizin semalarında yaşanan gelişmeler ,
Entrikalar,
Oyunlar ,
Genç ve ileriyi gören gençler ,
Kendilerine metal kanatlar takan kendileri küçük ama hayalleri büyük olan insanların verdikleri mücadeleler ...
1944 te Ankara - İstanbul arası uçak ile yolcu taşıma ,
1930 -1960 arasında kurulan uçak fabrikalarının yapmış oldukları büyük gelişmeler ,
Büyük girişimlerin çaresiz kaldıkları hikayeleri ,
Zaman içinde güçlenen ülkenin önüne geçen tarihin tekerrürden ibaret olduğu gerçeğinin birkez daha ortaya çıktığı kirli oyunlar ,
Yönetim kadrosunun gözlerine inen gelecek perdesi ,
İleriyi gören bir lider olan Mustafa Kemal ATATÜRK ‘ün bıraktığı gelişmekte olan Türkiye’yi çıkmaza sürükleyen dar görüşlü yönetim kadrosunun içine düştükleri hazin durumlar ....
İran a uçak hediye edecek seviye gelen bir ülkedeki uçak ️ fabrikasının nasıl traktör fabrikası montaj atölyesine dönüştürüldüğü ,
Siz kaptın biz size bedava uçak veririz oyununa düşen bir dönemin hikayesini okuyacaksınız...
256 syf.
·3 günde·Puan vermedi
“Siyasi, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kazanılan zaferler kalıcı olmaz az zamanda kaybedilir.”
Küllerinden doğan yeni Türkiye cumhuriyetinin iç ve dış sorunlarla ilgilenirken ağır sanayiye yatırım yapması hayli zor olsa gerek... kitabı okurken üzülüyoruz kırılıyoruz yıllardır bize öğretilen kendi malına güvenmeme duygusu , hazır tüketim ve tembellik ile ne kadar geriye gittiğimizi görüyoruz...
Bu kitapta Türk uçak sanayinin gerçekten Avrupa kalitesinde olduğunu - belgelerle- görüyoruz.Dönemin yöneticilerinin ileri görüşlü olamayışı ile standart üstü uçak üreten fabrikaların nasıl iflas etmek zorunda kaldığı, yetenekli insanların karşılaştığı zorlukları gördükçe içim sızladı. Okuması kolay bol resimli bilgi verici bir kitap bir solukta bitiyor
256 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Havacılık Sektöründe çalışan biri olarak üzülmemek elde değil. Okurken gerçekten yapılan yanlış uygulamalara isyan ediyor insan. Bugün Türkiye'nin bir Boeing yada Airbus gibi markası olabilirdi. Yakın tarihe meraklı Cumhuriyet'in Kazanımlarını daha iyi anlamak isteyen herkes okumalı.
256 syf.
·1 günde
1924 senesinde Vecihi Hürkuş ile başlayan bağımsız Türkiye'nin hiçbir devlete bağımlı kalmadan yükselmesi idealleri 1950'lerin başından itibaren bağımlı Türkiye'ye dönmesi...Bu bağımlılığa yönelenlerin gafletleri belki de hıyanetleri... Kendi uçağını,kendi tankını,kendi topunu,tüfeğini yap anlayışından,Amerika'nın hibelerine,aldatmalarına,hilelerine kanmak anlayışı... Yükselişe geçen yerli malı üretimi ve yerli malı yapımında ki teknolojik gelişmelerin tam ortasında Marsall yardımı ve bu yardımın zorla değil istenile istenile bir yarış havasında kapmak çabaları... Demiryolu yapımından,asfalt yapımına geçip Amerika'nın pazarı haline gelmek.Birçok kez kendini ispatlayan insanların raporları yerine,Amerikalı uzmanların raporlarının uygulanması ve 3/5 sene içinde 1925'lerden beri kendi tankını,topunu,bombanı üret anlayışından siz ağır sanayiyi bırakın,hafif sanayi sizin işiniz,siz tarım toplu musunuz,ihracat sizin neyinize siz ithalat yapın diyen raporlara tamam demek 1925'lerde başlanıp 1950'lere gelinirken edinilen bilgi, beceri, tecrübenin hiç bir ihtiyaç yok iken Marsall yardımına feda edilmesi...Güzel ülkemin o dönemdeki hızlı yükselişinin devamı olsaydı bugün birçok malzemeyi,ihtiyaçlarımızı kendimiz yapıyorduk. 1939'a kadar yapılan işlerin bu tarihten sonra tersine gitmesi ve bu ters gidişata dur demek isteyenlerin önlerinin devamlı kapatılması...Bu konu hakkında şahıs isimleri vererek konuşmaya gerek var mı bilemiyorum.Ama bunlar kimler derseniz 1939/1954 arası ülkeyi yönetenlere bakmanız yeterli olacaktır.
256 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Türk Havacılık tarihini güzel kaynaklardan derleyerek ortaya koymuş güzel bir eser. Uçak fabrikalarının kapatılışındaki acıyı okurken hissedebilirsiniz. Milli üretim konusundaki önyargıların da kırılması için okunmasını tavsiye ederim.
256 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Atatürk döneminde önem verilen ve muazzam bir alan haline gelmeye başlayan havacılık sanayinin, Atatürk'ten sonra gerilemesi ve 1950'lerde iflasa sürüklenmesini anlatan kitap.
256 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Türk havacılığının hangi badireleri atlattığını gözler önüne seren bir eser. Kitapta anlatılan üzücü olaylar olmasaydı şu anda Türkiye havacılıkta devrim yaratacak ülkelerden biri olabilirdi.
Yıllarca Türk malının kötü olduğu bizlere anlatıldı. Aslında bu kötülemenin kendi malları satılsın diye yabancılar tarafından yapıldığı o kadar açık olmasına rağmen yıllarca kendi insanımız buna inanmıştır. Bu nedenle günümüz binlerce Türk malı ürün yabancı isimle karşımıza çıkmaktadır. Bunların çoğu marka olmuştur. Oysa Nuri Demirağ'ın fabrikasında 1938 yılında imal ettiği Türk malı uçaklar şüphesiz dünya kalitesindeydi.
1960 yılına kadar olan süreçte uygulanan yanlış politikalarla uçak ve bomba fabrikaları kapatılmış ve farkına varılmadan dışa bağımlı hale gelinmiştir.
Bugün teknolojiyi satın almak yerine teknoloji üreterek kendi uçaklarımızı kendi otomobillerimizi, kendi trenlerimizi yapmak zorunda olduğumuz açıkca ortadadır. Açık olan bir başka şey ise lisans altında yapılanların bize faydası olmadığıdır. Günümüz Türkiye'sinde bu hiç de zor değil; çünkü gerekli donanıma sahip insanımız ve olanlarımız mevcuttur, tek ihtiyacımız organize olmuş, tam bağımsızlığı benimsemiş doğru iradedir.
Geleceğin en etkili silahı da, aracı da hiç kuşkunuz olmasın uçaklardır. Bir gün insanoğlu uçaksız göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bizlere mesajlar yollayacaktır. Bu mucizenin tahakkuku için 2000 yılını beklemeye hacet kalmayacaktır. Gelişen teknoloji bize daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise batıdan bu konuda fazla geri kalmamayı temindir ...

Mustafa Kemal Atatürk 1936 yılındaki Eskişehir Hava Okulu açılışında
Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1937'de TBMM'nin açılış konuşmasında, "Bundan sonrası için bütün tayyarelerimizin ve motörlerinin memleketimizde yapılması ve harp sanayimizin de bu esasa göre inkişaf ettirilmesi iktiza eder” demiştir.

Sözünü cesaretle söyler, çünkü 1937 yılına gelindiğinde Türkiye'de Sümerbank, Etibank, Şeker Fabrikaları, Kardemir Fabrikası, SEKA, Şişe Cam Fabrikaları, Devlet Demiryolları ve maden ocaklari gibi çok önemli sanayi tesisleri kurulmuştur. 1922 yılında savaştan tamamen tükenmiş olarak çıkan Türkiye, 1938 yılında dünyada kendi ekonomisi ile geçinebilen yedi ülkeden biri olmuştur.
1941-1944 yılları arasında Nuri Demirağ’ın Gök Okulunda başarılı uçuşlar yapılmıştır. Uçakların hiçbirinde kırım olmadan tam 16 bin saat uçulmuş ve 290 pilot yetiştirilmiştir. Nuri Demirağ'ın fabrikalarında üretilen uçaklar Türkiye'de olduğu kadar yurtdışında da büyük yankılar uyandırmıştır. Özellikle İngiliz ve Almanlardan başka Amerikalıların endişelerinin daha büyük olduğunu Nuri Demirağ’ın fabrikalarına yapılan gezilerden anlıyoruz.
6.7.1936 tarihinde dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak, Nuri Demirağ'a gönderdiği resmi mektuplarda net bir biçimde Nuri Demirağ”a açık destek vermiştir. Yine 4.8.1938 tarihinde dönemin Hava Müsteşarı Zeki Doğan ise yaptığı geziden sonra gönderdiği resmi mektubunda Nuri Demirağ'ı candan kutlarken adeta “sen uçakları yap biz alacağız” demiştir. Fakat Atatürk’ün ölümünden sonra değişen tüm kadrolar gözünü Amerikan uçaklarına dikmiş, Nuri Demirağ'a sahip çıkılmamıştır.

Bu kadrolar özellikle Rusya'dan gelen tehditlerin ancak İngiltere ve Amerika'dan alınan teknolojisi yüksek uçak ve silahla önlenebileceğini düşünmüşlerdi. Böylece Atatürk'ün on beş yıldır sürdürmekte olduğu tam bağımsız politikaları bilinçli veya bilinçsiz olarak sürdürülememiştir.

Atatürk sonrası dönemde kendi uçağını, bombanı, tankını yapma yerine satın alma politikaları güdülmüş ve hâkim olmuştur.
Yokluğun ne demek olduğunu daha ana karnındayken hissetmişti. Onun için bizlere kendi teknolojimizle yerli uçağımızı yapmamız gerektiğini anlatıyordu. Aksi takdirde, egemenliği olmayan esir ülke olacağımızı bizzat o dönemleri yaşayan babasından öğrenmişti.
Gazı Uçak Motor Fabrikası da "Siz tarım ülkesisiniz" denilerek 1954 yılında MKEK tarafından şu anki traktör fabrikasına dönüştürülmüştür. Böylece hâlâ sıkıntısını çektiğiniz ve dünyanın en ileri teknolojilerinden biri olan uçak motor teknolojisi Türkiye' de daha başlarken sonlandırmıştır.
Oysa 1950 yılında Türk mühendisinin, teknisyeninin yaptığı ve 1950 yılında Türkiye'nin Danimarka'ya sattığı THK-5 ambulans uçağı 1961 yılına kadar uçmuştur.
20 yıldan uzun süre F-16 uçağında çalışan biri olarak burada şunu da vurgulamak isterim ki, 1950 yılında THK-16 jet uçağının tezgahtan indirilerek 37 yıl sonra, 1987 yılında F-16 jet uçağının tezgaha binmesi çok ilginç bir benzerliktir. Herhalde tarihin kara cilvesidir.
Yine aynı dönemde Avrupa'dan 30 adet uçak sipariş alınmak üzereyken fabrikayı traktör fabrikası haline getirmek isteyen bir İngiliz heyetinin Türkiye'ye gelerek birtakım görüşmeler yaptığı ve zamanın İşletmeler bakanının bu proje dolayısıyla farklı yöneticilerine emir vererek uçak siparişini kabul ettirmediği bilinmektedir. Türkiye'de traktör yapacak heyet bir daha ortalıkta görünmemiş, sonradan da bu 30 adet uçak siparişini aynı heyetin bir İngiliz firmasına sağladığı öğrenilmiştir.
Mehmet Kum'a göre böylesi büyük ve önemli girişimin yok edilmesinin nedenlerinden biri ABD'nin baskısı olabilir. Çünkü ona göre Amerika, 1945''te harp bittikten sonra büyük bir pazar kaybetmişti. Elindeki sanayiyi ve fabrikaları kapatmak işine gelmiyordu. Onun için de pazar arayışına girişmişti Türklerin uçak yapmaması için baskılara ve yardımlara başladı .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mustafa Kemal'in Uçakları
Alt başlık:
Mustafa Kemal'in Uçakları Türkiye'nin Uçak İmalat Tarihi
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053609018
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Yayınları
Türkiye’de havacılık eğitimi görenler, ilk uçağın 1903’te ABD’de Wright kardeşler tarafından uçurulduğunu; Wright ve Lockheed kardeşlerin, Boeing’in, Douglas’ın, Bleriot’nun, Bristol’ün öncü havacılar arasında yer aldığını öğrenir. Vecihi Hürkuş’un 28 Ocak 1925’te motoru dışında her şeyiyle kendi ürettiği uçağıyla Gaziemir’de ilk deneme uçuşunu yaptığını, Hürkuş’un yanı sıra Nuri Demirağ’ın, Selahattin Alan’ın, Ali Yıldız’ın ve THK çalışanlarının ürettikleri uçaklarla kırdıkları rekorları az sayıdaki meraklının dışında bilense neredeyse yoktur… Mustafa Kemal’in Uçakları, Cumhuriyet’in ilk yıllarından başlayarak kurulan pek çok fabrikanın 1923-1950 döneminde 400’e yakın farklı tip ve modelde uçak üretir hale gelişinin öyküsünü, dünya havacılık tarihindeki yerine oturma gayretiyle kaleme alınmış bir çalışma. İsmail Yavuz bu fabrikaların niye kapatıldığı sorusuna cevap bulmaya çalışırken, bu unutulmuş geleneğin üzerine inşa edilen TUSAŞ’ı da butarihe eklemliyor.

Kitabı okuyanlar 102 okur

  • Gazi
  • Hypatia
  • İbrahim Yalçın Şeker
  • Esin Kaçal
  • Hakim Han
  • Mert Ahmet Kırçıl
  • Faruk Kurtbaş
  • Sema Karaduman
  • Ömürcan Yılmaz
  • seda bingöl

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%63.3 (31)
9
%22.4 (11)
8
%10.2 (5)
7
%2 (1)
6
%0
5
%2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0