"Her günün sonunda o gün neler yaptığını düşün! Eğer kendini Allah’a kullukta bulursan, bun­ dan dolayı Allah’a şükret. Allah’ın emirlerine aykırı davra­ nışlarda bulursan, bundan dolayı da nefsini kötüle ve Al­ lah’tan seni bağışlamasını dile; günahkârca bir yaşantıyı terkederek, O’na tevbe et, O’na dön. Senin için, Allah’la başbaşa kalarak nefsini kınadığın bir yalnızlık ortamından daha faydalı bir meclis yoktur."
Nefs acı, nefs tuhaf ve nefs düşman. Ama var, ama susmuyor, ama konuşuyor hep konuşuyor..
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Önce bir bak hele Âdem'in başına neler geldi. Nice zamanlarca yasa matemlere düştü, neler çekti neler. Sonra âlemi tufana veren Nuh'a bak. Binlerce yıl kâfirlerden neler çekti neler. Sonra aşka düşen, mancınığa binen, ateşi yurt edinen İbrahim'e. Nefsi sevgilisinin yolunda kurban olan İsmail'e. Belâlara uğrayan, oğlunun derdiyle gözleri ağaran, başı dönmüş Yakub'a. Kulluk eden, kuyuya atılan, zindanlara hapsedilen Yusuf'a ve padişahlığına bak. Sonra sitemler çeken, kurtların derdiyle kapı önünde kalan Eyyub'u. Yolunu yitirip ayrı düşerek balığın karnını yurt edinen Yunus'u. Dünyaya gelir gelmez beşiği tabut, dadısı Firavun olan Musa'yı. Ciğerinin hararetiyle demiri mum gibi eriten Davud'u gör. Derken tahtını yel götüren, herkesi hükmü altına alan, fakat sonunda saltanatında yeller esen, yerini develer tutan Süleyman'a bak. Gönlü coşup köpüren, başını testere kestiği hâlde ses çıkarmayan Zekeriyya'yı. Bir topluluk önünde mum gibi zârî zârî başı kesilen Yahya'yı. Darağacından kurtulup Yahudilerden kaçan İsa'yı gör. Sonra Peygamberlerin ulusuna bak. Kâfirlerden ne cefalar gördü, ne cevirlere uğradı. Sen bu işi kolay mı sanıyorsun?
Alıntı
İslam bizden nefsimizi öldürmemizi değil, kontrol altına almamızı ister. Nefsini öldüren insanın ne hırsı ne azmi ne de mücadeleciliği kalır; ilerleme kaydedemez. İslam bizden rekabetçi duygularımızı yok etmemizi istemez. Bir hadiste, "İki kimseyi kıskanmak caizdir." denildikten sonra bunlardan birinin 'Allah tarafından kendisine verilen serveti hak yolunda harcayan, diğerinin de Allah' ın verdiği ilimle amel edip bu ilmi başkasına öğreten kimse" olduğu belirtilir. 2 Dikkat edersek Efendimiz (sav), "Kıskançlık duygunuzu öldürün, Allah' ın hiçbir kulunu kıskanmayacaksınız." demez. Kıskançlık duygumuzu hayra yönlendirir. Allahu Teala Kur' an-ı Kerim'de bize "Hayırlarda yarışın." der. (Bakara, 148) Ama "Birbirinizle niye yarışıyorsunuz? Yarışmayın. Herkes kendi işine baksın, boş ver." diyenler var. Hayır kardeşim, yarışın. Çünkü Allah insana yarışma duygusu verdi. "Ben bulunduğum bir toplumun en güzel kişisi olmayı istemem." diyen var mıdır? Demeyiz. Her ne kadar "Dış güzellik önemli değil, önemli olan ruh güzelliği." desek de hepimiz en bilgili, en güzel, en becerikli vs. olmayı isteriz. Bunu nefsimiz ister. İşte Allahu Teala içimizdeki bu yarışma ve öne geçme duygusunu kanalize eder: "İsrafta, lükste, şatafatta, giyimde kuşamda, harcamada, günahlarda, övünmede değil iyiliklerde, hayırlarda yarışın." der Allahu Teala. Bizden duygularımızı öldürmemizi, melek olmamızı beklemez.
– Kalb katılığının alâmeti, Allah kulu kendi nefsinin yönetimine bırakır.. Ve.. o kimse de bu haline alışır kalır.. Yüce Allah’ın kendisini yönetmesini ve korumasını istemez.. Halbuki Resulullah (S.A.V.) Efendimiz, şöyle dua etmiştir: – "Allahım, beni yeni doğan bir çocuğu korur gibi koru."
Din
Müslüman olan iki kişi hayal edin! Biri; sabah ezanı okunmadan camiye giden, namazlarını hep cemaatle kılan dindar biri. Bu kişinin ibadetine olan hassasiyetini düşünün! Diğeri ise namazlarını camide kılmayan biri. Birgün; namazlarını devamlı camide kılan uyuyakalıyor ve cemaate ancak, ikinci rekâtta yetişiyor. Aynı gün; diğer kişi de camiye geliyor ve dindar olanla aynı safta, yan yana namaz kılıyor. Aynı aksiyon olmasına rağmen; camiye devamlı giden kişinin hissiyatı ile düzenli gitmeyenin hissiyatı aynı mıdır? Düşünün! Dindar olan; “Ya Rabbi, ben nasıl uyuyakaldım? Sana, her an daha çok yaklaşmam gerekirken; ben, nefsime uydum.” diye kendini mahcup hissederken, camiye düzenli gitmeyen kişi ise; “Ben bugün sabahın soğuğuna aldırmadan camiye gittim, cemaatle namaz kıldım. Elhamdülillah, kendimi bayağı iyi hissediyorum.” diye seviniyor. Aynı aksiyon olmasına rağmen; biri utanıyor, diğeri kendini iyi hissediyor.
Sayfa 90