Annem ortalama bir insan için güçlü bir fiziksel altyapım olduğunu da söylerdi. Ama yine de bu dişi bedeni iki adet otuz altı numara ayak tabanı üzerinde tuttuğum ilk dakikalarda, etrafımda dönen dünyayı durdurmak için elimden hiçbir şey gelmiyordu.
Bu kez büyülü çağrısı çabucak yanıt bulmuştu.
Fakat gece ayazında pırıltılarla ortaya çıkan Gavin olmadı.
Dorian'ın büyüsü alevlendi. Figür şekillenirken saldırıya hazır-landı.
Kaltain Rompier üzerinde kapkara elbisesi ve bağlanmış saçlarıyla Dorian'a hüzünle gülümsedi.
Fakat Una; Manon'ın kuzenlerinden biri olan o güzel, kahverengi saçlı Crochan gümüş bağlı süpürgesini eline alıp "Onları sen eğittin," dedi. "Hepiniz eğittiniz... Bunu yapan cadıları siz eğittiniz." Una çürüyen bedenlere, kesik boğazlara ve çabuk, hem de hiç mi hiç çabuk gelmeyen ölümlere işaret etti. "Ve bizden bunu unutmamızı mı bekliyorsunuz?"
"Uğraşıyorum," dedi Lorcan... Nazikçe olmasa da sesinde kesinlikle o alışageldik soğukluk yoktu.
Hançer kilidin içini yoklasa da işe yaramadı.
"Çıkar şunu." Kraliçe titremeye başladı.
"Ben..."
Aelin hançeri Lorcan'in elinden aldı. Hançerin ucunu kilidin içine sokmasıyla metale değen metalin tıkırtıları geldi. Hançer demir kaplı elinde titredi. "Çıkar şunu," diye fısıldadı. Dudakları gerilirken dişleri ortaya çıktı. "Çıkar şunu."