Aşk kurtarmak istediğimiz bir vahaydı. Namevcuttu. İcat edilmemişti. Keşfedilmemişti. Yanılsamaydı aşk, manipüle edilmiş hissiyatın kontrolden çıkmış bir simülasyonuydu.
Öyle ya da böyle devam ediyordu da hayat, pes etmemeye kararlıydım, küçük bahaneler icat edip bir biçimde tutunmam gerektiğine inandırdım ben de kendimi.
Hayal kurarım, hayal. Işıklı, sevinçli, çiçekli, kimsenin kimseyi sömürmediği, kimsenin kimseden korkmadığı, kuşkulanmadığı, kimsenin kimseye düşmanca bakmadığı bir dünyanın hayalini kurarım. Bu kadarı bile bana yeter, bu kadarı bile beni mutlu eder.