5/10
Senaryo tarzında okuduğum ilk eser olur kendileri. Dikkat çekici bir kapağı olduğunu söylemem gerek. Olay L.A Ranevskaya'nın çiftliğinde geçer. Buradaki karakterler o kadar havai ki; sanki borç dertleri bir yana, cennette yaşıyorlarmış gibi bir havaları vardı. Düşünsenize üstünüzü bile Firs adında bir uşak girdiriyor ve fırçalıyor, inanılmazsınız yani. Hanımlar- beyler beş çayında ülkenin sorunlarından dem vururken, o sorunların bir parçası olmaktan öteye gitmiyordu. Hayır, insan bunun için bir çaba gösterir, icraata geçer, nerdee. Lafla peynir gemisi yürümez arkadaş. Aklı başında sadece ama sadece Trofimov vardı. Onu da Anton Çehov'un bu hikayedeki rolü olarak yorumladım. Karakter isimleri "Amber Ruth Ruby Jane Skylar Ortez" tarzında beyin yakan cinsten "Taaşşuka- Talat Ve Fitnat" yani. Kitabın sonunda öyle bir ters köşe oldum ki bu kadar olur. O adamı bizim burada tahtalı köye yollar sonra da orada kavalcı yapalardı, net. Şimdilik bu kadar...
Klasikler
Vişne BahçesiAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,1bin okunma
İKİNCİ KİTAP NERDEE?
10/10
·560 syf.··
2026 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 21:24
Selam kitapseverlerr! Bugün size çok güzel bir kitap önerisiyle geldim. Hemen hızlıca konusundan bahsedeyim; Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri altüst eder. Yıkım Timi'nin heybetli komutanının gözleri Melek'in hatırladığının aksine buz gibi soğuk ve acımasızdır. Kardeniz kurgusu Abimin arkadaşı Ve bir romantik komedi! Öncelikle kitabın her sayfasında gülme krizine girdim. Ana karakter hem etrafındakileri güldürebilen, hem de kendi acılarına bile gülerek yarasını hafifleten biri. Gerçekten bu karakteri okurken sanki karşılıklı dedikodu yapıyormuşuz gibi hissettim. Yıkım Timi ekibine de bayıldım! Özelikle Şerif Ali'ye... Aşırı komik bir adam olmasının yanı sıra dedikodu yaparken tam bir fesat teyzeye dönüyor dgdjdjsj. Kitapda da dediği gibi: "Dedikodu yapan erkek candır." :D Tahir'e gelince... Gerçektende köyde yaşayıp büyümüş birinin hakkını veren bir kişiliğe sahipti. Özellikle bir sahnede (spoiler olmasın diye söylemeyeceğim) gerçekten ne kadar beyefendi ve örf adet bilen biri olduğunu gösterdi. Açıkçası bayılmıştım bu tavrına. Klasik Karadeniz kitaplarındaki gibi bir adam değildi. Sadece Karadeniz şivesiyle konuşulan yerlerin bazılarının yazım tarzını sevmedim. Örneğin bir cümlede "I " harfini şivesiz yapıp sadece cümlenin sonundaki fiile "U" eklenmesi kesinlikle o cümleyi Karadeniz şivesi yapmıyor. Ama kitapta benim için artı olan o kadar özellik var ki buna pek takılmadım. Sonuna olsun, diyaloglara olsun, hepsine ayrı ayrı bayıldım. Heyecanla ikinci
Fırtına ZamanıDuruMavii · Vera Kitap · 2026166 okunma
Reklam
Bazı insanlar sizi iyileşmek için kullanır. 'Nastenka'
Puan vermedi·96 syf.··
2026 35. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 18:01
Hani verdiğin sözler, hani ellerin nerdee ? Kitabı kapattığımda dilimde bu şarkı, içimde ise Nastenka’ya karşı dindiremediğim bir öfke! İnsan, kendisine kalbini açan, onu hiçlikten çekip çıkaran birini nasıl bu kadar hızlı feda edebilir? Burada Dostoyevski, insan doğasının bencil tarafını Nastenka üzerinden anlatıyor. Ama belki de mesele yalnızca bencillik değildir. Çünkü bazı duygular minnetle başlar, fakat aşka dönüşmez. Nastenka, kendisini karanlıktan çıkaran ele değil; kalbinin en başından beri ait olduğu yere koştu. İnsan bazen kendisine iyi geleni değil, kalbini en çok acıtanı seçer.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2019102,1bin okunma
Puan vermedi·445 syf.··
2018 24. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2018 00:00
@arkadya_kitap #sonnefes bitmiş bulunmakta kendisi Okuyan kadinlar kulubu nün düzenlediği #arkadyamaratonu nun ve @okumacemberiolusturalim etkinliğimizin biten dördüncü kitabı. Şimdi soruyorum sana @arkadyapolisiye bu nasıl bir kitap. Uzun zamandır bu kadar gerildiğimi hatırlamıyorum. Konuya da çok çabuk girildiği için baştan sona kadar kasıldım resmen. Ne o öyle sağ gösterip sol vurmalar, kandırmacalar falan. Katili gözüme kadar sok, sonra 'ay yok o değil buydu' de olacak iş değil. Sona geldik biraz rahat nefes alırım diyordum ama nerdee, ya o adam nasıl evin içinden çıkar. İşin esprisi bir tarafa ciddi anlamda çok gerildim, boynum omuzlarım falan tutuldu o derece. Müthiş bir kurguydu. Karakterler, konuyu ele alış şekilleri, o kovalamaca da ki bağlantıları, farklı yerler anlatılırken hızını kesmeyen akış ve en deli eden tarafı soluk aldırmayan hiç bitmeyen heyecan... Hepsi harikaydı, kesinlikle unutamayacaklarımın arasına girdi. Biraz bahsedeyim diyeceğim ama neresinden anlatsam ipucu vermiş olacağım. En sade haliyle kitabın kapağında yazdığı gibi en büyük korkunuzun gerçeğe dönüştüğünü düşünün. Mesela birinin müthiş bir planla sizi öldürmeye çalıştığını, yıllarca takip ettiğini...Sonra hiç beklemediğiniz anda burnunuzun dibinde bittiğini... Ha bide evinize bütün giriş çıkışları bildiğinize emin olun. kitap gece bitince paranoya ya bağladım kusura bakmayın. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Son NefesMichael Prescott · Arkadya Yayınları · 2013426 okunma
8/10
·408 syf.··
2025 207. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 22:21
(İnceleme ucundan azıcık spoiler içeriyor, bilginize ) Emily Bronte’nin 1847’de yayımlanan romanı, İngiliz edebiyatının en karanlık ama en tutkulu klasiklerinden biri. Roman, İngiltere'de geçiyor ve Earnshaw ile Linton ailelerinin arasında süren, aşk, kaos, intikam ve hırs dolu hikayesini anlatıyor. Hikayenin merkezinde ise iki karakter var: Catherine Earnshaw ve nereden geldiğini bilmediğimiz Heathcliff. Bu kitapta herkes bir şekilde perişan oluyor, sürünüyor da biz de kenardan izliyoruz sanki... Emily Bronte sadece bir roman yazmış ama belli ki hepimizin üzerinde travma bırakmayı amaçlamış, herkesin başına ayrı ayrı bir şeyler gelmiş hikaye boyunca... Catherine ve Heathcliff… birbirlerini hem deliler gibi seviyorlar hem de birbirlerinin hayatını cehenneme çevirmekten geri kalmıyorlar... “Toksik İlişki” tanımının 1800’ler versiyonu resmen... Ama itiraf edeyim, bu karmaşayı okumak çok keyifliydi. Kaos, dram, entrika, intikam her şey vardı. Catherine öldükten sonra olaylar biraz yavaşladı, o kısımlarda neredeyse 100 sayfa kadar darlandım. Sanırım geçiş için yazılmış bölümlerdi ama o durağanlık beni biraz yordu. Zaten yoğun bir dönemden geçtiğim için kitabı çok elime alamadım ve biraz da hikayeden uzaklaşmış oldum. Hatta bir ara “tamam, artık bir şeyler toparlanacak ve sona varacak herhalde” dedim ama nerdee... Olaylar dönüp dolaşıp yeniden karıştı. Yine kavgalar, küskünlükler, kaos ve bolca kasvet vardı… Neyse ki o gotik atmosferin enerjisi insanı bir şekilde içinde tutuyor. Son cümleleri okuduğumda “daha fazla başlarına ne gelebilirdi ki” dedim. O ağır ilerleyen bölümler dışında, ben kitabın kaosunu ve dramını gerçekten sevdim. Karanlık ama etkileyici bir klasikti.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202157,8bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 5. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 15:26
3-4 saatte okunabilecek bir kitap. Finlandiya’nın kuruluş hikayesini anlatıyor. Halkı aydınlatma ve bilinçlendirme girişimleri ile başarılı bir sonuç elde edilmiş. Bizim ülkeye de lazım ama nerdee :)
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,6bin okunma
Reklam
Reklam