Eğer 1. Kitabın incelemesini yapsaydım bütün paragraf boyunca güzelliğini yazacaktım ama bunun yerine buraya bu kitap hakkında düşüncelerimi yazma tercihi duydum.
İzmir'de üniversite okuyup yaşama hayalleri yaşarken bu mükemmel yazar ve kitapları çıktığı için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Bu kitabı da koca bir merak içinde okudum ama bazı yerlerini okurken sıktı. Okuyalı en son 4 ay önceydi pek hatırlamadım ama Enver'in savaştığı kısımlar neden bilemedim biraz sıktı beni her yeni başlık açıldığında Enver'in kısımlarıydı, mübadele romanı tabii ki savaş olacak ama çok uzatılmış gibiydi.
Sonunu az çok tahmin edebilsem de düşündükçe hâlâ etkileniyorum devamı olucak mı sanmam ama soru işaretleri kafamda dönüyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dediğim gibi Umuttan daha akıcı bir kitaptı.*** Yokluğu belli olsa da Mahir'in herkese yetişmeye çalışmasından zaman bulamamıştım en çok acıdigim karakter o idi
Akıcı bir şekilde okumaya başlarken araya ülkenin siyasi durumlarıni katmalarindan dolayı bazı sayfalarda sıkılmıştım Kemal en gıcık olduğum karakterdi Ayşe Kulin'in Kemal'i Mehpare'nin sürekli üstüne atlayan birisi olarak yazmasından Kemal'e eh yuh be demeden edememiştim.Umut kitabı bu kitaba kıyasla daha akıcı gelmişti bana..en sevdiğim karakterin ölmesini hâlâ kaldıramıyorum
Ben böyle akıcı dilli bir yazar görmedim okumadım. Şimdi sadece 4 kitabını okuyabildim ve hepsi de çok başarılıydı Tarihi Kurgu hastası biri olarak ve genelde Çanakkale- Kurtuluş Savaşı kitapları arasında git gel yaparken Sinan Akyüz'ün Çanakkale Savaşı konulu bir kitap çıkardığını görünce dünyalar benim oldu ve 1 gün sonra kitabını aldım. Kitap, İstanbul Erkek Lisesinde okuyan 4 yakın arkadaşı ve araya da sevdalı oldukları kızlarla beraber yaşadıklarını anlatıyor daha sonra savaş da patlak verince olanlar oluyor.
Kitap sonuna kadar her şey çok güzel giderken son kısımda maalesef akılda soru işaretleri bıraktı bende. Şimdilik neler olduğu bende kalsın
Kitabın daha yarısında olsam bile şimdilik düşüncelerimi aktarmak istiyorum.Yazarın ilk "Zübeyde Hanım ve Oğlu" kitabı ile tanıdım ve bu kitapla beraber maalesef dilini beğenemedim çok detaya girmesi, uzatması okurken beni sıktı diyebilirim örnek olarak Halide Edip, Mustafa Kemal Paşa'ya ulaşmak için zorlu mücadeleler ile yola çıkıyor ama her atılan adımı uzatarak anlatması konudan da uzaklaştırıyordu.
Küçük bir şey daha ekleyecek olursam diğer kitabının konusunu bu kitapta detaylıca anlatmasını gereksiz buldum "Zübeyde Hanım ve Oğlu" kitabında Zübeyde Hanım'ın hayatını bu kitaba geçirmiş gibiydi tabii ki iki büyük devin hayatını konu alan bir kitap ama dediğim gibi detaylara girilmesi biraz göz yoruyor
Ama konusunun değişik olması insanı kendine kesinlikle çekiyor bu kitap bittikten sonra "Yalnız bir Adam" ve "Nazım ile Piraye" kitabına geçeceğim