Neslihan YILMAZ

Neslihan YILMAZ
@neslhaan
üniversite
Bursa
Bursa
137 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Bir devre veda...
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 14:26
Selam arkadaşlar, bugün karşına biraz "gecikmiş" ama hakkı verilmiş bir incelemeyle geldim. Falih Rıfkı Atay’ın Zeytindağı... Bu kitabı bitirmek benim için gerçekten uzun bir yolculuk oldu. Öyle bir oturuşta okunup geçilecek, "bitti gitti" denilecek bir kitap asla değilmiş. İtiraf edeyim; okurken kaç kere elimden bıraktığımı, "yok artık daha fazla ilerleyemeyeceğim" dediğim anları ben biliyorum. Bazen tek bir satırda takılıp kaldım, sayfalarca gidemedim. Yazarın o ağır gerçekliği, imparatorluğun avuçlarımızdan kayıp gidişini anlatışı resmen insanın göğsüne oturuyor.Ama bir yandan da o merak duygusu bırakmıyor; "Ne diyor bu adam, asıl mesele ne?" diye diye, sindire sindire devam ettim. Peki neymiş bu kitabın özü derseniz? Kitabın sonlarına doğru öyle bir yer var ki, aslında neden o kadar zorlandığımı orada anladım. Belki yeniden de okumam gerekiyor olabilir? Mustafa Kemal’in o meşhur duruşundan bahsediyor yazar. Hani o her şey bitti denilen anda, vatanı ve istiklali her şeyin üstünde tutan o vizyon... Orada geçen şu cümle aslında hepimize bir ödev gibi: "İlim ve vatan adamı olunuz. Hiçbiri yalnız başına, ne sizi ne de milletini kurtarabilir." İşte bu kitap bana bunu hissettirdi. Sadece tarih bilmek yetmiyor, o ruhu iliklerine kadar hissetmek gerekiyormuş. Cemal Paşa’nın o koca ordularının dağılışını, Suriye’den Filistin’den çekilişimizin o hüzünlü hikayesini okudukça, bugünkü vatan toprağının değerini bir kez daha anladım. Eğer tarih seviyorsanız, "Biz bugünlere nasıl geldik?" diye merak ediyorsanız bu kitabı mutlaka listenize alın. Ama uyarayım; hızlı okumaya çalışmayın, bırakın sizi yorsun, bırakın duraksatsın. Çünkü o ağırlığı hissetmeden Zeytindağı’nı gerçekten anlamış sayılmazsınız. Benim için zor ama bir o kadar da ufuk açıcı bir deneyimdi. İyi ki pes
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Reklam
Kötülük Bir Seçim midir? – Sineklerin Tanrısı
Puan vermedi·262 syf.··
2025 7. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 14:39
Sineklerin Tanrısı bende tuhaf bir etki bıraktı; kitabı bitirdiğimde tam olarak sevdiğimi de söyleyemedim, sevmediğimi de. Ama sanırım bu, kitabın başarısı. Çünkü Golding okuru rahat ettirmek istemiyor. Adada kalan çocuklar için her şey masum bir oyun gibi başlıyor. Kurallar konuluyor, ateş yakılıyor, umut var. Ama sonra Jack’in sesi daha çok duyulmaya başlıyor; güç, korkudan besleniyor. Kitaptaki “Canavar belki de sadece bizizdir” düşüncesi, hikâyenin merkezini oluşturuyor. Kötülük dışarıdan gelen bir şey değil; kimse onları zorlamıyor. Onlar seçiyor. Simon’un gerçeği fark ettiği an çok sarsıcı: kötülük adada değil, çocukların içinde. Bu yüzden roman boyunca asıl kaygı, medeniyetin ne kadar kırılgan olduğu. Biraz korku, biraz güç arzusu ve kurallar kolayca yok olabiliyor. Belki bu yüzden kitap keyif vermekten çok rahatsız ediyor. Ama tam da bu rahatsızlık, Sineklerin Tanrısını güçlü kılıyor. Çünkü insanın karanlık tarafını inkâr etmiyor; yüzümüze yüzümüze tutuyor. William Golding
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
Herkes yer içer hesabı dilber öder.
Puan vermedi·96 syf.··
2025 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 09:55
Samipaşazade Sezai'nin Sergüzeşt romanı, sadece edebi bir eser değil, aynı zamanda derin bir acının, çaresizliğin ve toplumun vicdanına yapılan sert bir eleştirinin devamı niteliğindedir. Bu roman, kölelik gerçeğini ve bireyin özgürlüğe olan özlemini vurgularken bizi okur olarak onun satırlarında bir vicdan muhasebesine sürükleyerek baş başa bırakır. Dilber'in hayatı, bir insanın kaderinin nasıl acımasızca hünerlerinde şekillendiğini gösterir. Başkalarının çizgisinde bir hayat... Küçük yaşta esir olarak satılmasıyla başlayan hikâyesi, onun yalnızca bir "mal" olarak nitelendirilmesi yürek burkan örnekleriyle doludur. Onun gözlerinden dünyaya baktığımızda, çaresizliğin ne demek olup olmadığına karar vereniz. Okur'un, Özgürlüğün bir lütuf değil, her insanın normal şartlarda sahip olması gereken bir hak olduğunu bir kez daha anlamış olması gerek. Dilber'in bir paşanın konağına satılması, orada yaşanan hüzün, aşkı tatması ve nihayetinde umutlarının yine ellerinden kayıp gitmesi... Bu döngü, onun için hep aynı acıyla tekrar etmekte. Romanın en etkileyici noktalarından biri, Dilber'in sevgisine rağmen sınıfsal karşılaşmanın engellenmesidir. Bir insanın yalnızca doğduğu yer, konumu ya da kökeni yüzünden hor görülmesine karşın, aşkın bile bu zincirleri kıramamış yarım kalması, okurun içini sızlatır. Romana hakim olan duygulardan biri de çaresizliktir. Dilber, özgürlüğe ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın, toplumun katı yapıları tarafından hep itilir. Onun İstanbul'dan kaçırılıp Mısır'a satılması, adeta umudunun da son kırıntılarının silinip gidişidir. Ve finalde, kendini Nil Nehri'nin serin ama acımasız sularına bırakması, sadece bir karakterin değil, bir insanlığın dramının trajik sonudur. Sergüzeşt , salt bir aşk ya da kölelik romanı değil bence. O, insanın ruhunun nasıl
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202356,4bin okunma
Körlük üzerine düşünceler;
Puan vermedi·331 syf.··
2024 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2024 13:01
"İnsanların kör oluşu, gözlerinin kapanmasından değil, içlerindeki ışığın sönmesindendir." Yazıya bu alıntı ile başlamak istedim. Okurken etkilendiğim sözlerden biriydi... Körlük , yazarın kaleme aldığı ve beni derinden etkileyen bir eser. Kitabın konusu , bir anda ortaya çıkan ve herkesi etkisi altına alan bir körlük salgınından ibaret. Ancak bu körlük, fiziksel bir engelden çok daha fazlasını temsil ediyor; insanın körleşen vicdanını, varlıklarını ve toplumsal düzeninin nasıl bir anda yok olabileceğini düşündürüyor. Roman boyunca insan özelliklerinin en ilkel yanlarıyla yüzleşiyoruz. Kaosun içinde ahlak, merhamet ve düzen tamamen bozulurken, insanların kendi çıkarları uğruna neler yapabileceğini görmek mümkün. Okumak için çok beklemiştim... Keşke daha erken gözümü açabilseydim diyorum kendime. Başka bir güzel noktaya değinmek gerekirse; yazarın, karakterlere isim vermemesi çok etkileyici bir detay. Bu durum herkesin aynı karanlık dünyaya ait olduğunu hissettiriyor. En çok ilgimi çeken şeylerden biri de, “gören” birinin (doktorun karısı) bile çaresizlik içinde olduğu sahnelerdi. Ancak bazen her şeyi görüp anlamanın insanın ne kadar zor şeyler yapabileceğini gösteriyor. Kitap sadece bir hikaye değil; aslında insanlığın üzerine bir eleştiri ve derin bir mesaj taşıyor. Anlayabilene... Ve okumak isteyen okur varsa mutlaka okuyun.. Bakmak yetmek sonuçta. Anlamak için gerçekten görebilmek gerekiyor... Ve ufak not: Bu kitap, insanın en temel değerlerini sorgularken, bireysel ve toplumsal açıdan nasıl daha iyi olabileceğimizi düşünmeme neden oldu. Sadece okunmayacak, hissedilecek ve üzerine uzun uzun düşünülecek bir eser. Okuyan okurlar özeleştiri yapmayı unutmayın.. Esen kalın :)
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2023 30. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2023 20:30
Merhaba sevgili 1001kitap ailesi 2024 e 2023'ün son kitabından alıntılarla giriş yapmak istiyorum işte size beni etkileyen ve herkesin görmesi gerektiğini düşündüğüm insanlarla iletişim adı altında mutlaka okunması gereken cömert bir kitaptan işte sizlere birkaç küçük kelam.. "Ceketimin altında yorgun ama nazik bir kalp var, hiç kimseye zarar vermeyecek bir kalp." " Yargılamayınız, çünkü siz henüz yargılanmadınız!" "Acımasız eleştirinin hiçbir yararı olmayacaktır." "Kendi kapının önü temiz değilken başkasının çatısındaki kardan yakınma. " "İnsanlarla ilişki kurarken, mantıklı yaratıklarla karşı karşıya olmadığımızı aklımızdan çıkarmayalım." "Eleştirmeyin, kınamayın ve şikayet etmeyin!" "Karşılaştığım herkes en az bir konuda benden daha üstün, bu nedenle öğreneceğim çok şey var." "Bir kişinin yüzündeki ifade, üzerine giydiği giysiden çok daha önemlidir." "Dünyadaki herkes mutluluğu arar. Bulmanın tek bir yolu vardır; düşünceleri kontrol etmek. Mutluluk dış koşullara değil, iç koşullara bağlıdır." "Gülümseyin!" "Daima karşınızdaki kişinin kendisini önemli hissetmesini sağlayın." "Nefrer nefretle değil, sevgiyle son bulur." "Birine bir şey öğretirken öğretiyor gibi davranmayın. Bilmediğini değil, unuttuğunu varsayın." "Yanıldığınızı kabul ederseniz asla zor durumda kalmazsınız."
Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme SanatıDale Carnegie · Epsilon Yayınları · 20174,884 okunma
Reklam