Hiçbir ağaç, ormana katılmak için büyümez çünkü. Mesele, tek başına da işe yaradığının, işlediğinin bilincine varmaktır; bunun keyfiyle yaşayabilmektir. Aşk, ağaca tesadüfen konan kuştur; kuş, ağacı üzemez; üzmemelidir de. Eğer bir ağaç kendisine konup sonra da uçup giden bir kuş yüzünden acı çekiyorsa doğanın ayarlarıyla oynanmış demektir. Aşk, şansa bağlı temastır çünkü. Çünkü aşk, matematikteki "teğet" konusunda ilk örnektir. Değip geçmektir. Dokunup kaybolmaktır.
Ama bak bana, sana,
Cennet'in kalbimin külleri içinde
yaktığı mübarek feneri göstereceğim;
seni bir annenin yegâne çocuğunu
sevdiği gibi sevdiğimi biliyorsun.