Puan vermedi·210 syf.··
2026 63. kitabı
Tezgahtarların hayatının en zor kısmının “tekrar” olduğunun okuyucuya daha net geçmesi için de tezgahtarın her tekrarında bunun ne kadar zor olduğunu aynı paragrafla defalarca yazarak bizi de tezgahtarın tekrarı gibi aynı zorlukla boğması da takdire şayan. Alkışlıyorum. Bu pis dünyayı daha temiz anlatamazdı.
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
10/10
·448 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 12:42
Selamlarrrr Bugün sizlere çok merak ettiğim bir serinin ilk kitabıyla geldim. Özellikle bana yakın arkadaşım övdüğü için daha çok merak ediyordum seriyi. Haksız da sayılmazmış her bir sahnesine bayıla bayıla, düşe düşe okudum. Hele bir erkek karakterimiz var üffff Neyse tamam o beye ilerleyen satırlarda düşeceğiz zaten şimdiden cok yükselmeyip kitabın konusuna girelim birazcık. Lariasa annesi ve kardeşiyle 16. yy da yaşayan genç bir kadındır. Annesi bir şifacı olarak yıllarca insanların dertlerine hiçbir karşılık istemeden çare olmuştur. Ama babasının ölümünden sonra iki çocuğuna bakabilmek için köylülerden ufak tefek istekleri olmuştur. Daha önce karşılıksız yapılan işler, şimdi karşılığa dönünce köy halkı tarafından mimlenirler. Ve annesi cadı olarak adlandırılır tüm aile bir zindana kapatılarak türlü işkencelere maruz bırakırlar. En son, radde ise cadı avında hepsinin yakılması olacaktır. Tam yakılma anında Larina'nın çığlığıyla bambaşka bir evrene ve yüzyıla ışınlanıyoruz. Gözlerimizi açtığımızda ise hiç bilmediğimiz bir adamın kollarındayız. (Hiç bırakmasanız olur mu pek sevdik yerimizi de) As Valor Jarlan.. düşmüş krallığın kendini canavar olarak gören Prens'i.. (Bahtımıza düşeni gördünüz mü prens kendisi) Larina bu dünyada hem ailesini arayıp hem de kendisinin neden buraya getirildiğini çözmeye çalışır. Hiç bilmediği geçmiş ise kendisini derinden sarsacaktır. Özellikle oluşturulan evren, güçler, anlatılan yaratıklar ve lanetler o kadar farklı ve enteresandı ki ben çok sevdim. As' ın gücünü Larina için kontrol etme çabasına mest oldum. Bakın bu kitapta öyle bir erkek karakter okuyoruz ki hem "bunu sana kim yaptı erkeği" hem "kıskanç" hemde kadın karaktere bebek gibi davranıyor. (Daha Allah'tan belamızı mı isteyelim ) bakın çok net söylüyorum benim kitapta As
Tılsım ve Sis 1Seda Lena · Guardian Yayınları · 2025108 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kış çiçeği,Güneş'e tutuldu.Güneş, Kardelen'e aşık oldu.
8/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Kızıl Kardelen serisinin ikinci kitabını da büyük bir hayranlıkla bitirdim ve sıcağı sıcağına hislerimi sizinle paylaşmaya geldim. İlk kitabın sonunda Kara Arslan'ın kızkardeşi ile Kardelen'in abisinin 7 yıl önce öldüğünü öğrenmiştik. Bu kitapta Kardelen ve Kara Arslan’ın arasındaki bağın derinleşmesini, aşkın ve tutkunun büyüyüşünü okuyoruz. Kardelen kocasına her geçen gün daha çok bağlanırken, Kara Arslan da ona büyük bir tutkuyla aşık oluyor. Ama aralarında asılı duran öyle bir sır var ki... Kardelen'in içini kemiren, abisiyle ilgili şüpheler sonunda gün yüzüne çıkıyor. Yüreğiyle sevdiği adamın, abisinin katili olmadığını öğrenmek için çırpınırken, Kara Arslan'ın da bu konuda net olamaması ve kendi geçmişini araştırmaya başlaması tansiyonu hep zirvede tutuyor. Yazar karakterleri o kadar güzel kurgulamış ki, okurken her an gözümün önünde canlandı. Sadece baş karakterler değil; Kağan&Aybüke, Alp&Ahu, Murat&Selma, Sinan&Elfida... Her bir çiftin kendine özel, sıcacık ve çok güzel hikayeleri vardı. Alp ve Ahu’nun, Sinan ve Elfida’nın kattığı o ayrı güzellikleri okumak çok keyifliydi. Ama itiraf etmeliyim, tüm bunlar arasında en çok içimi yakan, sevip de kavuşamamış olan Kuzey ve Mahinur oldu... İnsan ister istemez "Keşke yazar her karakter için ayrı bir kitap yazsaydı da bu çiftlerin yaşamlarına doya doya misafir olsaydık" diyor. Son sayfalara geldiğimde ise beklemediğim duygular yaşadım. Özellikle final kısmı uzun süre aklımda kalacak gibi.
Güneşin Aşık Olduğu KızŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2022468 okunma
BÜYÜK KEHANETİN SONU: PERCY JACKSON VE SON OLİMPOSLU
Puan vermedi
"dünyada bir çocuğun 'perilere inanmıyorum' dediği her an, bir yerlerde bir peri düşüp ölür." demişti Peter Pan ... işte percy jackson serisi de benim için o mitolojik sihire inanmaktan asla vazgeçmeyen çocuk ruhumun en büyük, en güvenli sığınağı! en sevdiğim serinin bu olduğunu ve Son Olimposlu 'un kalbimde apayrı bir yeri olduğunu söyleyip duruyordum zaten, sonunda buraya upuzun, seriyi hiç bilmeyenlerin bile hemen gidip almasını sağlayacak dev bir inceleme yazmaya karar verdimmm mşfmsldmld önce size bu serinin aslında bize ne anlattığından, o muazzam dünyasından kısacası olayların başlangıcından bahsetmek istiyorum çünkü bu evren sadece bir fantastik kitap değil, resmen bir yaşam tarzı! hikayemiz, 12 yaşındaki disleksi ve hiperaktivite hastası percy jackson’ın aslında sıradan bir çocuk olmadığını, yunan deniz tanrısı poseidon’un oğlu, yani bir "melez" olduğunu öğrenmesiyle başlıyor. biz de onunla birlikte long island’daki melez kampı'yla tanışıyoruz. tanrılar ve ölümlülerin çocukları olan bu melezler, dünyayı canavarlardan korumak ve hayatta kalmak için burada eğitiliyorlar. seri boyunca percy, bilge athena'nın kızı annabeth ve bir satir olan en yakın dostu grover(kıvırcık) ile birlikte o olimpos tanrılarının bitmek bilmeyen sorunlarını çözmek için görevden göreve koşuyor. Şimşek Hırsızı 'yla başlayan macera, Canavarlar Denizi , Titan’ın Laneti ve Labirent Savaşı derken bizi adım adım o korkunç "büyük kehanet"e sürüklüyor. kehanete göre, üç büyük tanrının (zeus, poseidon, hades) melez çocuklarından biri 16 yaşına bastığında ya olimpos'u kurtaracak ya da tamamen yok edecek bir karar verecekti. işte serinin beşinci ve son kitabı olan Son Olimposlu (serinin devamı var ama işte bu serinin sonu gibi ), tam olarak bu 16 yaş sınırına geldiğimiz, zamanın bittiği ve o devasa savaşın patlak verdiği kitap! ve
İnceleme
Son OlimposluRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20195,3bin okunma
9/10
·326 syf.··
2026 59. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:26
Kurucularıyla birlikte 7 farklı psikiyatri kuramını incelerken; çocuk gelişimi, birey davranışları, ankisiyete, korku, kaygı gibi pek çok duygu durum halini öğreniyor ve psikanaliz süreçlerini tanıyoruz. Engin Geçtan, tabi ki psikanalizin kurucusu Freud başta olmak üzere; Alfred Adler, Carl G. Jung, Otto Rank, Karen Horney, Harry S. Sullivan ve Erich Fromm kuram ve yaklaşımlarını oldukça açıklayıcı ve anlaşılır bir anlatımla sunuyor. Her yaklaşımı Freud'un kuramlarıyla karşılaştırıyor ve farklı bakış açılarının daha net anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Böylece bizlerin de kendi görüşlerini oluşturmasına katkı sağlıyor. Ben de Freud'un bazı yaklaşımlarını "acaba" diye sorgularken, özellikle Adler, Jung ve Fromm'un görüşlerine de yakınlık duyduğumu fark ettim. Ayrıca, "Yaşamın ilk 7 yılının tüm hayatımıza etkisi", psikanaliz okumadan önce de üzerine çok düşündüğüm bir konuydu. Sullivan'ın bu görüşe katılmadığını öğrenmemle bu konudaki fikirlerim daha da özgürlük kazandı. Hala ilk 7 yılın büyük etkisi olduğuna inansam da, bu etkinin yönetilebileceğini düşünüyorum. Bundan sonraki okumalarım yeni bilgileri öğrenirken, kendi sorularıma da cevap aramakla devam edecek.
Psikanaliz ve SonrasıEngin Geçtan · Metis Yayınları · 20201,018 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2026 4103. kitabı
Okurken hem gülümsedim hem de içim bir garip oldu. Kevin Wilson’ın anlatımı çok samimi; sanki bir arkadaşım bana başından geçen tuhaf ama bir o kadar da gerçek hissettiren bir hikâyeyi anlatıyormuş gibi. Gençlik romanı deniyor ama bence yetişkinliğe geçiş sancılarını da çok iyi yakalıyor. Ana karakterin hayatla kurduğu mesafeli, biraz umursamaz ama aslında kırılgan tavrı bana oldukça gerçekçi geldi. Özellikle “bir yere ait olamama” hissi kitap boyunca çok net. Ergenliğin o karmaşık ruh hali, saçma kararlar ve sonradan gelen pişmanlıklar iyi yansıtılmış. Ancak hikâye ilerledikçe bazı olaylar bana biraz havada kalmış gibi geldi. Başta merak uyandıran gizem unsuru sonlara doğru beklediğim kadar güçlü bir etki yaratmadı. Tempo yer yer düşüyor ve bazı sahneler gereğinden fazla uzatılmış hissi veriyor. Yine de dili akıcı, diyalogları doğal ve karakterleri sıcak. Büyük bir aksiyon ya da çarpıcı bir final beklemeden, daha çok karakterlerin iç dünyasına odaklanan bir gençlik romanı okumak isteyenler için uygun. Benim için keyifli ama “unutulmaz” diyemeyeceğim bir kitaptı.
Paniğe Mahal YokKevin Wilson · Domingo Yayınları · 2024176 okunma