9/10
·394 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Yürek burkan Rus klasiklerinden biri Ezilenler. Son sayfalarını içim ezilerek okudum. Bitirmekte zorlandım bu anlamda. İnsanın ruhunun hem aydınlık hem de en karanlık taraflarını o kadar net anlatıyor ki büyük yazar.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
Puan vermedi·42 syf.··
2026 7. kitabı
Bu kitap başlığından dolayı insanı farklı bir beklentiye sokuyor ama içine girince aslında bambaşka bir şeyle karşılaşıyorsun. Ben açıkçası daha iddialı, daha çarpıcı bir şey beklemiştim ama Sait Faik burada çok daha içe dönük ve sakin bir yerden konuşuyor. Mesele “sevişmek” değil; daha çok insanın kendi iç sesiyle, yalnızlığıyla ve hayatta tutunma hâliyle baş başa kalması gibi. Kitapta klasik anlamda düzenli şiirler yok; sanki birinin aklına düşen cümleler, yarım kalmış düşünceler ve anlık notlar bir araya getirilmiş gibi. İlk başta biraz dağınık geliyor ama bir süre sonra aslında bu dağınıklığın kitabın dili olduğunu fark ediyorsun. Aşk, insan, şehir ve yalnızlık sürekli hissediliyor ama hiçbir şey net anlatılmıyor; daha çok okuyucunun içinde tamamlanıyor. En şaşırtıcı tarafı ise başlıkla içerik arasındaki tezat. Dışarıdan daha dikkat çekici ve iddialı duran bir kitapken içeride çok daha sessiz, fısıltı gibi bir anlatım var. Okurken açıklamaya çalışmıyor, sadece bir duygu bırakıp geçiyor. Genel olarak “Şimdi Sevişme Vakti”, büyük cümleler kurmadan küçük parçalarla etki bırakmayı başaran, bitirdikten sonra da bir süre akılda kalan bir kitap.
Şimdi Sevişme VaktiSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20203,872 okunma
Reklam
Elin gözünden biz.
Puan vermedi·228 syf.··
2026 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:38
1800 lü yıllarda İstanbul ve Edirnede yaşamış,Osmanlı'nın çöküşünü çok net şekilde tespit etmiş ve Çarşamba a çok detaylı şekilde aktarmış adam.Bizim tarihçilerin tutamadiklari kayıtları detaylıca tutmuş adam.Anlattigi bir çok hastalık toplumda ve yönetimde katlanarak devam ediyor malesef.Bu arada bu Tolstoy bizim meshur Tolstoy değil,hani her gördüğünüz sakallıya dede demeyin diye uyarıyorum.Ben öyle sandimda siz sanmayın sakın.
Tolstoy'un Gizli Raporlarında Osmanlı İmparatorluğuF. S. Oreşkova · Yeditepe Yayınevi · 201359 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:19
Romanın girişi ve gidişatı bence çok akıcıydı. İnsanı hiç sıkmıyor. Okurken büyük bir merakla bu işin altından ne çıkacak, kim çıkacak diye heyecanla okudum. Tabii sadece bu merak duygusu değil. Romanda dönemin batıl inançları da çok güzel işlenmiş. İnsanların o dönemde batıl inançlara ne kadar körü körüne bağlandığını, bunlara nasıl kolayca kandığını da çok net görüyoruz.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:13
Nermin Yıldırım’dan okuduğum ilk kitap olan Dokunmadan beni derinden sarsan bir deneyim oldu. Sayfaları çevirirken sık sık kendimden bir parça buldum, altını çizdiğim her cümlede "İşte ben de tam olarak böyle düşünüyorum!" dedim. Hikaye boyunca Adalet’e kocaman sarılma isteğiyle doldum. :( Zaman zaman karşımıza çıkan toplumsal eleştiriler hikayeye o kadar güzel yedirilmişti ki, mesaj kaygısı gütmeden, son derece net ve vurucu bir şekilde bana ulaştı. Nermin Yıldırım’ın diline ve üslubuna kelimenin tam anlamıyla bayıldım. (SPOILER İÇERİR): Sadi Saber’in bir hayal olmadığını umduğu ve bunu öğrendiği o sahne bence kitabın en duygusal, en can alıcı yeriydi. Mutlu sonla bitecek pembe bir aşk romanı okumadığımın başından beri farkındaydım, bu yüzden final beni şaşırtmadı ama çokça üzdü. Yine de ne yalan söyliyim, Adalet’in daha güzel, içinin tamamen rahat olduğu bir sonu yaşamasını çok isterdim.
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 226. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:01
Neler neler... Dedim ya, saldım. Kim ne anlıyorsa anlıyor. Kim kimi seviyorsa seviyor. Kim nereye gitmek istiyorsa gidiyor. Karışmıyorum. Eskiden olsa tepki vereceğim, fırtınalar koparaca­ ğım şeylere yaprak dahi kıpırdatmıyorum. Çünkü ben kendimi çok saçma şeyler ve insanlar için yormuşum. Şimdi çok net görü­ yorum. Bu yüzden artık ben yalnızca kendimde mudu oluyorum. Birilerini sevmek için kendimi zorlamıyorum. Çünkü kendimi seviyorum. Belirli insanlar dışında kimseye değer vermiyorum. Çünkü kendime değer veriyorum, içinde bulunduğum rahatlamışlıktan, duygusuzluktan ve hissizlikten geçmişime sesleniyorum; kimsenin kendisinden başka bir şey düşünmediği bu hayatta, artık ben de kimseyi kendimden daha değerli görmüyorum. Kendi kabuğumdayım, kendimi dinliyorum, iyi geliyor, size de tavsiye ediyorum.
Hayata Dair
Kendine Hoş GeldinMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201912,5bin okunma
Reklam
Reklam