10/10
"Bir şeyleri yok olmaktan kurtarmak için ümitsizce çabalayarak çölleşen hayatında vaha yeşertmek isteyen yalnız bir adam..." ________𓅪________ Söze şöyle bir girizgah yapayım: Elimizdeki bu kıymetli eser, bir biyografi zannedilip rafa kaldırılacak türden soğuk bir kitap değil ; aksine, biyografinin roman sanatıyla, tarihin kurguyla raks ettiği, kelimelerin notalara dönüştüğü bir “ateş denizi” Tahmin edersiniz ki ismiyle müsemma. Beşir Ayvazoğlu, Ateş Denizi ile okuru 1930’ların İstanbul’una, o gri, buhranlı ama bir o kadar da derinlikli kültür atmosferine götürüyor mütemadiyen. Şunu en başta söylemek lazım ki, anlatılanlar tarihi gerçekliklerin üzerine bina edilmiş olsa da , karşımızdaki eser klasik bir biyografi değil; güçlü bir kurgu ve muhteşem bir senaryo. Galip Tahiroğlu’nun Tanburi Cemil Bey’in hayatını yazma serüveni, aslında kendi varoluş sancılarını ve bir devrin kapanışını izlediği bir aynaya dönüşüyor. Gönül rahatlığıyla ve altını çizerek söyleyebilirim ki ; Rafet Elçi’nin Şair romanından sonra, kurgusal derinliği, metin içi malzemenin işlenişi ve dönemin ruhunu yansıtmadaki ustalığı bakımından elimizdeki en sağlam, malzemesi en kavi romanlardan biri diyebilirim ve dedim.. Eser, sadece bir müzisyenin hayatını değil, bir medeniyetin musiki üzerinden nasıl “fena fi’l-musikî” olduğunu da usul usul fısıldıyor kulağımıza. Kitaptaki şahsiyetlere şöyle bir göz atalım, tabiri caizse şampiyon ligi gibi bir kadro var: Romanın merkezinde, Üniversite Reformu ile “kadro dışı” bırakılmış, küskün ama mağrur bir münevver olan Galip Tahiroğlu var. Galip, sadece bir anlatıcı değil ; aynı zamanda o devrin arada kalmış ruhunun da temsilcisi. Onun hayatına giren ve çıkanlar ise adeta bir resmî geçit töreni gibi: Galip’in büyük aşkı ve nişanlısı Devran,
Ateş DeniziBeşir Ayvazoğlu · Everest Yayınları · 2021202 okunma
8/10
·54 syf.··
2026 9. kitabı
Zeki Bulduk’un kaleme aldığı "Sevgili Mayakovski - Tahran'dan Mektuplar" üzerine konuşacak, üzerine derin derin düşünülecek çok şey sunuyor bize. Kitabın mektup formunda yazılmış olması, okuyucuyla yazar arasındaki mesafeyi tamamen sıfırlamış. Yazar burada Mayakovski’yi bir alıcı, bir dert ortağı olarak seçiyor. Ona Tahran’dan seslenirken, aslında modern insanın yalnızlığını, devrime, aşka ve hayata dair kırgınlıklarını anlatıyor. Mayakovski hayatı boyunca Lili Brik’e olan hastalıklı, tutkulu aşkı ve sistemle olan kavgaları yüzünden ruhunu hırpalamış ve nihayetinde kalbine bir kurşun sıkarak hayatına son vermişti. Tahran ise sokaklarında hem büyük aşkları hem de büyük siyasi acıları, devrimleri ve hayal kırıklıklarını barındıran bir şehir. Yazar, Tahran'ın o hüzünlü, tozlu sokaklarında yürürken Mayakovski’nin trajedisini yanı başında taşıyor. Zeki Bulduk, coğrafyaların ruhunu okumayı ve bunu edebiyata aktarmayı çok iyi bilen bir kalem. Cümleler adeta bir ney sesi gibi naif ama bir o kadar da sarsıcı. Bu mektuplar sadece Mayakovski'ye yazılmamış; yazarın kendi içine, kendi geçmişine ve inançlarına tuttuğu bir ayna. Kesinlikle kütüphanede özel bir yeri hak eden, bittiğinde bile kapağına bakıp seni derin düşüncelere daldıracak bir eser. Tavsiyemdir.
Sevgili MayakovskiZeki Bulduk · Koyu Kitap · 201427 okunma
Reklam
Bisnev
Puan vermedi·
bişnev! ez ney çün hikayet mikuned... dinle neyden, zirâ o bir şeyler anlatmada... Aşkın yedi basamağını bilmek istersen, satırların makamına çık.
Aşkın 7 Hali - Bişnev!Sinan Yağmur · Kapı Yayınları · 20141,858 okunma
Bir Ruh Haritası, Bir Kalp Çağrısı
9/10
·720 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
235 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:50
İman ve İslam Atlası: Bir Ruh Haritası, Bir Kalp Çağrısı Necip Fazıl Kısakürek’in kaleminden çıkan eserler arasında İman ve İslam Atlası, belki de en iddialı ve en içten olanıdır. Bu kitap, sıradan bir ilmihal kitabı değildir; ne de kuru bir teolojik derleme. Yazarın kendisi de takdiminde bunu açıkça söyler: Şekille ruhu, amelle hikmeti birbirine katmak, en sağlam ilmihali en derin tefekkürle harmanlamak istemiştir. Ve bunu yirmi yıla yayılan bir iç mücadeleyle, hapishane hücrelerinden evdeki yalnızlıklara kadar taşıyarak yapmıştır. Kitabı elinize aldığınızda ilk hissettiğiniz şey, üslubun ağırlığıdır. Necip Fazıl burada şairliğini, düşünür yanını ve iman ateşini aynı potada eritmiş. Cümleler bazen bir hançer gibi keskin, bazen bir ney gibi içe işliyor. İtikadın temel meselelerinden –Allah, Peygamber, ahiret, kader– başlayarak ibadetlerin ruhuna, ahlakın inceliklerine, tasavvufun derin sularına uzanıyor. Ama hiçbirini “öğretme” kaygısıyla yapmıyor. Daha çok, okuyucuyu kendi içine doğru bir yolculuğa davet ediyor. Sanki eski bir dostla sohbet ediyorsunuz; yer yer sitem ediyor, yer yer coşuyor, yer yer susturup düşündürüyor. En çarpıcı yanı, diyaloğlar ve benzetmelerle dolu olması. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını veya sahabe örneklerini anlatırken kuru kronolojiye düşmüyor. Olayları adeta canlandırıyor, iç dünyalarını açıyor. Okurken birden kendinizi o sahnede buluyorsunuz; imanınızın ne kadar diri olduğunu, amelinizin ne kadar samimi olduğunu sorguluyorsunuz. Bu yönüyle kitap, sadece bilgi vermiyor, vicdanı harekete geçiriyor. İman bir “atlas” ise, Necip Fazıl burada hem haritayı çiziyor hem de o haritanın yollarında yürümeyi zorlaştıran nefs engellerini gösteriyor.Tabii ki herkes için kolay okunmayabilir. Bazı bölümler ağır ilerliyor; çünkü yazar papağan
Alıntı
İman ve İslâm AtlasıNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2006570 okunma
Ben ney'im
8/10
·320 syf.··
2026 53. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 18:51
Selamın Aleyküm Hakan Mengüç'ten okuduğum ikinci kitaptı ve beğendim açıkçası . Yazarın hayatını, kamıştan 'ney’ yapımını ve dinlemesini bilenin ne çok şey anlayabileceğini aynı zamanda birçok ünlü yazarların ve önemli kişilerin sözlerini içeriyor ve bu hoşuma gitti açıkçası çünkü böyle yaparak anlatığı şeyleri bu sözlerle pekiştirmemizi ve daha iyi anlamamızı sağlıyor. Anlatım dili oldukça sade olduğu için daha iyi kavrayabiliyorsunuz. Ama şöyle bir şeyde var yazarın kendine ait öz sözleri az olduğu için pek sarmayabilir .
İnceleme
Ben Ney’imHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20205,3bin okunma
ben neyim?
7/10
·320 syf.··
2026 205. kitabı
Mesnevi'nin ilk beyitlerinin günümüz Türkçesiyle yazılışı şöyledir: > Dinle neyden, nasıl hikâye ediyor, Ayrılıklardan nasıl şikâyet ediyor. Beni sazlıktan kestiklerinden beri, Feryadımdan kadın da erkek de ağlayıp inledi. Ayrılıktan parça parça olmuş bir gönül isterim, Ki özlem derdini ona anlatayım. Bu beyitlerde ney, insan ruhunun simgesi olarak konuşur. Neyin kamışlıktan koparılması, insanın asıl yurdundan (Allah'a yakınlıktan) ayrılmasını temsil eder.
Ben Ney’imHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20205,3bin okunma
Reklam
Reklam