Sensiz saadet neymiş tadmadım bilemezsin
Jude 3. emri yerine getirmemeye karar verdi :)
“Dışarı!” dedi Cardan. “Jude hariç,” diye seslendi. “Sen kal biraz.” “Bana bir daha emir verirsen,” dedim, “asıl kepazelik neymiş sana gösteririm. Locke’un oyunları sana edeceklerimin yanında hiç kalır.” Bunu dedikten sonra da diğerlerinin arkasından koridora çıktım.
Cardan ve Jude·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
sorduğun soru şimdi kendini yanıtlayacak. İnsanın yapısıyla ilgili henüz ele almadığımız önemli bir ayrıntıyı içeriyor. G.A . Nedir bu ayrıntı? Y.A. İnsanı bir şeyler yapmaya iten dürtü, hatta bir insanda bir şey yapmaya iten tek dürtü. G.A. Tek dürtü mü! Sadece bir tane mi var? Y.A. Evet hepsi o kadar. Sadece bir tane G.A. Gerçekten tuhaf bir öğretiymiş bu. peki neymiş insanı bir şey yapmaya iten tek dürtü? Y.A. Kendi ruhunu memnun etme dürtüsü; kendi ruhunu memnun etme ve onun onayını alma zorunluluğu. G.A. Of, yok canım, olur mu öyle şey! Y.A. Neden olmasın?
Sayfa 20·Kitabı okudu
"Aşk nedir?" "Neymiş?" "Aşk, Füsun karayolları, kaldırımlar, evler, bahçeler ve odalarda gezinirken ve çay bahçelerinde, lokantalarda ve akşam yemeği sofrasında otururken, ona bakan Kemal'in duyduğu bağlılık duygusuna verilen addır."
Sayfa 406 - Kemal ve Füsun·Kitabı okuyor
Alıntı
“Peki o zaman şimdi ne diyeceksin?” “Mantıktan daha iyi bir şey olduğunu.” “Öyle mi? Neymiş?” “Gerçek.”
Sayfa 60 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 5. Basım·Kitabı okuyor
1000Kitap
"Niye öyle bakıyorsun?" "Güzelsin de ondan." Gülümsedi. Ama iltifatıma teşekkür mahiyetinde, nezaketen gülümsemişti sadece. Hâlâ şüphe duyuyordu. "Gerçekten bu yüzden mi? Sanki... sanki şeymiş gibi bakıyordun da..." "Neymiş gibi?" "Sanki yüzümde bir şey arıyormuşsun gibi?" "Abartıyorsun!" "Hayır yani, sanki benim bir şeyim olduğunu ya da senden bir şey sakladığımı düşünüyormuşsun gibi." "Bunu da nereden çıkardın." "Sen böyle inkâr ediyorsan, kesin dediğim gibidir. Ama neyse."
belirsizliğin dışavurumunda yüzeysel perhizlerin alçalışını pür dikkat irdelerken, birdenbire kaskatı kesilen o sivri dilli hezeyanlar, artık peyderpey ağırlıkta ilerliyordu.·Kitabı okudu
Reklam
Reklam