Nida Sıdar

Kötü alışkanlıklar iyi olanlarla nasıl değiştirilir? Birey < Toplum
Puan vermedi·432 syf.··
2023 1. kitabı
Bu kitabı çok beğendim ve şimdiye kadar kitaptan anladığım kilit meseleleri bu incelemede paylaşmak istedim. Öncelikle bilmemiz gereken alışkanlıklar tamamen ortadan kaldırılamıyor, bunun yerine bir başka alışkanlıkla değiştirmek icap ediyor. Alışkanlık üç temel unsuru barındırmakta: İşaret, rutin, ödül. Eğer işaret ve ödülü aynı tutup kurtulmak istediğimiz rutin davranışın yerine bir başkasını koyabilirsek alışkanlığı tabiri caizse "arındırmak" mümkün hale gelebiliyor. Tabii alışkanlığı değiştirmek yetmez bir de bu değişikliği korumak lazım. Çünkü yapılan çalışmalar insanların yıkıcı tecrübelerden sonra yeniden eski alışkanlıklarına kolayca dönebildiğini göstermiş. Eğer değişikliği korumak istiyorsak başka önemli bir faktörü, inanç kavramını devreye sokmak gerekiyor. Değişimin mümkün olduğuna inanmak önemli ve çoğunlukla kayıt altına alan tecrübeler işaret edilen inancın bir grubun içinde bulunmakla ortaya çıktığının altını çiziyor. Kilo mu vermek istiyorsun, seni atıştırmalık almaya iten asıl işaretin farkına var, bu işaretin tetiklendiğinde sana benzer bir keyif verecek başka bir aktivite bul ve ödüle başka bir rutinle ulaş. Hemen ardından kilo vermek isteyen ya da vermiş başka insanlar bul. Onlarla iletişimi sürdürmek değişikliğin kalıcı olmasını sağlayan en kritik parametre. Çünkü bilimsel kanıtlar göstermiş: tek başına değişime olan inancı korumak çok çok zor. Bunu daha genel bir manada düşünürsek inançlarımız da çevremizdeki insanların inançlarıyla şekilleniyor. Bu anlamda yakın çevre seçimi, daha uzak bir zamanda neye inanmaya yaklaşacağımızın -çoğu zaman- bilinçsiz bir kararı olabilir. Cemaatte kalmanın önemine işaret eden birçok hadisin var olmasını da bu konuya epey paralel buldum. Neticede topluluğun birey üzerindeki etkisi bireyin kendisi üzerindeki
Psikoloji
Alışkanlıkların GücüCharles Duhigg · Boyner Holding Yayınları · 20182,568 okunma
Reklam
HENÜZ KİTABI OKUMAMIŞ 3-5 KİŞİYE…
10/10
·152 syf.·
2021 20. kitabı
Kitapla ilgili yüzlerce inceleme varken bir de ben yazmalı mıyım diye çok düşündüm. Çünkü, #132705929 . Sonunda ne karar verdiğimi tahmin edersiniz herhalde… Karakter rehberiyle başlamak istiyorum incelemeye. Henüz okumayanlar için yardımcı, okuyanlar için de hatırlatıcı olacağını umuyorum. Başlayalım o halde: • Bay Jones: Çiftliğin ilk sahibi • Koca Reis: Domuz • Snowball: Domuz • Napoleon: Domuz • Squealer: Domuz • Bluebell: Köpek • Jessie: Köpek • Pincher: Köpek • Boxer: Araba atı • Clover: Araba atı • Mollie: Kısrak • Muriel: Keçi • Benjamin: Eşek • Moses: Kuzgun • Tavuklar ve koyunlar Bir de kedi vardı ama bir vardı bir yoktu. Uyuşuğun ve tembelin tekiydi. Pek bir rolü de yoktu kitapta. Zaten hiç sevmem kedileri… Bu kitap bildiğiniz üzere alegorik bir eser. Alegori ne demek bilmeyenler için tanımlayalım hemen. “Bir düşünceyi, davranışı ya da eylemi, daha kolay kavratabilmek için onu, yerini tutabilecek simgelerle, simgesel sözlerle, benzetmelerle göz önünde canlandırma işi.” Bu sebeple tahmin edersiniz ki bu hayvanların tümü bir insan tipini simgeliyor. Koyunları söylememe gerek var mı bilmiyorum. Ezberlettiğiniz şeyleri sorgulamadan kabul edip papağan gibi söyler bu koyunlar habire. Eşek, aydın kesimi simgeliyor. Olayların bilincinde, okur yazar, düşünür fakat nedense az ses çıkarır. Bildiklerini kendine saklar. Etliye sütlüye karışmaz. Mollie, Bahar Candan gibi bir şey. Üzümünü yer bağını sormaz. Bohem hayat tarzını benimsemiştir. Süse şatafata düşkündür. Öyle çok zora gelemez, üretici kesimle uzaktan yakından alakası yoktur. Squealer tam bir yancı, A Haber adeta. Manipülasyon ustası. Kurnazlık timsali. Yarın kıyamet kopacak olsa her şey güllük gülistanlıkmış gibi anlatır. Yönetimi övmekten başka işi yoktur. Yalan yanlış
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,6bin okunma
9/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2022 11:08
Bir gezi teknesiyle dört kişi yola koyulur. Bu yolcuları birbirlerine bağlayan en önemli şey denizdir. Bunlar arasında hem denizci hem de seyyah olan Marlow, Kongo nehriden Afrika topraklarına yaptığı yolculuğu tüm detaylarıyla anlatmaya başlar. Hikayesi hem hüzünlü hem de dehşet vericidir. Her şey Avrupa merkezli bir ticari kuruluşun kaptanı olarak göreve alınmasıyla başlamıştır. Şirket kaptanlarından birisi yetkililerle çıkan bir çatışmada öldürülmüş ve yerine Marlw kaptan olarak atanmıştır. Afrika yolculuğunda yaşamı boyunca zihninden silinmeyecek olaylarla karşılaşmıştır. Sömürge düzenine tanıklık etmiş, fildişi ticaretiyle uğraşan ve büyük şirketlerden birinin yöneticiliğini yapan Bay Kurtz ile yakından ilgilenmiştir. Yerliler üzerinde olandışı bir nüfuzu olan Kurtz ağır hastalanmış ve Marlw onu ülkesine götürmek üzere harekete geçmiştir. ... Hacmi küçük, okunması zor kitaplardan. Dikkatli ve sabırlı bir okursanız; çok çarpıcı, etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız satırlarla karşılaşabilirsiniz. Beni çok etkileyen bir alıntıyla yazımı noktalayım: "Yavaş yavaş ölüyorlardı - bu çok açıktı. Düşman değillerdi, suçlu değillerdi, artık dünyevi hiçbir şey değillerdi; yeşilimsi karanlığın içinde karmakarışık uzanmış hasta ve aç kara gölgelerden ibaretti bunlar. Süreli sözleşmelerle kıyının tüm girintilerinden getirilmiş, uyum sağlayamadıkları bir ortamda kaybolmuş, bilmedikleri yiyeceklerle beslenmiş, hastalanmış, verimsizleşmişlerdi ve buraya kadar sürünüp dinlenmelerine izin verilmişti. Bu can çekişen gölgeler hava kadar özgür ve neredeyse bir o kadar hafifti." İyi okumalar.
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma