"Öyle anlar vardı ki, içimizde iz bırakarak tüm yaşam bir mercekte odaklanan güneş ışığı gibi o ana, sonsuza dek odaklanırdı. Kim bilir, kaç yıl yaşarsa yaşasın, belki de insan yalnızca böyle anlarda yaşar."
İnsanın kabul ettiği bir hatasını açıkça söyleyerek yıllar sonra bile olsa bu hatanın onu yıkma gücünü elinden alması daha mı doğruydu? Böyle bir hatanın saldırıya geçtiği güç, kişinin bu hatayı işlerken sahip olduğu inanca eş değer değil miydi? O halde kişi, onu çöküşe götüren olguyu zamanını ve nedeni bilmeden kendi mi yaratıyordu?