“Yolcu nihayet anladı.Sonunu düşündükçe manzarası kaçıyordu.”
Hayata Dair
‮وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَنٖٓي اِسْرَٓائٖلَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْـلُنَّ عُـلُواًّ كَبٖيراً ‬‮﴿‭٤‬﴾‬‮ ‬ 4. Ve o kitapta, İsrail Oğulları’na uyarı amacıyla, ileride meydana gelecek şu olayları bildirmiştik: Muhakkak siz yeryüzünde iki defa geniş çapta bozgunculuk çıkaracak, sahip olduğunuz güç ve servetle şımarıp küstahlaşarak aşırı derecede taşkınlıklar yapacaksınız. Fakat yaptığınız her bozgunculuğun ardından, büyük bir felâketle yüz yüze geleceksiniz: ‮فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ اُولٰيهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَاداً لَنَٓا اُولٖي بَأْسٍ شَدٖيدٍ فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِؕ   وَكَانَ وَعْداً مَفْعُولاً ‬‮﴿‭٥‬﴾‬‮ ‬ 5. Bu çıkaracağınız fesat ve bozgunlardan ilkinin cezalandırılma zamanı gelince, güçlü kuvvetli ve acımasız kullarımızı üstünüze salacağız. Öyle ki, bunlar ülkenizi tamamen işgal edip hepinizi kılıçtan geçirecekler. Hatta evlerinizin arasında yakalayıp öldürecekleri bir Yahudi arayacaklar. Şüphesiz bu, gerçekleşmesi kaçınılmaz bir vaattir. ‮ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ الْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَاَمْدَدْنَاكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَنٖينَ وَجَعَلْنَاكُمْ اَكْثَرَ نَفٖيراً ‬‮﴿‭٦‬﴾‬‮ ‬ 6. Sonra nihayet aklınız başınıza gelecek ve tövbe edip yeniden Allah’ın kitabına sarılacaksınız. Biz de, düşmanlarınıza karşı yeniden toparlanmanızı ve onlara bir kez daha üstün gelmenizi sağlayacağız. Hem mal ve oğullarla –yani ekonomik, toplumsal, siyasî ve askerî güç bakımından– sizi destekleyecek, hem de genç ve dinamik bir nesil vererek sayınızı çoğaltacağız. Dolayısıyla: ‮اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَا ؕ   فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْبٖيراً ‬‮﴿‭٧‬﴾‬‮ ‬ 7. Eğer iyilik yaparsanız,
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
bin yıl tatlı yer yine de zehir kusar yılan. değer vermek değer görmenin garantisi değildir nihayet söz konusu insan..
Suskunluğum bir ihanetti...
... Ismarlaştı karı ile koca. "Soranlara bol selam." deyiveren, İki elini sallayan adamda hüzünlü bir sima. Olurdu böyle şeyler, Hasret bu, kimi;daha gitmeden özler. Henüz revan olamamıştık ki yola, "Alo aşkım geliyorum." Sesi çalındı kulağıma. Kelimelerin sahibi, helalini dakikalar önce bırakandı, Onu anladığımda sanki ruhum yandı. ... Yol epey uzundu, En az 12 saat! Aklım geride bıraktığımız el sallayan adamda, Bedenim ise ihanet kusan kadına, çay ,kola ve kek sunmakta. Kahkahalar mide bulandırır seviyede, İçeriği bilmesem,bende gülecektim belkide. O on iki saat bitmedi, Uyumak yoktu zaten, Yapma diyemedikten sonra, Benim suskunluğum da , Kocaman bir ihanetti. Ve nihayet yaklaştık ineceği perona...
Şiir
Nihayet
Sonunda derinlerde aranana karşı bir antitez vardır. Bir gün bütün benliğini saran şey en nefret ettiğin şey olabilir. Nihayet felsefe sonunda antifelsefeye dönüşür. Zihinsel oyalanmalar,zihin oyunları bütün bunlar aktüel karşısında güdük şeyler olarak kalacak..Belki 50 yıl sonra bu felsefi keşişlerin birer çarmıh gösterisi bile olabilir. Büyük bir metafor olarak İsa ve onun çarmıhta duran bedeni oyununun anlamsız oluşuna varılacak.Kahkası şen bilim olan o pos bıyık bile son darbeyi aldığında felsefe bir hastalık olarak addelicektir.
YALNIZLIĞIN İÇİNDEKİ BERABERLİK
“Benim yalnızlığım kalabalıklarla dolu.” Bu söz, yalnızlığın insan ruhundaki garip tabiatını anlatır. Çünkü insan bazen en kalabalık meydanlarda kendisini terk edilmiş hisseder; bazen de bir dağın yamacında, bir odanın sessizliğinde, gecenin en tenha saatinde görünmez bir beraberliğin içinde olduğunu duyar. Belki de mesele yalnız olmak değildir. Mesele, yalnızken neyle ve kiminle kaldığını bilmektir. İnsan dünyaya tek başına gelir. İlk nefesini kendi alır. İlk korkularını kendi yaşar. İçindeki en derin yaraları çoğu zaman kimseye anlatamaz. Herkes tarafından sevildiği zamanlarda bile kalbinin ulaşılmaz bölgeleri vardır. Ve bir gün geldiğinde ölüm kapısından da tek başına geçecektir. Bu yüzden yalnızlık, insan olmanın kaderlerinden biridir. Fakat yalnızlık her zaman eksiklik değildir. Bazen bir çağrıdır. Bazen insanın kendisine dönmesi için açılmış gizli bir kapıdır. Çünkü insan, hayatın gürültüsü içinde çoğu zaman kendisinden uzaklaşır. Günler birbirini kovalar; sesler, görüntüler, telaşlar, beklentiler birbirine karışır. İnsan sürekli bir yerlere yetişirken, bir süre sonra nereye gittiğini unutabilir. İşte yalnızlık bazen bu unutuluşun önüne dikilir. Sana dur der. Biraz otur der. Biraz dinle der. Biraz kendine bak.