Hürriyet, Hakka bağlılıktan sonra, Hakkın müsaade ettiği daire içinde ferdin ihtiyarıdır. Biz hürriyeti, nebat hürriyeti ve en güzel ifadesiyle "hayvan hürriyeti" diye alıyoruz. Böyle hürriyet olmaz!.. Doğrusunu söylemek gerekirse, hürriyet, hakikate esarettir!.. Hakikate esir olan hürriyetini Allahtan alır!.. Ve eşek hürriyetiyle hür olmak isteyenler, nihayet felakete giderler. Biz eşek hürriyeti ile hür değiliz; Hakka ve hakikate esiriz. Onun için de herkesten daha hürüz.
“Siz hiçbir genç kız tasavvur edebilir misiniz ki benim söylediğim şeyleri düşünmesin; istemesin… Biz, hepimiz öyleyiz… İsteriz ki bizi isteyecek adam, dünyanın en güzel, en yüksek, en zengin adam olsun… Senelerce gizli gizli onun sevdasını çekeriz… Nihayet bir gün karşımıza bir genç çıkar… Bir genç ki, ne onun gibi güzel, ne onun gibi yüksek, ne onun gibi zengin… Buna rağmen o hayali şehzadeyi seve seve, sevine sevine ona feda ederiz…”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Nihayet bir gün sizi gördüm. Yabancı bir erkekle beraberdiniz. Kapalı bir arabanın içinde yüzünüzü kaim bir peçe altında saklayarak önümden geçtiniz. O vakit, gönlümün ümitsiz karanlığında titreyen o tek yıldız da söndü Perihan Hanımefendi. Gözlerimin kurumuş menbaında kalan son gözyaşı damlasını da sizin ölen hayaliniz için döktüm. Artık, şimdi mesudum.”
" Her şey başa döner; bütün hikayeler biter ve yeniden başlar. Yapraklar dökülür ve yeniden filizlenir. Geceler durmadan dirilir. Kederler saatede, saadetler kedere gebedir. Her şey nihayet en sonundan en başa döner. Düşünen kimseler için mühim bir hakikattir bu."
Kendini konuşarak değil susarak anlatmayı öğrenmiş çocuklardık. Cüsseli laflardan ürker, kırılgan sessizliklere sığınırdık. Nihayet hem parçalandık hem de anlaşılmadık.