Puan vermedi·256 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 08:45
Merhabalar, Kitabın henüz son çeyreğindeyim.Bugün biter büyük ihtimalle.Muhteşem, harika diyemeyeceğim. Bana hitap etmediği için de olabilir. Arka kapak yazısı: " Otoriteye karşı duruşun simgesi.Modern değerlere, şık alışkanlıklara atılan sert yumruklar. Ama bunların neticesinde içine düşülen bir yalnızlık...... Kitapta nihilizmi savunan bir karakter var (Bazarov adında) Nihilizm (veya Türkçe karşılığıyla hiççilik), hayatın ve evrenin nesnel bir anlamı, amacı veya değeri olmadığını savunan felsefi bir akımdır. Latince "hiç" anlamına gelen nihil kelimesinden türetilmiştir. Evrendeki tüm ahlaki, dini ve metafizik kabullerin temelsiz olduğunu öne sürer Kötü değil, güzel kitap ..Bitirdiğimde yorumumu düzenleyeceğim.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 20:16
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere T. Kuyoğlu'nun kaleminden Tiraje Nihil ve Karanlık Odanın Anahtarı adlı kitabın yorumuyla geldim. Bu kitabımız serinin ilk eseri ve masalsı bir anlatımıyla fantastik türde bir eser. . Kitabımız "Öykü Anlatıcıları" tarafından başlayan bir masal ile başlıyor. Tiraje Nihil, diğer kardeşlerine nazaran iri yapılı, gelişmiş bir kızdır. Birgün yaşamış olduğu paranormal bir olay sonucu yaşadığı şeyin rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu idrak etmeye çalışırken, yaşadığı bu olayı unutur. Yapısı itibariyle yalnızdır. Diğer çocuklar ondan uzak durur. Birgün ailesi Tiraje ile konuşma kararı alır. Artık ona bazı gerçekleri söylemenin vakti gelmiştir. Tiraje aslında sihir yapabilen biri olduğunu söylerler. Bu sihir kimisinde doğuştan varken, kimisinde de sonradan öğrenilen bir şeydir. Sadece kendisinde yok, aile üyelerinde de vardır. Tiraje Nihil zamanla yapabileceği yetenekleri, sihirleri keşfetmeye başlar. Daha sonra babasının ona geçmişte neler yaşadığını öğrenmesi ve onu anlaması için bir günlük verir. Günlükte Moran hakkında bilgileri edinirken, Tiraje'nin babası Mahir Bey'in de neler yaşadığını öğreniyoruz. Okulu bitince Medit'e gitme kararını verir ve orada eğitimine devam edecektir. Medit'te birçok bölüm ve öğrencilerin kendini geliştireceği seçenekler bulunuyor. Bu kararındaki en büyük etkenlerden biri de o günlük olmuştur. Zamanı gelir ve Tiraje'nin Medit'e yolculuğu başlar. Tiraje'nin yaşamış olduğu birçok gizemli durumlarla birlikte romanımız ilerliyor. Peki; Medit'te kimlerle tanışır? Medit nasıl bir okuldur? Hangi bolümler vardır? Tiraje'nin başına neler gelir? Tiraje'nin başına gelen gizemli olaylar nedir? . Merakla ilerleyen sayfalar ile birlikte sonunda öyle bir olay gelişti ki, kitap en heyecanlı yerinde bitirdi. Çok merak
1000Kitap
Tiraje Nihil ve Karanlık Odanın AnahtarıT. Kuyoğlu · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20217 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Karamazov Kardeşler
Puan vermedi
Fyodor Mihayloviç Dostoyevsky Karamazov Kardeşler Çeviren: Nihal Yalaza Taluy Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Baskı:24 Fyodor Pavloviç Karamazov ve oğulları Dimitri/Mitya,Alyoşa/Aleksey ve Ivan arasında geçen olaylar anlatılıyor. Fyodor Pavloviç şehvet ve içki düşkünü, ahlâkî ve dini olarak zayıflıklara sahip, orta halli bir ekonomik duruma sahip bir baba.Tabi ne kadar baba denilebilirse.Zira oğullarının hiçbirini adamakıllı yetistirmemiş,sevmemiş ve hatta temel ihtiyaçlarını dahi doğru dürüst karşılamamış.İki karısından 3 oğlu var.Hatta yanında uşak ve aşçı olarak çalışan Smerdyakov'un da onun oğlu olduğuna dair söylentiler de var.Smerdyakov'un annesinin zamanında Smerdyaşa (kokmuş demek) adında bir meczup olduğu ve Fyodor tarafından iğfal edildiği söyleniyor.Ki ne hazindir,Fyodor Smerdyakov tarafından öldürülecektir. Dimitri/Mitra en büyük evlat.Teğmen.O da babası gibi şehvete ve içkiye düşkün olmasına rağmen ahlâki olarak daha iyi özellikleri olduğu söylenebilir.Elbette onun da ahlâkî ve dini zayıflıkları var ancak babasına kıyasla daha ahlaklı.Ekonomik olarak kötü durumda çünkü babası aşağıdaki durum sebebiyle ona gerekli yardım yapmıyor.Katerina ve Gruşenka adlı iki kadın arasında debelenip duruyor.Babasını öldürmekle suçlanacak (ki öldürenin Smerdyakov olmasına rağmen) ve hapse düşüp idamla yargılanacak. Alyoşa en küçük evlat.Yirmili yaşlarında ve kendini Stratez Zohoma adlı bir rahibin manastırına kapatmış ve kendini dine adamaya karar vermişti.Babasının ve abilerinin dini ve ahlaki zayıflıkları onu çok üzüyor.Bundan dolayı kendini manastıra atıyor.Ancak Stratez ölünce (ki onu adeta ruhani bir rehber olarak görüyor) manastır dışına çıkmaya karar veriyor.Alyoşa iyi yürekli, Tanrıya sıkı sıkıya bağlı,prensipleri olan ve ahlâkî hassasiyeti
Düşünce
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
ahlak, aşk ve toplum arasında bir komedya
Puan vermedi·76 syf.·
2025 368. kitabı
Roma tiyatrosunun katı ahlak anlayışını sarsan, insanı tüm zaaflarıyla merkeze alan zarif bir komedyadır. Dışarıdan bakıldığında aşk, kimlik karmaşası ve aile onuru üzerine kurulu bir hikâye gibi görünür; ama derinlerinde Terentius’un insan doğasına dair ince gözlemleri gizlidir. Eser, özgürlük ile gelenek arasındaki çatışmayı genç bir âşık üzerinden anlatır. Babasının belirlediği evliliği reddeden Pamphilus, kalbinin sesini dinleyerek toplumsal normlara başkaldırır. Bu çatışma, Terentius’un dönemine göre cesur bir söylemdir: erdem artık dış görünüşte değil, insanın iç dünyasındaki samimiyettedir. Yazar, ahlakın buyruğunu sorgularken, duygunun meşruiyetini savunur. Dili sade, mizahı inceliklidir. Kahkahaya değil, anlayışa davet eder. Karakterlerin zaaflarıyla yargılanmadığı, aksine insanca bir sıcaklıkla anlatıldığı bir dünyadır bu. Terentius’un “Homo sum, humani nihil a me alienum puto” (İnsanın hiçbir hali bana yabancı değildir) sözü, Andros Güzelinin özüdür aslında insanın içindeki karmaşayı anlayan, ama onu yumuşak bir tebessümle kabullenen bir tiyatro anlayışı. Andros Güzeli, hem komedinin zarafetini hem de insan ruhunun karmaşasını bir arada taşır. Ne sadece güldürür ne de sadece düşündürür; insana, tüm zayıflıklarıyla birlikte var olma hakkı tanır.
1000Kitap
Andros GüzeliTerentius · Milli Eğitim Yayınları · 199023 okunma
8/10
·347 syf.··
2025 11. kitabı
Kearney kitap boyunca canavar anlatılarının, insan benliğinin hiçbir zaman bütünüyle güvende olmadığını insana tekrar tekrar hatırlattığını söylüyor. Bu anlatılar, bireyin içindeki derin korkuları ve kaygıları dış dünyaya yansıttığını gösterir. Anthony Storr’un yaklaşımını aktararak, tehdit altındaki insanların çoğu zaman kendilerini korumak için güçlü bir lidere veya otoriteye sığınarak günah keçisi icat ettiğini vurguluyor. Yani, belirsizlik ya da tehdit anında, insanlar suçun ve kötülüğün kaynağını kendi içlerinde görmek yerine, onu kendilerinden uzak bir figüre, bir canavara, yani yaratılan bir ötekiye yüklerler. Kearney’nin temel hipotezi de budur zaten: Bizi en çok korkutan şeyler aslında içimizdeki bastırılmış korkuların yansımasıdır; fakat insan bunları sahiplenmek yerine başkalarına atfeder. Böylece hem kendini aklamış olur hem de içsel çatışmasını dışsallaştırır. Bu bakış açısına göre, modern Batı felsefesi de yüzyıllar boyunca ötekiyle yüzleşmekten, ona var olma hakkı tanımaktan kaçınmış; ötekiliği bastırarak kimliğini inşa etmiştir. --- Kearney ayrıca, günah keçisi ritüelinin dinî-toplumsal düzenin nasıl işlediğini de örneklendiriyor. Kutsal Kitap’ta kuzuların kurban olduğu bilinse de, keçinin benzersiz bir rolü vardır: Topluluğun tüm kötülüğü sembolik olarak onun sırtına yüklenir ve bu kötülüğü toplumdan uzak tutmak için çöle sürülür. Bu, kirlenmenin kaynağını toplumdan atarak saflığı koruma arzusunu gösterir. Yahudi-Hristiyan geleneğinin insan kurban etmeyi bırakıp hayvan kurbanına geçmesi de bu bağlamda bir ilerleme olarak görülür; insan kanının döküldüğü eski Dionysosçu ayinlerden farklı olarak, artık kurban ritüeli daha sembolik bir safhaya taşınmıştır. Yine de temel mantık değişmemiştir: Kilise, saflığını koruyabilmek için “pis” ya da tehlikeli
Felsefe ve Düşünce
Yabancılar, Tanrılar ve CanavarlarRichard Kearney · Metis Yayıncılık · 201290 okunma
8/10
·128 syf.··
2025 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2025 14:02
İlk kez Platonov okudum. Dili kullanmayı iyi bildiğini söyleyebilirim. Çevirmen de anladığım kadarıyla başarılı aktarmış. Okuduğum Türkçe metin son derece şiirseldi. Devrimin okumuş sınıflarının idealleri ile buz gibi halk gerçekliği arasına sıkışmış bir Rusya’yı, Moskova adlı bir kadının şahsında, onun kendine has bir tarzda sevdiği ve her biri onu kendine has bir tarzda seven bir grup erkeğin hikayesiyle önümüze seriyor Platonov. Platonov bir komünist olduğunu saklamıyor, Homo sum humani nihil a me alienum puto (İnsanım ben, insana ait hiçbir şey bana yabancı değildir) düsturuna imanla bağlı bir metin okuduğumu düşünüyorum. Ancak onun komünizmi, zamanının reelpolitiği ile uyuşmamış, uyuşması da mümkün değil, zira Platonov dünyaya insandan bakıyor. Dönemin iktidar aygıtı da bunu takdir edebilecek bir kapasiteye sahipmiş ki bu kitap da diğer kitapları gibi ancak ölümünden çok sonra yayınlanabilmiş. Metinde bir olmamışlık vardı. Yer yer sıkıldım. Yine de iyi edebiyatın peşinden giden dostlara tavsiye edebilirim.
Mutlu MoskovaAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2012340 okunma