Nihan Özdamar

Melodyen*
“Ellerim uykuluyken ne eskiye ne şimdiye tutunabiliyorum. İki uyku arasında güçlü bir omuz yok. Hep korkak omuzlar. Çöp… Yatağın altı elma çöpleriyle doldu. İki uyku arasında koca bir elmayı gözlerim kapalı yerken ona benziyorum. Kimseye benzemek istemedikçe en çok babama benziyorum. Acı, sarı ve uykulu bakıyorum. Elma çöplerini yatağın altında bırakıyorum. Aynı sokaklarda, aynı zamanlarda aralıksız yürüyorum. Gün geçtikçe bu daha kolay, daha anlamlı. Az melankoli, yok kendine acıma. Kendine acımaktan vazgeç! Sıkıcı bir konforu var devrile devrile sayıklamanın. Hikayeni sayıklarken sevmeyi bırakıyorsun bir kere. Dünyanın derdi böylesine koyuyken vasat hikayelerin aydınlanmaya ihtiyacı yok. Uykuya tutununca kırıldıkları yerden sönüyorlar ne de olsa. Senden önce sönen sokak ışıkları bitti. “Bilmediğim sokaklarda yürüyorum. Bildiklerimden daha özgür.”, dediğin zamanlar da. Kalbin zamanı varmış. Güçlü omuzlara inandığı, güzel elleri ve ıssız sokakları inadına takip ettiği… O zamanlar her şey yakın uzakmış. Uzun, kalabalık yemek masaları… Dost, arkadaş, sürprizli sabahlar ve soğuk kış akşamları… Şimdiki zamanda, aralıksız sigara içip, aralıksız uyuyor ellerim. Kalbimin çürüğü geçti, omzumdaki burda demiyor. Saklanan, titreyen bakışları mutlu numarası yapmıyor. Hiç suçlu aramıyor. Suçlu yok, kalp böyle. Hatalı… Mutsuz, dalgın ve bir başına geçiyor kalbin zamanı. Kedileri, köpekleri, kızı için peçete satan anneleri, anneleri, çocukları, yalnız çocukları, ağaçları, sardunyaları, küs kaldıklarını, hastane koridorlarında yere bakanları yalnız bırakanları, ara sıra onu, onları, hiç olmayacakları severken geçiyor. Acı, sarı ve uykulu geçiyor. Zaman… Arada, ara sıra omuzlarımı hatırlatıyorsun. İki uyku arasında… Kaç zaman? Dur biraz. Hatırlattığın yerde dur. Kaçma, dur biraz!
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sana bakmak**
her şey yapılabilir  bir beyaz kağıtla  uçak örneğin uçurtma mesela  altına konabilir  bir ayağı ötekilerden kısa olduğu için  sallanan bir masanın  veya şiir yazılabilir  süresi ötekilerden kısa  bir ömür üzerine  bir beyaz kağıda  her şey yazılabilir  senin dışında  güzelliğine benzetme bulmak zor  sen iyisi mi sana benzemeye çalışan  her şeyden  bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor  belki tabiattadır çaresi  senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin  ve benim  bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim  anlarım bitkiden filan ama anlatamam  toprağın güneşle konuşmasını  sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla  sen bana ışık ver yeter  bende filiz çok  köklerim içimde gizlidir  gelen giden açan soran bere budak yok  bir şiir istersin 
Gitmek cesaret ister ufaklık!**
Gitmek cesaret ister ufaklık. Gidecegin yer neresi olursa olsun. Sevdiklerinle arana mesefe girince. Varış yerinin hiç bir anlamı kalmaz. Vedalaşmakta zor iştir biliyor musun? Oturursun geminin kıçına. Bakarsın sevdiklerine, gittikçe ufalırlar, ufalırlar, kaybolurlar O zaman anlarsın işte. Vedalaşmak asıl kalana değil,  gidene koyar! 100 defa söyledim sana hüzünlü değilim, mizacım böyle. Bak şarabımla beraberim. Çocukluğumdan beri hayaller kuruyorum Şarabımdan ayrılmadan hem de. Ben şarabımdan ayrılmıyorum. O da bana, bunca gidene rağmen hala hayal kurdurtmaya devam ediyor. Ne olmuş yani büyük adam olamadıksa? Hayallerimizi satmadık ya?..
Şiir
Herşey sende gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın kanatların çırpındığı kadar hafif... Kalbinin attığı kadar canlısın gözlerin uzağı gördüğü  kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin nefret  ettiklerin kadar kötü. Ne renk olursa olsun kaşın gözün karşındakinin gördüğüdür rengin... Yaşadıklarını kâr sayma yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, sevdiğin kadardır ömrün... Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin sakın bitti sanma her şeyi, sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın güneşin seni ısıttığı kadar  sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin... İşte budur
Rakı
Rakı sofrasında susulmaz arkadaş, Hıçkıra hıçkıra ağlayacaksın... Arınacaksın gururundan, paşa gibi. Şerefe ulan diyeceksin Şerefsiz Dünyaya inat şerefimize, Kırar gibi tokuşturup kadehleri, Gırtlağınla seviştireceksin meyleri... Gömeceksin kendini şişelerin dibine, ölür gibi içeceksin! Öleceksin arkadaş... Oturtacaksın karşına geçmişini, Güle güle küfür edeceksin... Unutacaksın, unutur gibi içeceksin ! İçiyorsan Rakıyı öve öve, söve söve kusacaksın ne varsa içinde...
Şiir