“Çok çabuk alışır insan. Kişi mutlu yaşamak için para kazanmak ister, sonra bir yaşamın tüm çabası ve en iyi yanı bu paranın kazanılmasında toplanır. Mutluluk unutulmuş, araç da amaç sayılmıştır.
Diyalogun kendisi de zihinsel değil de kalpte olan bir yolculuktur. Bu tip bir dinleme sözcüklerin anlamları üzerinde takılıp kalmak değil, derinlerde yatanı merak etmektir.
Carnegie diyor ki: "Ulu Tanrı bile insanlar hakkındaki hükmünü onların ömürleri bittikten sonra veriyorken, biz aciz insanlar, kim oluyoruz da onları bir kere görmekle, 3-5 yazı okumakla, dedikodu dinlemekle insanlar hakkında hüküm verebiliyoruz."