Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı, çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.
Gençler dünya durdukça yaşayacaklarına inanırlar, bu yüzden tüm düşünce ve istekleri kendilerine yöneliktir. Yaşlılar bir yerde son diye bir şeyin bulunduğunu anlamış, bir kimsenin yalnızca kendisi için sahip olduğu, yalnızca kendisi için yaptığı şeyin sonunda bir delikten içeri düşüp hiçbir değer taşımayacağının bilincine varmışlardır. Onun için de bir başka sonrasızlığı gereksinir, yalnızca solucanlar için yaşamadıkları inancına gereksinim duyarlar.