"Başına gelen bunca olaydan sonra kim verem olmazdı? Yoksul insanların Juan March gibi suçlu, bir boğa güreşçisi, ya da operada tenor olmadığı sürece para kazanma olanağının bulunmadığı bu ülkede mi? Nasıl verem olmasındı ki? Burjuvaların tıka basa, çatlayıncaya kadar yediği için sodasız yaşayamadığı, yoksulların ise doğdukları günden öldükleri güne dek hep aç yaşadıkları bir ülkede verem olmayıp da ne yapabilirdi? Ta çocukluğunda, boğa güreşini öğrenmek için panayırları dolaşırken, bedava yolculuk edeyim diye üçüncü mevki vagonlardaki sıranın altında, toz toprak içinde, leş gibi yaş, kuru balgam arasında gidersen, göğsün boğa boynuzlarıyla deşilmişse verem olmaz mısın sen?"
Vaktidir dostum, vaktidir! Yürek dinginlik istiyor,
Uçuyor birbiri ardına günler ve geçen her saat alıp götürüyor
Yaşamdan bir parça daha, ve biz seninle ikimiz
Yaşamak umudundayız, oysa kuşku yok ki öleceğiz.
Dünyada mutluluk yok, fakat dingin ve özgür olunabilir.
İmrenilecek bir yazgı düşlüyorum nicedir-
Nicedir, ben, yorgun köle, kaçıp gitmektir istediğim,
Uzak sığınağına çalışmanın ve lekesiz bir esenliğin.
Sayfa 106 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu