İnsanların korkunç adaleti bir adamın boynuna kılıcını ne zaman çekse, kendi kendime, "Ceza yasalarını acı çekmemiş kimseler hazırlamıştır," demişimdir.
Mai ve siyah birçok kişinin dil konusunda zorlandığı bir kitap. Kime sorsam dili yüzüden sıkıcı bulduğunu söylediği için sadeleştirilmiş metinden okudum. Tasvirlerin güzelliği beni kitaba çeken asıl şey olmuştur. Kitabın karamsarlığı can sıkıcı olsa da akıcı bir kitaptı. Olay çok az kişinin etrafında olduğu için çok kafa karıştırıcı bir yanı yok. Olay 19 yaşında babasını kaybeden yazar olma ümitleri içinde bir gazetede işe başlayan Ahmed Cemil'i anlatır. Cemil Mai ve Siyah adlı bir şiir yazmak istiyor ancak ne kadar denerse denesin 2 gün sonra şiiri çöpe atıyordu. Bir gün arkadaşı Hüseyin'in kardeşi Lamia'nin -sevdiği kız- şiiri dinlemek istediğini söylemesi üzerine şiire ağırlık vererek 1 aya yakın bir sürede bitirerek 7 kişinin karşısında okur. 7 kişinin içinde olan Raci bu şiir için bir eleştiri yazar. Olaylar ondan sonra kopar.
Başkasının başarısından dolayı buruşmuş yüzler, beğenilmeye karşı dikleşen, taşlamaya hazır somurtuk dudaklar bu yükseklerde çok başarılı olamazlar. Az şey isteseydi, belki daha çok şey elde ederdi. Ancak, ne yazık ki hep dik yürümek isteyecek kadar üstün kişiydi o.