Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zira yol arkadaşımı inceledikçe, onu iyiden iyiye José-Maria'nın Endülüs'te pek çok şehrin kapılarında asılı gördüğüm eşkaline uydurmaya başlamıştım. Evet, bu o... Sarı saçlar, mavi gözler, büyük bir ağız, güzel dişler, küçük eller; ince bir gömlek, gümüş düğmeli kadife bir ceket, beyaz deri tozluklar, doru at... Hiç şüphe yok! Fakat biz kimliğini gizlemek istemesine saygı gösterelim...
Ağzındaki akasya çiçeğini eline alıp başparmağının tek bir hareketiyle bana doğru fırlattı, tam iki gözümün ortasına. Beyefendi, anlımdan vurulmuşa döndüm… Hangi deliğe saklanacağımı bilemiyordum, adeta taş kesmiştim. Kadın fabrikaya girdiğinde, yerde ayaklarımın arasına düşmüş olan akasya çiçeğini gördüm. Hangi şeytan dürttü bilemiyorum, ama arkadaşlarıma fark ettirmeden çiçeği yerden alıp itinayla ceketimin içine sakladım. Bu ilk hatamdı!