İnsan Ne ile Yaşar kitabını okurken bana en çok geçen duygu, insan olmanın özünü sorgulamak oldu. Kitap çok sade bir dille yazılmış olsa da verdiği mesajlar oldukça derin. Özellikle sevgi, merhamet ve paylaşma üzerine kurduğu anlatım beni düşündürdü.
Lev Tolstoy ’un olayları abartmadan ama etkileyici şekilde aktarması kitabın en sevdiğim yönlerinden biriydi. Okurken bazı yerlerde kendi hayatımı ve insanlara karşı davranışlarımı da sorguladım.
Kitabın olumlu yönlerinden biri, kısa olmasına rağmen insana gerçekten bir şey katmasıydı. Akıcı olduğu için sıkmadan ilerliyor ve verdiği mesaj doğrudan kalbe dokunuyor. Karakterlerin yaşadıkları olaylar sayesinde insanın sadece maddi şeylerle değil; sevgi, iyilik ve vicdanla yaşadığı fikri çok güzel hissettiriliyor.
Kitabın en etkileyici tarafı bence kısa ama derin cümlelerle insanın içine dokunabilmesi. Özellikle “İnsan sevgisiz yaşayamaz.” sözü kitabın bütün mesajını tek başına anlatıyor gibi hissettirmişti bana.
Olumsuz olarak ise bazı bölümlerin fazla öğretici ve ders verme amacı taşıdığı hissedilebiliyor. Bu yüzden yer yer olaylardan çok verilmek istenen mesaj ön plana çıkıyor. Ayrıca daha fazla karakter detayı ve uzun bir olay örgüsü olmasını isterdim.
...
Genel olarak benim için hem huzurlu hem de düşündürücü bir kitaptı. Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren, insanın iç dünyasına dokunan eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.
Sevgiler...
Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun? benim için sadece okunup bitirilen bir kitap olmadı; uzun uzun düşündüren, bazı satırlarında durup kendimi sorgulamama neden olan bir yolculuk gibiydi.
Kitabı okurken en çok hissettiğim
Kendine Güvenen Çocuklar Yetiştirmek kitabını okurken sürekli kendi çocukluğumu, çevremdeki çocukları ve hatta bazen yetişkinleri düşündüm. Çünkü kitap aslında sadece çocuk yetiştirmeyi değil, bir insanın karakterinin nasıl
Her şeye ağlama özelliği olan birinin pek de dayanamayacağı bir kitap aslında
Bir Kadın Ağladığında ...
Beş ayrı kadın...
Beş ayrı hikâye...
Beş ayrı acı...
Beş ayrı imtihan...
Meral, Buket, Reyhan, Selda ve Leyla...
Meral'in babasıyla imtihanı, Buket'in beklemediği anda en güvendiklerinden yediği darbe, Reyhan'ın umutla başlayan yolcuğunda başına gelenler, Selda'nın hasretle yolunu gözlediği evlatları ve Leyla'nın evladının acısına gösterdiği sabrı...
Bilmediğimiz, duymadığımız ya da haberlerde sıkça karşılaştığımız bir dakikalığına okuduğumuz/dinlediğimiz nice kadının hikâyelerine benzer hikâyeler aslında.
Kitapta, okurken belki de kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz hikâyelere değinmiş yazar. Oldukça başarılı buldum.
Okunmaya değer.
Umarım ki, kadınlarımızın acıları bir gün son bulur...
Keyifli okumalar.