Nisa

Nisa
@niscolata
Sınıf Öğretmeni/MEB
Ege Üniversitesi
AĞRI
178 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
8/10
·96 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 20:08
İnsan Ne ile Yaşar kitabını okurken bana en çok geçen duygu, insan olmanın özünü sorgulamak oldu. Kitap çok sade bir dille yazılmış olsa da verdiği mesajlar oldukça derin. Özellikle sevgi, merhamet ve paylaşma üzerine kurduğu anlatım beni düşündürdü. Lev Tolstoy ’un olayları abartmadan ama etkileyici şekilde aktarması kitabın en sevdiğim yönlerinden biriydi. Okurken bazı yerlerde kendi hayatımı ve insanlara karşı davranışlarımı da sorguladım. Kitabın olumlu yönlerinden biri, kısa olmasına rağmen insana gerçekten bir şey katmasıydı. Akıcı olduğu için sıkmadan ilerliyor ve verdiği mesaj doğrudan kalbe dokunuyor. Karakterlerin yaşadıkları olaylar sayesinde insanın sadece maddi şeylerle değil; sevgi, iyilik ve vicdanla yaşadığı fikri çok güzel hissettiriliyor. Kitabın en etkileyici tarafı bence kısa ama derin cümlelerle insanın içine dokunabilmesi. Özellikle “İnsan sevgisiz yaşayamaz.” sözü kitabın bütün mesajını tek başına anlatıyor gibi hissettirmişti bana. Olumsuz olarak ise bazı bölümlerin fazla öğretici ve ders verme amacı taşıdığı hissedilebiliyor. Bu yüzden yer yer olaylardan çok verilmek istenen mesaj ön plana çıkıyor. Ayrıca daha fazla karakter detayı ve uzun bir olay örgüsü olmasını isterdim. ... Genel olarak benim için hem huzurlu hem de düşündürücü bir kitaptı. Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren, insanın iç dünyasına dokunan eserlerden biri olduğunu düşünüyorum. Sevgiler...
1000Kitap
İnsan Ne ile YaşarLev Tolstoy · Ema Kitap · 2016234,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·128 syf.··
2023 89. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2023 01:10
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat - Bir Yüreğin Ölümü benim için insan psikolojisini en derin şekilde hissettiren kitaplardan biri oldu. Stefan Zweig ’in insan ruhunu çözümleme biçimi kitabın her sayfasında kendini hissettiriyor. Okurken sadece olayları okumadım; karakterlerin iç çatışmalarını, yalnızlıklarını, korkularını ve çaresizliklerini de hissettim. Bu yüzden kitap bittiğinde geriye sadece bir hikâye değil, yoğun bir duygu kaldı. ... Kitabın en etkileyici yanı bana göre insanların bir anda değişebileceğini ve bazen tek bir olayın bütün hayatı etkileyebileceğini göstermesiydi. Özellikle karakterlerin duygusal gelgitleri çok gerçekçi anlatılmıştı. Zweig’in en sevdiğim tarafı, karakterleri yargılamadan onların neden böyle davrandığını göstermesi oldu. Bu durum kitabı sıradan bir olay örgüsünden çıkarıp psikolojik olarak çok daha güçlü bir yere taşıyor. Anlatım dili oldukça sade ama bir o kadar etkileyici. Kitap akıcı ilerliyor ve kısa olmasına rağmen insanın içinde uzun süre kalan bir etki bırakıyor. Bazı cümleleri okurken gerçekten durup düşünme ihtiyacı hissettim. İnsan ruhunun ne kadar kırılgan olduğunu ve bazen görünmeyen duyguların insanı içten içe nasıl tüketebildiğini çok başarılı anlatmış. Kitabın olumlu yönlerinden biri de duygu aktarımının çok güçlü olmasıydı. Karakterlerin yaşadığı çaresizlik, yalnızlık ve pişmanlık bana oldukça gerçek geçti. Özellikle iç dünyalarının detaylı verilmesi, karakterlere karşı empati kurmamı sağladı. Ayrıca kısa bir kitap olmasına rağmen derin anlamlar taşıması bence büyük bir artıydı. Olumsuz yönlerine gelirsem, bazı bölümlerde psikolojik çözümlemeler çok yoğun olduğu için tempo biraz yavaşladı. Sürekli karakterlerin iç dünyasına odaklanılması, olay akışını seven okurlar için sıkıcı olabilir. Bunun yanında kitabın genel atmosferi oldukça hüzünlü ve karamsardı. Okurken
1000Kitap
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat - Bir Yüreğin ÖlümüStefan Zweig · Can Yayınları · 20169,9bin okunma
10/10
·120 syf.··
2026 2. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 23:30
Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun? benim için sadece okunup bitirilen bir kitap olmadı; uzun uzun düşündüren, bazı satırlarında durup kendimi sorgulamama neden olan bir yolculuk gibiydi. Kitabı okurken en çok hissettiğim şey, insanın aslında hayatın içinde ne kadar kaybolduğunu fark etmesi oldu. Günlük telaşların, korkuların ve sürekli bir şeylere yetişme çabasının arasında insan bazen gerçekten “ben kimim?” sorusunu unutuyor. Bu kitap tam da o soruyu yeniden hatırlatıyor. Kitabın dili bana göre çok ağır değildi ama sıradan bir anlatımı da yoktu. Bazı cümleleri kısa olmasına rağmen uzun uzun düşündürdü. Özellikle insanın var olma korkusu, yalnızlığı ve iç dünyası üzerine yapılan yorumlar beni etkiledi. Okurken kendimi bazı satırlarda yakaladım. Sanki kitap bana dışarıdan bir şey anlatmıyordu da, içimde susturduğum düşünceleri dile getiriyordu. Ben bu kitabı okurken sadece felsefi bir metin okumadım; aynı zamanda insan psikolojisini, korkularını ve hayatla olan bağını da düşündüm. Bence kitabın en güzel tarafı, okuyucuya kesin cevaplar vermeye çalışmaması. Daha çok insanı düşünmeye itiyor. Herkes okuduğunda farklı bir anlam çıkarabilir diye düşünüyorum. Çünkü kitap biraz da insanın kendi iç dünyasına göre şekilleniyor. Bazı bölümlerde altını çizmek istediğim çok fazla cümle oldu. Özellikle ölüm korkusunun aslında yaşamı tam anlamıyla yaşayamamaktan kaynaklandığını anlatan düşünceler beni etkiledi. İnsan bazen yok olmaktan değil, geride eksik bir hayat bırakmaktan korkuyor olabilir diye düşündüm. Genel olarak bu kitap bana sakin bir ortamda, sindire sindire okunması gereken bir eser gibi geldi. Hızlıca okuyup geçilecek bir kitap değil. Okudukça insanı durduran, düşündüren ve kendi içine döndüren bir tarafı var. Benim için etkileyici ve farklı bir okuma deneyimi oldu. Özellikle hayatı,
Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?Mesud Topal · Destek Yayınları · 20209,3bin okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 23:37
Kendine Güvenen Çocuklar Yetiştirmek kitabını okurken sürekli kendi çocukluğumu, çevremdeki çocukları ve hatta bazen yetişkinleri düşündüm. Çünkü kitap aslında sadece çocuk yetiştirmeyi değil, bir insanın karakterinin nasıl şekillendiğini anlatıyor. En çok hoşuma giden tarafı ise, her şeyi suçlayıcı bir dille değil; sakin, anlayan ve gerçekten çözüm sunan bir bakış açısıyla anlatması oldu. Kitap boyunca şunu hissettim: Bir çocuğun özgüveni büyük başarılarla değil, küçük anlarda kurulan cümlelerle oluşuyor. Sürekli eleştirilen, başkalarıyla kıyaslanan ya da duyguları küçümsenen çocukların zamanla kendi iç seslerini kaybettiğini çok güzel anlatmış. Ama aynı zamanda geç olmadığını da hissettiriyor. Bir çocuğa gerçekten değer verildiğinde, onun fikri önemsendiğinde ve hata yapmasına izin verildiğinde nasıl değişebileceğini çok etkileyici şekilde anlatıyor. Bence kitabın en güçlü yanı, ebeveynleri ya da öğretmenleri mükemmel olmaya zorlamamasıydı. “Hata yapabilirsiniz ama önemli olan çocuğun yanında nasıl durduğunuz” mesajını çok doğal hissettirdi. Okurken altını çizmek istediğim çok fazla cümle oldu, çünkü bazı sayfalarda insan kendini görmeden edemiyor. Bu kitap bana şunu düşündürdü: Kendine güvenen çocuklar yetiştirmek için önce onların korkmadan konuşabileceği, hata yapınca sevgiden mahrum kalmayacağı bir ortam oluşturmak gerekiyor. Çünkü özgüven sonradan ezberletilen bir şey değil; çocukların hissettikleriyle büyüyen bir duygu. Benim için bu kitap sadece ebeveynlik üzerine yazılmış bir kitap değildi. İnsan ilişkilerini, çocukların iç dünyasını ve bazen fark etmeden nasıl izler bıraktığımızı anlatan çok samimi bir kitaptı. Özellikle çocuklarla iletişim kuran herkesin bir kez okuması gerektiğini düşünüyorum. Sevgiler...
Kendine Güvenen Çocuklar YetiştirmekGael Lindenfield · Yakamoz Yayınları · 2011247 okunma
9/10
·176 syf.··
2023 88. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2023 00:08
Her şeye ağlama özelliği olan birinin pek de dayanamayacağı bir kitap aslında Bir Kadın Ağladığında ... Beş ayrı kadın... Beş ayrı hikâye... Beş ayrı acı... Beş ayrı imtihan... Meral, Buket, Reyhan, Selda ve Leyla... Meral'in babasıyla imtihanı, Buket'in beklemediği anda en güvendiklerinden yediği darbe, Reyhan'ın umutla başlayan yolcuğunda başına gelenler, Selda'nın hasretle yolunu gözlediği evlatları ve Leyla'nın evladının acısına gösterdiği sabrı... Bilmediğimiz, duymadığımız ya da haberlerde sıkça karşılaştığımız bir dakikalığına okuduğumuz/dinlediğimiz nice kadının hikâyelerine benzer hikâyeler aslında. Kitapta, okurken belki de kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz hikâyelere değinmiş yazar. Oldukça başarılı buldum. Okunmaya değer. Umarım ki, kadınlarımızın acıları bir gün son bulur... Keyifli okumalar.
İnceleme
Bir Kadın AğladığındaUğur Gökbulut · Olimpos Yayınları · 2019643 okunma