Geçici düzenler köpükler gibi uçar gider ,” diye mırıldandı belli ki bir şiirden bir dize okumuştu . Aynen öyle , köpükler gibi , geçici . İnsanın bu dünyadaki bütün çalışması köpükten öte bir şey değil . İnsan kendine faydası olacak hayvanları evcilleştirip düşmanca davrananları yok etti , toprağın yabani bitki örtüsünü temizledi . Ama sonra insan yok oldu ve ilkel hayat geri dönüp onun elleriyle yaptığı her şeyi silip süpürdü . Arazileri orman oldu, tarlaları yabani otlarla doldu, sürülerini yırtıcı hayvanlar yedi . Baksanıza Cliff House sahilini bile kurtlar basıyor. Bu düşünce onu dehşete düşürdü. Bir zamanlar dört milyon kişinin gülüp eğlendiği buralarda şimdi kurtlar geziyor, yabani torunlarımız, tarih öncesi dönemlerden kalma silahlarla bu koca dişli yağmacılara karşı kendini savunuyor. Bir düşünün! Hepsi de o Kızıl Ölüm yüzünden... “
Geçici düzenler köpükler gibi uçar gider,” diye mırıldandı, belli ki bir şiirden bir dize okumuştu. “Aynen öyle, köpükler gibi, geçici. İnsanın bu dünyadaki bütün çalışması köpükten öte bir şey değil.
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.
Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.