Semih K

Semih K
Veteriner Hekim ;) twitter.com/skidirkic
Veteriner Hekim
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi
Eskişehir
Eskişehir
53 okur puanı
Mart 2015 tarihinde katıldı
“Hükümet şekillerinin sayılmasına gerek yok. ‘Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir’ dedikten sonra, kime sorarsanız sorunuz, bu, cumhuriyettir. Doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad bazılarına hoş gelmezmiş, varsın gelmesin”
Sayfa 542
Felsefe
Bu en sevdiğim alıntılardan biri olmasına rağmen, Mustafa Kemal Atatürk'e ait bir söz değildir. Abdurrahman Şeref Bey'in meclisteki konuşmasındandır.
Nutuk Hediye Etkinliğimiz Sonlanmıştır, Kazananlar;
Merhabalar Efendim, Yaptığımız çekiliş bitmiş, 3 adet dediğimiz Nutuk yerine 9 Adet Nutuk hediyesi vermiş bulunmaktayız. Çok fazla talep olduğu için, daha fazla insana Mustafa Kemal Atatürk'ün
Tebrik etmeye geldim :) Elimde var o yüzden dahil olmak istemiyorum.
Teşekkür ederiz Semih Bey.. Eksik olmayın, çok sağolun. :)
Kitap okurken çoğumuzu bir düşünce sarar sayfalar arasında mutlaka benim de aklıma geldi ve kelimeler arasında dünyayı ve dünyadaki herşeyi anlamaya çalışan bir toplulukla paylaşmak istedim aklımdan geçenleri siz ne düşünüyorsunuz merak ettim. Dünya da yaşayabilmek için ruh sağlığımızı korumamız gerek ve umudumuzu yaşatmak ruhu dinç tutmak için de bazen benliğimizi de tatmin etmemiz gerek iyi güzel ama bu biraz da dünyada yaşamak zorundaymışız izlenimi vermiyor mu? Yani zorunda olduğumuz için kendimizi avutmamız ve ruh sağlığını dengede tutmamız gerekiyor peki neden? Birçok şey vererek azıcık sahip olduğumuz dünyada ne için kalıyoruz? Bu sadece bir soru isyan sitem haykırış niteliğinde değil sadece merak ediyorum mutlaka herkesin kendi doğruları vardır doğruları merak ediyorum.Umarım yeterince anlatabildim.
Bu dünyada vakit geçirirken mutlu veya huzurlu olmayı hedefleyerek yaşamak benim düşünceme göre, bizi bu kadar umutsuzluğa sürükleyen tek şey. Örneğin mutlu olmak için bir şeye ulaşmayı beklersek mutlu olamayız, ulaştığımızda bile süren geçici bir mutluluk sonrasında yerini amaçsızlığın yönettiği bi depresyona bile bırakabilir. O yüzdendir ki yaşarken mutlu olmalı insan, mutlu olmak için fazla neden aramamalı. Onu mutlu eden insanlarla birlikte olmalı, zehirleyici insanları başlarda acı da verse kendinden uzaklaştırmalı. Bu değişiklikler zorlu olacaktır mutlaka, ama insan kendini bazı alışkanlıklara mahkum etmemeli ve mutlu olma fırsatını kaçırmamalı. Ön yargılarını yıkmalı ve hiçbir kişi veya düşünceyi uzaklaştırmadan ama birisine özellikle yakın olmaya da ihtiyacı olmadan yaşamalı. Önce özgür olmak lazım ki mutlu olalım. Mutlu olalım ki mutlu edelim ve bizi mutlu edecek insanlarla yaşayabilelim :)
Önceki 3 yanıtı göster
Ne demek :) derin sohbetten sıkılmayanlar birleşmeliyiz :)
1 yanıtı göster
Kitap okurken çoğumuzu bir düşünce sarar sayfalar arasında mutlaka benim de aklıma geldi ve kelimeler arasında dünyayı ve dünyadaki herşeyi anlamaya çalışan bir toplulukla paylaşmak istedim aklımdan geçenleri siz ne düşünüyorsunuz merak ettim. Dünya da yaşayabilmek için ruh sağlığımızı korumamız gerek ve umudumuzu yaşatmak ruhu dinç tutmak için de bazen benliğimizi de tatmin etmemiz gerek iyi güzel ama bu biraz da dünyada yaşamak zorundaymışız izlenimi vermiyor mu? Yani zorunda olduğumuz için kendimizi avutmamız ve ruh sağlığını dengede tutmamız gerekiyor peki neden? Birçok şey vererek azıcık sahip olduğumuz dünyada ne için kalıyoruz? Bu sadece bir soru isyan sitem haykırış niteliğinde değil sadece merak ediyorum mutlaka herkesin kendi doğruları vardır doğruları merak ediyorum.Umarım yeterince anlatabildim.
Bu dünyada vakit geçirirken mutlu veya huzurlu olmayı hedefleyerek yaşamak benim düşünceme göre, bizi bu kadar umutsuzluğa sürükleyen tek şey. Örneğin mutlu olmak için bir şeye ulaşmayı beklersek mutlu olamayız, ulaştığımızda bile süren geçici bir mutluluk sonrasında yerini amaçsızlığın yönettiği bi depresyona bile bırakabilir. O yüzdendir ki yaşarken mutlu olmalı insan, mutlu olmak için fazla neden aramamalı. Onu mutlu eden insanlarla birlikte olmalı, zehirleyici insanları başlarda acı da verse kendinden uzaklaştırmalı. Bu değişiklikler zorlu olacaktır mutlaka, ama insan kendini bazı alışkanlıklara mahkum etmemeli ve mutlu olma fırsatını kaçırmamalı. Ön yargılarını yıkmalı ve hiçbir kişi veya düşünceyi uzaklaştırmadan ama birisine özellikle yakın olmaya da ihtiyacı olmadan yaşamalı. Önce özgür olmak lazım ki mutlu olalım. Mutlu olalım ki mutlu edelim ve bizi mutlu edecek insanlarla yaşayabilelim :)
Önceki 1 yanıtı göster
O konu hakkında en son yorum yapmaya çalıştığımda sadece ve sadece neredeyse tamamen dini temeller üzerine oturmuş düşüncelerin sonuca ulaşabildiğini gördüm. Herkes için uygun olmayan bir durum doğuruyor tabii bu da. Ne diyelim, burada birbirimizi kırmak, yanlış insanları sevmek ve ölmek için bulunuyoruz diye bi alıntı yapalım bari :)
3 yanıtı göster
Kitap okurken çoğumuzu bir düşünce sarar sayfalar arasında mutlaka benim de aklıma geldi ve kelimeler arasında dünyayı ve dünyadaki herşeyi anlamaya çalışan bir toplulukla paylaşmak istedim aklımdan geçenleri siz ne düşünüyorsunuz merak ettim. Dünya da yaşayabilmek için ruh sağlığımızı korumamız gerek ve umudumuzu yaşatmak ruhu dinç tutmak için de bazen benliğimizi de tatmin etmemiz gerek iyi güzel ama bu biraz da dünyada yaşamak zorundaymışız izlenimi vermiyor mu? Yani zorunda olduğumuz için kendimizi avutmamız ve ruh sağlığını dengede tutmamız gerekiyor peki neden? Birçok şey vererek azıcık sahip olduğumuz dünyada ne için kalıyoruz? Bu sadece bir soru isyan sitem haykırış niteliğinde değil sadece merak ediyorum mutlaka herkesin kendi doğruları vardır doğruları merak ediyorum.Umarım yeterince anlatabildim.
Bu dünyada vakit geçirirken mutlu veya huzurlu olmayı hedefleyerek yaşamak benim düşünceme göre, bizi bu kadar umutsuzluğa sürükleyen tek şey. Örneğin mutlu olmak için bir şeye ulaşmayı beklersek mutlu olamayız, ulaştığımızda bile süren geçici bir mutluluk sonrasında yerini amaçsızlığın yönettiği bi depresyona bile bırakabilir. O yüzdendir ki yaşarken mutlu olmalı insan, mutlu olmak için fazla neden aramamalı. Onu mutlu eden insanlarla birlikte olmalı, zehirleyici insanları başlarda acı da verse kendinden uzaklaştırmalı. Bu değişiklikler zorlu olacaktır mutlaka, ama insan kendini bazı alışkanlıklara mahkum etmemeli ve mutlu olma fırsatını kaçırmamalı. Ön yargılarını yıkmalı ve hiçbir kişi veya düşünceyi uzaklaştırmadan ama birisine özellikle yakın olmaya da ihtiyacı olmadan yaşamalı. Önce özgür olmak lazım ki mutlu olalım. Mutlu olalım ki mutlu edelim ve bizi mutlu edecek insanlarla yaşayabilelim :)