Bilginin, Kabul Görmenin ve İnsan Olmanın Hikâyesi
10/10
·325 syf.··
2026 21. kitabı
Eser, ilk bakışta zihinsel engelli bir gencin olağanüstü bir deney sonucunda zekâsının gelişmesini anlatıyor gibi görünse de aslında insanın kabul görme ihtiyacını, aile ilişkilerini, bilginin sınırlarını ve insan olmanın anlamını sorgulayan derin bir romandır. Charlie Gordon, çevresindeki insanlar tarafından çoğu zaman dışlanan, küçümsenen ve tam anlamıyla anlaşılmayan bir gençtir. Charlie'nin ailesi üzerinden de farklı bakış açılarıyla karşılaşırız. Babası Matt, oğlunun durumunu kabullenmiş ve onu olduğu gibi sevmeye çalışan bir karakterdir. Annesi Rose ise Charlie'nin diğer çocuklarla aynı olabileceğine inanır ve bu uğurda hem kendisini hem eşini hem de çocuğunu yıpratır. Charlie'yi "normal" hâle getirme arzusu zamanla bir sevgi biçiminden çok bir takıntıya dönüşür. Bu durum, engelli bireylerin yaşadığı birçok sorunun aslında onların durumlarından değil, toplumun ve ailelerin beklentilerinden kaynaklandığını düşündürür. Charlie'nin zekâsı ameliyat sonrasında olağanüstü bir şekilde gelişir. Kısa sürede birçok alanda uzmanlaşır, bilimsel tartışmalara katılır ve çevresindeki insanları bilgi düzeyiyle geride bırakır. Ancak burada romanın en önemli sorularından biri ortaya çıkar: Bilgi gerçekten insanı tamamlar mı? Charlie'nin zihinsel gelişimi ile duygusal gelişimi aynı hızda ilerlemez. Bilgi bakımından bir dâhiye dönüşürken, duygusal dünyasında hâlâ birçok eksiklik yaşamaktadır. İnsan ilişkilerini yönetmekte zorlanır, duygularını anlamlandırmakta güçlük çeker ve yalnızlaşır. Böylece eser, insanın yalnızca zekâdan ibaret olmadığını; duygu, empati ve ilişkilerle de var olduğunu gösterir. Roman boyunca Charlie ile ilgilenen bilim insanlarının tavırları da dikkat çekicidir. Özellikle Profesör Nemur ve ekibi, büyük bir başarı elde etmek isterken Charlie'nin bir insan
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537bin okunma
SPOİLERLİ!
8/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:03
Çok büyük heyecanla başladığım bir kitaptı, kapağına ayrı bayılıyorum zaten o ayrı. Hiç beklediğim gibi olmadı diyebilirim. Beni şaşırttığı bazı yerleri oldu. Özellikle ilk bölümlerde Jane'e üzülmemek elde değildi ama cidden kapağında yazıldığı gibi yıllar sonra gelen mutluluk ama geç gelen mutluluk diye eklemeliydiler. Nedense bu dönemlerde yazılan kitaplarda bir hristiyan olmanın yüceliği üzerine oluyor hep ama hep mi böyle olur? Hiç mi şaşmaz. Ayrıca bu kitaplardaki evlilik aşkını anlamıyorum, belki o zamanlar için normal gelebilir ama şimdi okurken, sadece evlilik değil, daha on sekizinde olan bu kızın kendisinden 20 yaş büyük olan bir adama olan bu aşkı nedir? Emin miyiz bunun başka bir şey olmadığına! Bir de her şeyi bu çok yakışıklı, hu çirkin, bu güzel diye kategoride sokma aşkı da var. Bu çirkin çünkü kötü, bu güzel çünkü iyi. Yani insanı meraklandırıyor ama bu detaylar beni çok rahatsız etti. Keşke hiçbiri ile evlenmeyip ayakları üzerinde duran biri olsaydı. At. John salağı da tam bir salaktı. Jane sürekli o öyle yüce ve harika diyorud ama alakası yoktu,kendini beğenmişin tekiydi. Bir de Martı yayınlarının bu çevirisinde içinde Fransızca yazılan kısımların Türkçe hali de eklenebilirdi mesela. Bu kadar zor bir şey değil bence. Neyse çok şükür bitti. Ama okunur mu okunur? Denk gelirseniz bir şans verin!
Jane EyreCharlotte Brontë · Martı Yayınları · 201342,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·348 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:19
Kitabın adı:Zorba Yazarın adı:Nikos Kazancakis Sayfa sayısı:348 Kitabımız 1930'larda geçiyor. Kitabımızda iki farklı kişinin yaşamı inceleniyor. Kitabı çok güzel çok güzel ve severek okurken birden basın hatasıyla karşılaştım o yüzden sonuna doğru isteksizlikle (zorla) okudum. Basım hatası 287. sayfayı okurken tekrar 30 sayfa geriye giderek 257 -58- 59 diyerek devam etti ta ki 280'e kadar 280'den itibaren normal okurken 288 sayfadan sonra bir de baktım 321'e atlamış Allah'ım Yarabbim dedim bu benim kaderim mi nedir çünkü iki üç defa daha aynısı olmuştu o zaman yayınevini arayıp kitabı değiştirmiştim ama bu sefer öyle bir şey yapmadım çünkü kitabım emanet kitaptı. Veliha asılı kelam son sayfaları bölük pörçük okuduğum için pek anlayamadım kitapla kalın.
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
Hannah Arend/ Kötülüğün sıradanlığı
Puan vermedi·320 syf.··
2026 29. kitabı
Hannah Arend/ Kötülüğün sıradanlığı Nazi Almanyasında Yahudilerin toplama kamplarına ve gettolara naklinden sorumlu Otto Adolf Eichmann 11 Mayıs 1960’ta Buenos Airesin kenarı mahallelerinden birinde yakalandı ve İsrail’e getirildi 11 Nisan 1961’de Kudüs bölge Mahkemesi’ne çıkarıldı ve 15 ayrı iddia ile suçlandı başkalarıyla birlikte nazi rejiminin başından sonuna kadar özellikle ikinci Dünya Savaşı sırasında Yahudi halkına karşı suçlar insanlar karşı suçlar işemişti Türkiye’de totalizm üzerine çalışmalar ile tanınan ünlü siyaset bilimci Hannah Arend bu kitabında nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudilerin toplama kamplarında önüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Otto Adolf Eichmann Kudüs’teki yargılama sürecini ele alıyor Yahudi soykırımının mimari olarak sunulan Adolf Eichmann sadist bir canavardan ziyade hatta korkutucu derecede normal bir insan olduğunu dikkat çeken Arend özellikle düşünme ve muhakeme iletişimin kaybolması ile birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını vurguluyor. Arend ,Adolf Eichmann'ın davasını The New Yorker dergisi için takip ederken geliştirdi ve daha sonra bunu Eichmann Kudüs'te adlı kitabında derinleştirdi. Arendt davanın başına gittiğinde, milyonlarca Yahudinin toplama kamplarına gönderilmesini (lojistiğini) organize eden Eichmann'ın "sadist bir canavar" ya da "psikopat bir nefret figürü" olmasını bekliyordu. Ancak mahkeme salonunda karşılaştığı figür tamamen farklıydı. Kitap , Soykırım sürecini de başlık başlık ele almış özellikler3-13 arasın bölümler Soykırım’ın nasıl planlandı nerede ne şekilde hayata geçirildiği konusunda net bilgiler sunmaktadır örneğin İlk çözüm olarak Yahudiler sürgün etmek düşünürken ikinci çözüm olarak Yahudiler bir merkezli toplamak ve nihai çözüm olarak da öldürmeyi planlıyorlar Soykırım sadece
Kötülüğün SıradanlığıHannah Arendt · Metis Yayınları · 2022991 okunma
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
GİRİŞ "Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı." 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş. Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Unutmanın İçinde Kaybolmak
8/10
·144 syf.·
2026 83. kitabı
Bu kitaba sabah Melda ablanın incelemesini okuduktan sonra etkilenip okumaya başladım. O yazı gerçekten merak uyandırdı bende. İncelemede geçen Alzheimer hastalığı kısmı ise beni belki de en çok etkileyen yer oldu. Çünkü anneannemi hatırladım, onun yaşadığı şeyler geldi aklıma. Anneannem bu hastalıktan vefat etti. O yüzden kitabı okurken bazı yerler sadece bir kurgu gibi değil, çok daha tanıdık ve ağır bir his gibi durdu içimde. Kitapla tanışmam bu şekilde oldu ve açıkçası başlarken neyle karşılaşacağımı tam bilmiyordum. Ama ilerledikçe bunun sadece bir suç hikâyesi olmadığını, daha çok zihnin yavaş yavaş çözülüşünü anlatan bir anlatı olduğunu fark ettim. Hikâyenin merkezinde Byung-su Gim var. Geçmişinde seri cinayetler işlemiş bir adam. Ama ilginç olan şu: Geçmişte yaptığı cinayetleri hatırlıyor, o anlar zihninde hâlâ net duruyor. Fakat şimdi, yani hastalığı ilerledikten sonra işlediği olayları hatırlamıyor. Bu tam anlamıyla bir kırılma noktası gibi. Çünkü insanın kendi geçmişine bu kadar net, şimdiye ise bu kadar bulanık bakması çok sarsıcı bir şey. Byung-su Gim artık Alzheimer hastalığıyla birlikte kendi zihnine güvenemeyen biri. Hafızası parçalandıkça gerçek ile hayal birbirine karışıyor. Bir şey yaşandı mı yaşanmadı mı, kendisi mi yaptı yoksa sadece düşündü mü, bunu ayırt edemiyor. Ve bu durum onu sürekli bir belirsizliğin içinde bırakıyor. Onun hayatında en önemli bağ ise kızı Inhi . Inhi, onun için hem bir sevgi hem de tutunma noktası gibi. Ama hastalık ilerledikçe bu bağ bile netliğini kaybediyor. Bazen kızını çok açık hatırlıyor, bazen ise zihni onu bile bulanıklaştırıyor. Bu yüzden Inhi, onun için sadece bir aile bağı değil; aynı zamanda gerçekliğe tutunma çabası gibi duruyor. Kitabın en güçlü taraflarından biri de burada başlıyor. Kasabada yeni
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,3bin okunma